HaftanınÇok Okunanları
Serdar Dağıstan 1
Könül Şükrova. 2
Yıldıray Çavdar 3
İhsan Kurt 4
TANER GÜÇLÜTÜRK 5
Emrah Yılmaz 6
Vahide Fidan Doğan 7
Giriş
Kırgızistan Orta Asya’daki beş bağımsız Türk cumhuriyetinden biridir. Başkenti Bişkek’tir. Bişkek’in eski adı Frunze idi ki bu bölgeyi işgal eden Rus Sovyet kumandanının adını taşıyordu. 1991’de bağımsızlık sonrası bu isim değiştirildi. Ülke nüfusu yaklaşık 6 milyondur. Çok sayıda Kırgız vatandaşının Rusya ve Kazakistan’a çalışmak için gittiği bilinmektedir. Kırgızlardan başka ülkede Ruslar, Özbekler, Uygurlar, Ahıskalılar ve Türkler bulunmaktadır. Kırgızca 1991’de resmi dil olarak ilan edilmiştir. Ama ikinci resmi dil yine Rusçadır. Rusçanın ağırlığı gündelik hayatta hissedilmektedir. Fakat özellikle Türkiye Cumhuriyeti tarafından kurulan Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nin yürütmüş olduğu çalışmalarla Kırgızca ve Türkçe konuşan sayısı günden güne artmaktadır. Kırgızlar, 1928’ de Latin alfabesini, 1948’ de ise Kiril alfabesini kullanmaya başladılar. Geneli Müslüman olan Kırgızistan’da Hıristiyanlar ve Budistler de bulunmaktadır. Ülke Bişkek, Batken, Çu, Celalabad Narın, Oş, Talas ve Isık Göl gibi sekiz eyalete bölünmüştür.
Tarihi-Kültürel Varlıklar
Bilinen ve günümüze kadar gelen en eski Türk boyu Kırgızlardır. İlk kez M. Ö. 202 yılında Çin belgelerinde “Gı-kun” olarak isimlerine rastlanan Kırgızlar tüm Türk boyları gibi günümüzde Hakasya olarak bilinen bölgeden Orta Asya’nın çeşitli bölgelerine yayılmışlardır. Moğollara bağlı oldukları dönemde ise aşama aşama günümüzdeki yurtları olan Kırgızistan’a yerleşmişlerdir. Ülkenin yaklaşık %65’i Tanrı Dağlarından oluşmaktadır. Zeki Velidi Togan Kırgızların Tanrı Dağları’na yerleşme sürecinin 1700’li yıllara kadar devam ettiğini söylemektedir. Bu dağ silsilesi Özbekistan, Kazakistan, Doğu Türkistan, Tacikistan topraklarını da kapsamaktadır. Kırgızların hayatında ve Türk tarihinde çok önemli bir yere sahip olan bu dağlar hayvancılıkla geçimini sağlayan toplulukların yıllarca yurtlarını kurup yaşadıkları yerler olarak bilinmektedir.
Karahanlılar Dönemi ve Burana
Kırgızistan tarihinde Karahanlılar dönemi çok önemlidir. Bu dönem tam anlamıyla Türk kökenli toplulukların göçebe kültür ve hayattan yerleşik hayata geçtikleri ve yeni Türk İslam kültür dairesinde yeni ürünler meydana getirdikleri bir sahadır. Bundan dolayı Türkler yeni kültür dairesi içerisinde şehirler meydana getirmeye başlamışlardır. Bu şehirlerden biri de Bişkek’in doğusunda kalan Tokmakta konuşlanmış Burana’dır.
Burana çok önemli bir tarihi merkezdir. Karahanlıların ilk başkenti Balasagun burada yer almaktadır. Burana ismi ise Arapça minare kelimesinin Kırgızca telaffuzudur. Şehir kalıntısının bir parçası olan minareyi ifade etmek için kullanılan Burana kelimesi zaman içerisinde tüm şehir kalıntısının adı haline gelmiştir. Şehrin sembolü haline gelmiş olan ve bir kısmı yere gömülü şekilde inşa edilen minarenin yer seviyesinden uzunluğu 21 metre olarak tespit edilmiştir.
Isık Göl
Kırgızistan’ın en büyük su kaynağı olan Isık Göl dünyaca meşhurdur. Isık Göl “Sıcak Göl” anlamına gelmektedir. Göl seviyesinin en yüksek olduğu dönem dağlardaki karların eridiği ağustos ayıdır. Çok berrak olan suyun rengi yeşilimtıraktır. Tarım yapmaya elverişli Isık Göl bölgesinde buğday, pamuk gibi ürünler yetiştirilmekte kömür ve demir gibi madenler çıkarılmaktadır. Günümüzde Kırgızistan turizminin en gelişmiş olduğu bölge yine Isık Göl’ün bulunduğu Çolpan Ata isimli bölgedir. Isık Göl bölgesi tüm bunların dışında tarihi öneminden dolayı Kırgız halkı tarafından kutsal olarak görülmektedir. Burası Tanrı Dağları içerisinde en çok heykel bulunan bölgedir. Heykellerin çoğunda Türk tipi börkler dikkat çekmektedir.
Ata-Beyit
Sovyetler Birliği liderlerinden Josef Stalin'in 1938'de verdiği emirle infaz edilen 138 Kırgız aydının mezarı, adını Türk Dünyası’nın dünyaca ünlü yazarı Cengiz Aytmatov'un koyduğu Ata-Beyit'te (Babaların Mezarlığı) bulunuyor. Kompleksteki küçük müzede, kurşuna dizilen ataların gömüldüğü toplu mezardan çıkan madeni paralar, ayakkabılar, belgeler, gazete küpürleri, fotoğraflar, kimlikler ve şehitlerin özgeçmişleri sergileniyor. Kırgızların 1916'daki isyanını simgeleyen ve Ürkün adı verilen anıt da Ata-Beyit’te yer alıyor.
Sovyetler Birliği lideri Stalin'in 1938'de verdiği emirle kurşuna dizilen 138 Kırgız aydın, adını dünyaca ünlü yazar Cengiz Aytmatov'un koyduğu Ata-Beyit'te (Babaların Mezarlığı) yatıyor. Aytmatov'un babası dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı Toleykul Aytmatov'un yanı sıra Kırgız Latin alfabesinin mimarı Kasım Tınıstanov, ilk Kırgızca alfabeyi hazırlayan İşenali Arabayev, Kırgızistan'ın bağımsızlığına giden süreçte önemli rol oynayan isimlerden Yusup Abdrahmanov, Bayalı İsakeyev ve İmanalı Aydarbekov'un kabirleri Ata-Beyit'te bulunuyor. Ata-Beyit'teki küçük müzede, kurşuna dizilenlerin gömüldüğü toplu mezardan çıkan madeni para, ayakkabılar, belgeler, gazete küpürleri, fotoğraflar, kimlikler ve ölenlere ait özgeçmişler sergileniyor.
Sovyetler Birliği liderlerinden Josef Stalin'in 1938'de verdiği emirle infaz edilen 138 Kırgız aydının mezarları, adını dünyaca ünlü yazar Cengiz Aytmatov'un koyduğu Ata-Beyit'te (Babaların Mezarlığı) bulunuyor. Başkent Bişkek’e 25 kilometre mesafede Tanrı Dağı eteklerindeki Taş Döbö köyü yakınlarında yer alan Ata-Beyit Ulusal Tarih ve Anıt Kompleksi, ülkenin ilk Cumhurbaşkanı Askar Akayev'in girişimiyle, Stalin'in emriyle kurşuna dizilen aydınların anısına 2000'de inşa edildi.
Manas Destanı
Manas destanı, Kırgız halkının büyük kahramanlık destanı olmakla birlikte, dünya kültür hazinesine de büyük katkısı olmuş bir destandır. Kırgızlar, zengin Manas destanını kuşaktan kuşağa büyük bir kutsiyetle aktara gelmektedir. Destanda Kırgızların yüzlerce yıllık tarihi, gelenek ve görenekleri, dünya görüşleri geniş bir biçimde yer almaktadır. Bir buçuk milyon mısradan oluşan Manas destanı dünyanın en uzun destanı olarak bilinmektedir.
Kırgızlar insanlık tarihinin gelişim sürecinde kaybolmak üzere olan halklarını koruyup kolladığına inandıkları Manası ataları olarak kabul etmektedir. Ulu ata Manas’ın destanının tüm devirlerde, yeni şartlarda bile güncelliğini koruyarak en özgün şekliyle halklarıyla beraber olduğunu düşünmektedirler. Bu ulu beyan, Kırgız halkının milletler arası düzeyde aydınlık geleceğe taşınmasında sağlam ve güvenilir adımlar atabilmesinde büyük rol oynamaktadır. Destan, 2014 yılında UNESCO’nun somut olmayan kültürel miraslar listesine girmiştir. Manas-Semetey ve Seytek bölümlerinden oluşan destan, hacminin büyüklüğü bakımından da tektir. Bunun yanında yeni doğan çocuklara Manas ismi nadiren verilmektedir. Çünkü her çocuğun bu ismi taşıyamayacağına inanılmaktadır. Dünyaca ünlü yazar Cengiz Aytmatov Manas destanını “Kırgız ruhunun zirvesi” olarak tanımlamakta ve Kırgız halkının destana ve onu icra edenlere verdiği önemi ortaya koymaktadır.
Cengiz Aytmatov
Cengiz Aytmatov Kırgızistan’ın kuzeyindeki Talas Bölgesinin Şeker köyünde 12 Aralık 1928 de dünyaya gelmiştir. Babası Törökul Aytmatov 1937 de tutuklandı. Stalin’in gerçekleştirmiş olduğu aydın kıyımında 1938 de öldürüldü. Cengiz Aytmatov pek çok işle uğraşmakla birlikte 1957 yılından itibaren eserleri üne kavuşmuş özellikle “Cemile” isimli aşk öyküsüyle dünyada tanınmaya başlamıştır. Ardından “Gün Olur Asra Bedel” eseriyle bizlere “mankurt” kavramını tanıtmıştır. Aytmatov tarih içerisinde Manas Destanı ve onun anlatıcılarının yaptığı görevi çağımızda gerçekleştirmiş ve Kırgız halkının ruhunu bir kez daha dünyaya tanıtmış dünya edebiyatının en büyük yazarlarından