Kervan


 01 Mart 2023


Kar yağıyor karanlığına

Ayaklarıma dolandı demir raylar

Ağrıyor bileklerim.

Ayazın yanık acısı sarıyor bedenimi

Ruhum üşüyor baba.

 

Görüyorum çatlaktan

Ufuktan yayılan beyaz alev 

Ak kana buladı gökyüzünü.

Ağaçlar devriliyor bir bir

 Bebekler ağlıyor

 Ana memesinde.

 

Sokaklarda başıboş çocuklar koşuşuyor

Şehrin üstündeki toz

Bulaşmış yüzlerine

Gözlerinden dökülüyor korkular

Anlamıyorum ne haldir baba.

 

Bir ses duyuyorum boğuk, 

Ve

Acılı bir haykırış.

Dilime düğüm düşmüş 

‘Neler oluyor’ diyemiyorum

 Diyemiyorum baba.

 

Boğazımı sıkan el kimin

Gözlerime toprak doldu 

Kör gibiyim

Ağır ağır kapanıyor kirpiklerim

Kim nerede seçemiyorum.

 

Bağırıyorum 

Evdekiler neredesiniz 

Neden beni duyan yok

Sesim ulaşmıyor bana da

Herkes nereye gitti

Ben kalmışım tek başıma.

Küstünüz mü yoksa bana

 Özür dilerim hepinizden.

Öğretmenim senden

Annem senden

Babam en çok da senden

Gençlik belasına en çok da seni üzdüm ben.

 

Beni duyan yok mu?

Sırtıma ne yüklediniz?

Kımıldamıyor bedenim

Bu kadar günahım var mıydı benim

Affedin beni hafiflesin vicdanım

Eziliyorum bu yükün altında baba.

 

 Bir kervan geçiyor gözlerimin önünden

Arkasında binlerce tabut

Ayakları var yürüyor

Bu nasıl manzara

Korkuyorum baba.

 

Bakıyorum etrafa

Pür dikkat dinliyorum

Harabeler içinde baykuşlar ağıt yakıyor

Hatay diyor

Maraş diyor

Kilis diyor

Daha neler neler diyor

Baykuşlar ne diyor baba.

 

Seher vakti nedir bu yas

Şehri ölümün kokusu sarmış

Bulut ağlıyor sanki, 

Gökte hıçkırık sesi 

Toprak pişman, içli derin nefesi var

Bacaların dumanı yok 

İnsanlar eyvah eyvah diyor

Ölümün sükûnet izi 

Mahzunlanmış kâinat

Yetimlerin ahı var.

 

Gözden akan yaşlar çok

Üzüntünün rengi yok

İmdadımı duyan yok

Yüreğim ağlıyor baba. 

 

Kibirli kuleler kibrit çöpü olmuş

Kırılıyor birer birer.

Fakirin evine dağdan kaya düşüyor

Yerin yarılan bağrı kucaklıyor onları

İkisi yan yana koyun koyuna

Yarıktan gelen iştah nedir baba.

 

Ay gitti

 Güneş hala doğmadı.

Niye sabah olmuyor

Nedir bu acayip velvele.

 

Bir uğultu geliyor kulaklarıma

Değirmen taşına benziyor

Baba yoksa tahıl mıyız biz

Ya da bu kadar vefasız

Sanki dünya öğütüyor bizi

 

 

Baba kervanı görüyor musun?

Ne kadar büyük ne kadar uzun 

En önde giden al bayrağa sarılı

Ardında binlerce yürüyen

Uzaktan bakıyorum onlara

Ben hünerli değilim ki 

Aklım yetmiyor bu büyük sırra

Sahi baba kervanın yolu nereye?

 

Neden mi sordum

Öndeki al bayraklı var ya beni çağırıyor.

Alnımdan öp, affet beni gideyim.

Affet baba gideyim.

Gideyim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 195. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 195. Sayı