“Köklerden Kanatlara Kadar” Kitabının Tanıtım Yazısı


 01 Şubat 2019

Kocogeldi Kultegin, birçok edebiyat ödüllerine layık görülmüş ayrıca ve en önemlisi de “Kırgız El akını/ Kırgız Halk Şairi” unvanına genç yaşta nail olmuş büyük bir Kırgız şairidir. Rus ve Batı edebiyatını çok yakından tanıyan ve takip eden Kocogeldi Kultegin’in Türk dünyası edebiyatını. asla ve asla kayıtsız kalmayarak, her zaman takip ettiğini biliyoruz. Buna Malkar şairi Kaysın Kuliyev’in, Kazak şairlerinden Muhtar Şahanov’un, Mukagali Makatayev’in, Temirhan Medetbek’in, Anadolu şiirindeki Karacaoğlan başta olmak üzere Necip Fazıl, Nazım Hikmet gibi önde gelen simaların eserlerinden yaptığı çevirilerini örnek gösterebiliriz. 

Şairin şiirleri ile ilgili birçok edebî makaleler, ilmî araştırmalar yapılmıştır. Bunun yanı sıra, onun birçok şiiri bestelenmiştir. İsiradin Amanbayev, Adılbek Kıyazov, Sardarbek Cumaliyev, Bolot Toktobayev, Arzıbek Berdiyarov, Ataybek Bödöşev, Kencekul Mendibayev gibi büyük besteciler tarafından bestelenen şiirleri gerek sahnelerde, gerekse halk arasında devamlı söylenmektedir. Örneğin bestelenmiş şiirlerinden “Aydanek” adlı şiiri ninni tarzında kaleme aldığı şiiri daha yeni kaz kaz duran, tay tay yürümeye başlayan kıza atfedilmiştir:

 

Ata binip dört nala, 

Koşturarak büyüsek?! 

Fısıldarken koklayıp 

Konuşarak yürüsek?!

 

Büyüklere saygından 

Çekinirsin Aydanek! 

Büyüklükten kaçınıp 

Sakınırsın Aydanek!

 

Kultegin, gördüğü her şey ile gerek canlı, gerek siyasi olaylar, gerek yaşadığı anıları çok ustaca şiirlerinde işleyen bir şairdir. Atatürk’ün Cep Saati” аdlı şiiri 1915 ile 15 Temmuz’u işlemektedir: 

.....

Her dileği Türklerin ok hamlesi, 

Her nefesi Türklerin od paresi. 

Vurdu işte - Mustafa Kemal Paşa 

Antanta'ya, ANZAK'a şok darbesi.

....

Sonra biri Paşa'ya nişan aldı,

Gök kubbeyi - ülkeyi duman çaldı...

Göğsündeki cep saati parçalanıp

Paşa ile Türkiye sağlam kaldı!!!

 

Dörtlüklerinde görüldüğü gibi 1. Dünya Savaşı sırasındaki Atatürk ve Türk Ordusu’nun kahramanlıkları anlatılıyorsa, aynı şiirin ikinci bölümünde de 15 Temmuz’daki ihanet şebekelerinin oyunları dile getirilmektedir: 

 

Yüz bir yılda bu yurdun üzerine

Güruh çıkmış, buyurmuş tüneğine;

Türkiye'yi koruyan silahlarsa

Türkiye'nin doğrulmuş yüreğine!

 

Hatırlattı bin dokuz yüz on beşi

On Beş Temmuz... o günün kan kardeşi.

Kuyruğuyla ağzını sokan yılan

Zehirledi, ters tepti fitne işi.

...

Kultegin, hece tarzında da serbest tarzda da şiirler kaleme alan yetenekli bir şairdir. Onun her iki tarzda kaleme aldığı şiirlerinin estetik değeri tartışılmaz; ayrıca akıcı dili, insanın aklına gelmeyecek benzetmeleri, aliterasyon ve assonans gibi sanatlardan çok yararlanması sanatının değerine değer katmaktadır.  Mesela, “Genişler mi Bu Dünya” adlı serbest tarzda kaleme aldığı şiiri bu bağlamda çok dikkate değerdir: 

 

Ucu özeldir her okun,

Ucu özeldir uzun yolun, seferin:

"Baba!" diye koşup koşup çıkan şu

Yaramazın at koşturup babası

Çiçek gibi avucuna alıyor

At üstünden eğilip!

 

Omuzları kanat gibi açılıp 

Doyasıya koklayarak öperken, 

Gerilerekiç çekince ansızın, 

Genişledi bu dünya(!!!) 

Oğlu oynayan lastik topça, balonca...

 

Kırgız şairi Kocogeldi Kultegin, herşeyden önce bir lirik şairdir! Kırgızlarda, atın biniciyi sarsmadan yürüyüş tarzına corgo/ yorga denilir  ve bu özelliğinden ötürü de yorga atların özel bir yeri vardır.  Şairin dili de, üzerine su koysa dökmeden yürüyebilen yorga atların yürüyüşleri kadar akıcıdır. Yorga atın üzerinde gider gibi, onun lirik şiirlerini okurken canın huzur bulur, beynin rahat alır, hayata olan aşkın daha da artar! Sözlerime iki delil getirerek sınırlayayım. Kitap okurken, okuduğumuz kitabı göğsüne yaslayıp çocuklarca uyuyakalan kızlara çok rastlarıdığmızı söyleyebiliriz. Ancak bu tür durumlara şahit olan şairin kaleme aldığı estetik tasvirleri ise çok çok farklıdır: 

 

Yeşil ova, yeşil düşler kurmakta,

Uyuyorsun bu yeşilce ırmakta.

Ak göğsünde ters çevrilmiş kitabın

Bir kelebek konmuş gibi durmakta.

 

Ya da bu vaziyette uyumakta olan güzelin gördüğü rüyasının görkemli, parlak ve renkli olduğunu kim bilebilir ki. Bunu da Kocogeldi Kultegin gibi gerçek bir şair tam olarak mısralarına yansıtır,  okuyucularına armağan eder: 

 

Uyu güzel, uyku sana özeldir,

Düşüncenin düş olması ezeldir.

Güzel, senin düşlerine girmek de

AVM’ye girmek kadar güzeldir!

 

Hayatı, sanatı ve eserleriyle ilgili olarak birçok edebî makalelerin yazıldığı, ilmî araştırmaların yapıldığı büyük Kırgız şairi Kultegin ile beş altı yıldır çok yakın bir edebî ilişki içinde bulunuyorum. Toplamda 9 şiir kitabı olan Kocogeldi Kultegin’in son zamanlarda tüm eserlerinin 5 ciltlik külliyatını hazırladığını biliyorum. Bu beş cildin içinde sadece çeviri eserleri bir cildi oluşturmaktadır. 

Kocogeldi Kultegin’in şiirlerinde epik türün de ayrıca yeri olduğunu vurgulamak isterim. “Kontaacının süyüüsü/ Kontaacı’nın Aşkı”, “Şıpırgı Ömür/ Süpürge Ömür”, “Karekte kalgan cay/ Gözbebeğinde Kalan Yer”, “Möörkan apa/ Möörkan Ana”, “Başka çabılgan skripka/ Başına Vurulan Kemençe” vb. eserleri bu bağlamda çok önemlidir. Ayrıca halk destanlarından esinlenerek, kaleme aldığı epik eserlerinden “Kurmanbek” destanının konusuna kısaca değinmekte fayda görüyorum.  Çünkü, bu destanda Kürşat’ın kırk çerisiyle birlikte düşmanın sarayını bastığı olayına benzer bir epizoda rastlamaktayız. Destan’da yıllardır Kalmukların boyunduruğu altında bulunan Kırgız-Kıpçak boyunun  hanı Teyitbek oğul sahibi olur ve adını Kurmanbek koyar. Kurmanbek 13 yaşına gelince kendisine kırk yiğit toplar ve bu kırk yiğidiyle Kalmuklara isyan ederek onları yener ve vergiye bağlar. 

Evet, görüldüğü üzre Kocogeldi Kultegin, şu anda tanıtımını yaptığımız bu çeviri kitabının adında da görüldüğü gibi, tarihi köklerden beslenerek, tüm okurlarına önemli telkinlerde bulunan büyük bir şairdir. 

Kocogeldi Kultegin’in elinizdeki “Köklerden Kanatlara Kadar” adlı çeviri kitabı iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde kendisine ait şiirlerin, benim ve Türkiye’deki Kırgızistanlı Tükolog, çevirmen ve şair Kalmamat Kulamshaev tarafından yapılan edebi çevirisi bulunmaktadır. 

İkinci bölümde ise şairin Türkçeden Kırgızcaya çevirdiği, büyük Türk şairlerinden Karacaoğlan’ın, (16. Yüzyıl), Nazım Hikmet’in (20. Yüzyıl) ve Necip Fazıl’ın (20. Yüzyıl) şiirleri yer almaktadır. 

Burada Kocogeldi Kultegin’in çok farklı bir sanatsal kişiliğine vurgu yapmak istiyorum.  Bu da “Kocogeldi’nin Koco Sözdörü/Hocageldi’nin Hoca/Hikmetli Sözleri” adını verdiği ve tüm şiir kitaplarında, sayfaların üst bilgisinde yer verdiği kafiyeli vecizeli hikmetli, düşündüren, güldüren, güldürürken bile düşündüren  hoca sözleridir. 

Ve onun bu kuralına “Köklerden Kanatlara Kadar” adlı çeviri kitabında da sadık kalındı. Dolayısıyla bu kitapta yer alan Koco Sözleri, Erzurum’da, Atatürk Üniversitesi’nde çalışan Kırgızistanlı bilim insanı Doç. Dr. Mayramgül Dıykanbayeva tarafından çevirilmiştir. 

Kitabın bir başka çok önemli özelliği ise, şiirlerin edebî olarak çevirisi yapılırken kaynak dildeki anlama sadık kalınarak serbest bir çevirisin yapılmış olmasıdır; Ancak serbest bir çevirisi yapılmış olsa da hece ölçüsünün, duraklarının -tek tük istisnaları dışında-, kafiyesi ve uyaklarının korunmasına çok özen gesterilmiştir. Ayrıca çeviri metniyle asıl metnin karşılıklı sayfalarda yer alması okuyucuya karşılaştırabilme imkanını sağlamaktadır. 

Kısaca tanıtımını yaptığımız bu çeviri kitabını yayımlayan Türkiye’nin köklü bir kuruluşu olan “Türk Ocakları’nın Bursa Şubesi”ne ve Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı Beyefendi’ye teşekkür ederken, bu tür çeviri faaliyetlerinin daha çok yapılması, yapılması için gereken desteklerin esergenmemesi gerektiğine vurgu yapmak isterim. 

Çünkü kardeşlerin arasına çekilen ve 90 yıl boyunca devam eden perdenin her iki yanında gerek sanatsal gerek siyasal, gerek edebi vb. daha daha sayıp bitiremeyceğiz konularda neler olup bittiğini bu tür çeviri faaliyetlerinin sayesinde öğrenebileceğiz. Ayrıca kardeşlerin arasındaki bağ daha da kuvvetlenektir. 

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 146. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 146. Sayı