Koş


 15 Ağustos 2026

Mert, her sabah olduğu gibi umutla uyandı. Her yeni güne yüzünde bir gülümsemeyle başlar, geleceğin güzel olacağına inanırdı. Çalışkan, saygılı ve yardımsever bir çocuktu. Büyüklerine karşı çok nazikti. Kendinden biraz büyük olanlara bile "abi" ya da "abla" diye hitap ederdi.

Ancak Mert'in hayatı, dışarıdan göründüğü kadar kolay değildi.

Babasının bir ayağı yoktu ve yaşlandıkça ağrıları artıyordu. Annesi ise evde el işleri yaparak aile bütçesine katkı sağlamaya çalışıyordu. Mert'in bir kız kardeşi ve küçük bir erkek kardeşi vardı. Evdeki gelir bazen temel ihtiyaçları karşılamaya bile yetmiyordu.

Mert, kardeşlerinin abisi olarak sorumluluk hissediyordu. Bu yüzden okul çıkışlarında çalışmaya giderdi. Bazen bir dükkânda çıraklık yapar, bazen yük taşır, bazen de insanların verdiği küçük işleri yapardı. Kazandığı para çok değildi ama ailesine destek olmak onu mutlu ediyordu.

Bir gün annesi ona:

— Oğlum, sen bunları düşünme. Derslerine çalış, oku, dedi.

Mert ise kararlı bir şekilde cevap verdi:

— Anne, size yardım etmek istiyorum. Belki şimdi çok para kazanamıyorum ama büyüyünce daha fazlasını yapacağım. Size güzel bir ev alacağım, istediğiniz her şeyi alacağım.

Annesinin gözleri doldu. Oğlunun bu kadar düşünceli olması onu hem gururlandırıyor hem de üzüyordu.

— Sen yeter ki oku oğlum. Biz her zaman arkandayız, dedi.

Okuldaki öğretmenleri de Mert'i çok seviyordu. Çünkü o sadece başarılı bir öğrenci değil, aynı zamanda iyi kalpli bir çocuktu. Son zamanlarda derslerden geri kaldığını fark etmişlerdi. Bunun nedenini öğrendiklerinde ona destek olmaya karar verdiler.

Bir gün öğretmeni Mert'i yanına çağırdı.

— Mert, sen çok yetenekli bir öğrencisin. Hayallerinden vazgeçme. Eğitimini tamamlarsan ailene çok daha büyük yardımlar yapabilirsin, dedi.

Bu sözler Mert'in aklından günlerce çıkmadı.

O gece yatağına uzandığında uzun uzun düşündü. Ailesine yardım etmek istiyordu ama öğretmeni de haklıydı. Eğer okuyup iyi bir meslek sahibi olursa, ailesine çok daha büyük destek olabilirdi.

O günden sonra hem çalışmaya hem de derslerine daha fazla önem vermeye başladı. Yorulduğu zamanlarda ailesinin yüzünü, gelecekte gerçekleştirmek istediği hayalleri düşünüyordu.

Mert biliyordu ki zorluklar geçiciydi. Azimle çalışır, umudunu kaybetmezse bir gün ailesine verdiği sözü tutacaktı.

Çünkü gerçek cesaret, karşılaşılan zorluklara rağmen hayallerinden vazgeçmemekti.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 236. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 236. Sayı