HaftanınÇok Okunanları
FATİH SULTAN YILMAZ 1
Ercan Argınbayev 2
Anonim Folklor 3
KEMAL BOZOK 4
NIKA ZHOLDOSHEVA 5
İSMAİL DELİHASAN 6
MEHMET ALİ KALKAN 7
Kökleri derinlerden beslenen, bağrında kutsal mekânlar barındıran, Büyük Kazak Bozkırı’nın güneyinde yer alan; bugün ise kökü bir olan Türk dünyasının manevi başkentine dönüşmüş, yalnızca Kazak halkının değil, bütün Türk topluluklarının tarihini birbirine bağlayan kadim şehir kutsal Türkistan.
Türkistan’ın tarihi, geçmişimizin aynası, milli kimliğimizin berrak pınarıdır. Tarihimiz aracılığıyla geçmişimizi, eski çağların kültürünü gözümüzün önüne getirebiliriz. Elbette bu kültür, bütün İslam âleminin ve tüm Türk dilli halkların ortak mirasıdır. Türk dünyasında derin bir manevi iz bırakan bilge şair Hoca Ahmet Yesevî’nin tarihteki yeri müstesnadır. Onun İslam dininin yayılmasındaki, Türk dilinin gelişip serpilmesindeki büyük hizmetleri bugün de büyük önem taşımakta; insanlığın ortak değerlerine dayanmaktadır.
Türkistan’da Kazak hanları tahta çıkarılmış, komşu devletlerle ilgili meselelerin görüşüldüğü yüksek düzeyli toplantılar yapılmıştır. Bu Kurultay toplantılarından birinde, Tauke Han’ın önderliğinde Kazak devletinin hukuki temeli olan “Yedi Yargı (Jeti Jargı)” kabul edilmiştir. Türkistan, Kazak halkının milli devletinin doğduğu altın beşiktir. Türkistan tarihi, bütün Türk halklarının tarihiyle kökten bağlantılıdır. Burası Türk ruhaniyetinin ve ortak kültürün merkezidir.
Türkistan şehrinin 2017 yılında Türk dünyasının kültür başkenti ilan edilmesi tarihî bir karardır. Bu, Türk dili konuşan devletlerin Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY’un ülkemize duyduğu saygının ve Kazakistan’ın uluslararası arenadaki yüksek itibarının bir başka parlak göstergesidir. Türkistan, Orta Çağlardan bu yana Türk dilli halkların önemli bir manevi merkezi olagelmiştir. Onu ülkemizin manevi merkezi olarak nitelendirmek, iki âlemin kapısı sayılan bu tarihî şehre duyulan özel saygının ifadesidir.
Devlet Başkanı Kasım Comart Tokayev, Türkistan’ın bütün Türk halkları için kutsal ocak, bereketli mekân ve özlemle anılan ata yurdu olduğunu vurgulamıştır. Atalarımızın bu bölgede büyük âlim Hoca Ahmet Yesevî’den dinî ilim öğrenerek Türk-İslam kültürünü dünyaya yaydığını; Türklerin Küçük Asya’ya yöneldiği dönemde bu değerlerin köklerimizi koruyup birliğimizi güçlendirdiğini özellikle belirtmiştir.
Türk dünyasının manevi direği olan Türkistan’ın, Türk âleminin manevi başkenti olarak anılması, ruhani yenilenmenin büyük bir başarısı ve sonucudur.
Türkistan’ın uluların otağı, maneviyatın başkenti olduğu herkesçe malumdur. Orta Çağlarda yaşamış Hoca Ahmet Yesevî’den başlayarak, üç cüzü birleştiren Abılay Han’ın ebedî istirahatgâhının bulunduğu Türkistan’ın Türk dünyasının manevi başkenti ilan edilmesi son derece önemlidir. Türkistan’ın tarihî statüsünün yeniden canlanması yalnızca Kazak halkı için değil, dünyadaki bütün Türk toplulukları için de büyük bir sevinçtir.
Türkistan büyük bir itibara layıktır. Bu denli yüksek bir unvana yakışır olmak, Kazak halkına ve tüm Türk dünyasına yüklenen büyük bir sorumluluk, hepimizin görevidir. Her Kazakistan vatandaşı bununla gurur duymalıdır.
Türk halklarının manevi önderi Hoca Ahmet Yesevî, Türkistan şehrinde yaşamış ve ilmini tüm dünyaya yaymıştır. Atalarımızın dünya medeniyetine yaptığı katkıyı vurgulayarak, Büyük Bozkır’ı başkalarıyla eşit konuma getiren olgun bir ülkeye dönüştürme yolunu açmıştır. Büyük bilge, insanın geçici dünyanın tuzağına düşüp esir olmaması için onu imandan kopmamaya çağırır. Günümüz insanı ve yetişen nesil, anne-babasından iyi terbiye alır; okul ve üniversitelerde bilgi ve sanatla donanır; dürüstlük ve temizlik ruhuyla eğitim görürse, Yesevî’nin hayat yolunu anlayacaktır. Bu yolu kavrayanlar, halkı için yılmadan çalışan, dürüst evlatlar olarak yetişir; yüksek ahlaki değerlerini korur.
Günümüzde kutsal şehir yeni bir atılımla çok yönlü gelişmiş, gözle görülür biçimde değişmiş; yenilenmiş ve çiçek açmıştır. Yeni yükselen binaları görmek için akın eden insanların sayısı az değildir. Şehirdeki büyük projelerin en seçkinlerinden biri “Kervansaray” kompleksidir. Burada doğu çarşısı yer almakta, gelen misafirler şehir içinde tekneyle gezme imkânı bulmaktadır; genel olarak eski çağların atmosferini yansıtan bir mekândır. Türkistan–İstanbul–Türkistan hattında hava seferlerinin başlaması halkımız için büyük bir yenilik ve sevinçtir. “Öğrenciler Sarayı”, Rixos Turkistan ve Hampton by Hilton otelleri, Seyahat Merkezi, Alatau Medya Merkezi, Akjayık Müzik Okulu, Türkistan Eyaleti Valiliği, Departmanlar ve Müdürlükler Binası ile daha birçok yapı hizmete açılarak halkın kullanımına sunulmuştur. Bunun yanında modern spor alanları inşa edilmiş, düzenlenen pek çok organizasyon geniş kitleleri sevindirmektedir. “Türkistan Arena” merkez stadyumu ve yüzme havuzlu spor sarayında çalışmalar sürmektedir.
Türkistan şehri, mavi kubbeli türbesiyle tüm dünyada tanınır. Manevi başkent olarak anılan şehrin en önemli simgesi de bu türbedir. “Hazret Sultan” tarihî-kültürel koruma müzesi çevresinde Etnoköy ve “Yassı” bahçeleri düzenlenmiştir. Bugün kutsal Türkistan köklü biçimde değişmiş, yeni bir görünüme kavuşmuştur. Doğu’nun zarif şehirlerinden biri olma yolunda ilerleyen Türkistan, güzel bir şehre, aziz bir başkente dönüşmüştür. Elbette bu, Bağımsızlığımızın büyük bir başarısıdır. Dünya halklarının ilgiyle baktığı Türkistan’ımız yenilenmeye devam etsin. Büyük Türk dünyasının büyük otağı, Kazak bozkırının manevi merkezi, kutsal mekânımız Türkistan, Türk dünyasının manevi başkenti olarak parlayıp ışıldasın!
“Geçmişiyle gurur duymak, bugününü doğru değerlendirmek ve geleceğe olumlu bakabilmek ülkemizin başarısının teminatıdır” denildiği gibi, manevi başkentimiz Türkistan’ın daha da gelişmesi, kalkınması ve ruhani yenilenmesi için hep birlikte, var gücümüzle çalışmak görevimizdir.
Türk dünyasının kökü olan, Büyük Bozkırımızın sekizinci harikası Türkistan’ın tarihini ve kültürünü birlikte yüceltelim.
Kaynak:
“Ulu Bozkır Öğretmeni” Uluslararası Bilimsel-Pedagojik Dergisi, Sayı: 7, Temmuz 2022, s. 5–6.