“Kopuz sesi gerçekten insanı arındırır”


 01 Ağustos 2022


Albina Miḫaylovna Degtyareva ile Ağız Kopuzu Üzerine Bir Sohbet

 

Aşıklar, kültürel belleğin uzman taşıyıcılarıdır. Onlar müziği de kullanarak gerçekleştirdikleri icralarla kültürel bellekte muhafaza edilen bilginin aktarılmasında aracı rol üstlenirler. Bugün ile geçmiş arasında kurdukları bağ ile kültürel kimliğin ve aidiyetin bilince çıkmasını sağlarlar. Albina Miḫaylovna Degtyareva kopuz eşliğinde sergilediği performansla Saḫa (Yakut) Türkleri için bu öneme haiz modern bir aşıktır. Müzik kariyerine Saḫa Devlet Üniversitesinde (şimdiki adıyla Kuzey-Doğu Federal Üniversitesi) Dil Bilimi okurken, Ḫomuz Uybaan (İvan Egoroviç Alekseev) liderliğindeki “Algıs” grubuna katılarak başlayan Degtyareva, 1988 senesinde üniversiteden mezun olduktan sonra Saḫa Cumhuriyeti Müzik Yüksekokulu ve Yakutsk Müzik Kolejinde öğretmen olarak çalışmış, 2002 senesinde kurduğu “Ayarḫaan” isimli grup ile pek çok ülkede konserler vererek, geleneksel Saḫa müziğini dünyaya tanıtmıştır. Degtyareva, Saḫa kültürüne olan hizmetlerinden ötürü 2010 senesinde Saḫa Cumhuriyeti tarafından “Onur Sanatçısı” unvanına layık görülmüştür.

Albina Miḫaylovna Degtyareva ile icra edilen sohbet, 15/03/2020 tarihinde, kopuz yapım ustası Kılıacı Uus’un (İvan Fedoroviç Zaḫarov) 100’üncü yaş gününe özel düzenlenen etkinlikte yönlendirilmemiş görüşme yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. 

Kopuz çekmeye ne zaman başladınız? 

Ben şanslıyım, kopuz beşiği olarak adlandırılan Bülüü (Vilyuysk) bölgesinde, Kırıı Kırgıday köyünde doğmuşum. Ben şanslıyı dünyaya getiren annem babam ve ağabeylerimin bütün hepsi kopuz çekerlerdi. Ben daha doğmadan, henüz annemin karnında iken kopuz sesini işitmişim ve doğduktan sonra kopuz sesini işiterek büyümüşüm. Kopuz benim beşiğime asılmış. Onun için ben iki yaşımdan beri kopuz çekiyorum. 

Eserlerinizi üretmenizde sizi motive eden düşünce nedir?

Eskiden Saḫalar, Saḫalı olmaktan çok utanırlardı. Saḫa dilini konuşmaktan utanırlardı. Saḫa elbiselerini üzerlerinde istemezlerdi. Ben o zamanlardan kopuzumla, kopuzumun sesi ile insanların düşüncelerini değiştireceğim derdim. Yaşım ilerlediğinde, olgunlaştığımda, “Saḫalıyım!” bilincini, atalarımın bana ulaştırdığı bilgileri, insanlara nasıl aktarabilirim, zihnimden geçenleri, his durumumu kopuzumda canlandırmalıyım diye düşünürdüm. Saḫa tarihini ve felsefesini araştırmış Ksenofont Dmitrieviç Utkin’in eserleri, bu yaratımları çıkarmamda bana çok büyük güç oldu. 

 

Kopuzun menşei hakkında bilgi verir misiniz? 

Saḫalarda kopuzun menşei Öksöküleeḫ Ölöksöy’ün (Aleksey Eliseeviç Kulakovskiy) “Ḫomuz” isimli şiirinde şu şekilde anlatılır:

Ayıı soyu 

Evreni 

Var ettiği günde

İki ayaklıya 

Dünyayı 

Bahşettiği günde

Uraanḫay neslini 

Yeryüzüne 

Yerleştirdiği günde

Kanca dilli 

Bin bir sesli

Eşsiz ezgili

Sevgili kopuzu

Yaratmış nice güçlerle donatıp

Sonra da

Kaderini söylemiş derler: 

Şeklini en iyi demirden verdim

İşçiliğini en sağlam demirden yaptım

Çeneni en esnek demirden gerdim

Halkanı en güçlü demirden ördüm

Dilini en saf demirden büktüm 

Farklı milletin

Mecazlı sözleri ile

Efsunlayıp yarattım

Çok milletin

Nükteli sözleri ile

Sıkıştırıp donattım

Fazla milletin

Konuştuğu dili

İçine sindirip verdim (...)

Saḫa inancına göre üstteki yüce Ayıılar, kopuzu bize armağan etmişler. Bizim daralan göğsümüzü genişletmek, üzüntümüzü azaltmak ve sevincimizi çoğaltmak için atayıp vermişler. Onun için kopuz bizim köken inancımızı, köken felsefemiz ile yakından ilişkili bir müzik aletidir. 

Kopuz tarihi kayıtlarda nasıl geçer?

İvan Aleksandroviç Ḫudyakov, 19’uncu asırda Saḫa Yeri’ne, Verḫoyansk bölgesine sürgüne gönderilmiş. “Kratkoe Opisanie Verhoyanskogo Okruga” (Verhoyansk Bölgesinin Kısa Tasviri) isimli eserinde anlattığına göre Ḫudyakov, Cereliyer isimli udağanın (kadın şaman) yanına gitmiş. Bu udağan kopuz ile esrime halindeymiş ve kopuz ile kendinden geçerken ona 7 yardımcı eşlik ediyormuş. Bu örnekte olduğu gibi, tedavi amaçlı kullanıldığına yönelik tarihi dokümanlarda anlatılır. 

Kopuz ve tedavi ilişkisine biraz değinir misiniz?

Kopuz sesi gerçekten insanı arındırır, tedavi edip iyileştirir. Onun gücünü Saḫa halkı çok iyi bilir. Pek çok ülkeye gittim, farklı etnik kökene sahip insanların önünde konsere çıktım. Konser sonrası bu insanlarla sohbet ettiğimde çok şaşkın bir halde bana: “Biz Saḫa halkını daha önce bilmezdik, Saḫa dilini ilk kez işittik; ama siz kopuz çekmeye başladığınızda, sizin neden bahsettiğinizi, neyi betimlediğinizi hepsini anladık. Sizin müziğiniz bizi baştan yarattı” derler. Bu kişiler ister Hristiyan olsun ister Müslüman olsun ister Şinto dinine inansın, hepsi: “Sizin kopuzunuzun sesi Yüce Tanrı’dan dökülür, bu ses bizi arındırdı, iyileştirdi, kopuz sesini işittiğimizde nedendir bilinmez gözlerimiz dolar, mutluluktan ağlarız” derler. Kopuz bu şekilde insanlara tesir eder. 

Kopuz çekmede izinden gittiğiniz bir ustanız var mı?

Kopuzu Sovyetler Birliği sahnesine ilk Luka Nikolayeviç Turnin çıkarmış, onun açtığı yolu hemşerim Ḫomus Uybaan (İvan Egoroviç Alekseev) takip etmiş. Ḫomus Uybaan nefesiyle kopuzu tekrar canlandırmış, üniversitede “Algıs” isimli topluluk kurup gençlere kopuz çekmeyi öğretmiş. Ben de üniversitede eğitim görürken onun topluluğuna katıldım. Ḫomus Uybaan 80’lerdeki gençliğe kopuz çekme geleneğini ve kopuz çekme metotlarını öğreten kişidir.

 

Kopuz çekme geleneğinin gençlere öğretilmesi konusunda düşünceleriniz nelerdir?

Ben çocukken kopuz çeken çok az kişi vardı. Bütün Saḫa Yeri’nde kopuz çeken, kopuzu seven çok azdı. Onun için ben bu enstrüman yok olacak, kopuz sesi gelmez olduğunda -kopuz bizim dilimizle çok bağlantılıdır- Saḫa dili de ölecek diye çok korkardım. Bunu düşündüğümde yüreğim sızlardı. Bu kopuzu yetenekli, istekli gençlere öğretmeliyim derdim. Ben kopuzu 10 çocuğa öğretsem, o çocuklar da 10 çocuğa öğretse 100 kişi olur, böylece kopuz sesi susmaz. Kopuz bizim kültürel kimliğimizi diri tutar, bu sebeple gençlere öğretiyorum.

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 188. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 188. Sayı