kuğunun ölümü


 01 Mayıs 2026


Çifte kuğu dağların üzerinden geçer,
bulutlarla örtülmüş hafif ve yumuşak.
Mavinin ebediliğinde iki yelken gibi
mütemadiyen liman arayan.

Pusudan bir gök gürültüsü apansız gürler,
ilk kuğunun üzerine hiddetle düşer.
Kuğu feryat figan, gözündeki atın ışık söner
gagasından al kan damlar.

Elveda, elveda ak kanatlı yavrucak,
bembeyaz, yarım kalmış bir uçuş...
İki kuğu nazende bir meşkle birdi,
ama artık kâinatta yalnız biri kaldı.

Geriye kalan güneşten bir parıltıyla
nehirde kendi yüzünü görür.
Yarenini kaybeden bir yürek
nasıl bir dem daha yaşayabilir?

Ve kalan kuğu dostunu bekler,
taze esen rüzgârın sesini dinler…
Gecenin mavisi nehrin üzerine çöker
ve nurani, değerli yüzünü setreder.

Baki nehir şarkısını söyler,
yıldızlı sürü misali kabarcıklar saçılır…
yalnız kuğu bir feryatla
geceye karışıp dostunun peşinden gider.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 233. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 233. Sayı