Kum Kale ve diğer şiirler


 01 Eylül 2023



 

KUM KALE

İnsanla bitkilerin

Kalemle mürekkeplerin

Sevişmediği bir şehir var

Vakit ile zamanla ortasında

Renkler yıkanır denizde

Sancaklar gibi dalgalanır kelimeler

Bu şehrin tasavvuru kör bir ressama verilir

Denizler

İç içe geçmiş bir savaşa girer

Vakit

Yetimlikte yorulacak

Sokağı kaplıyor çıplak adamlar

Ya da gök yıkılır 

Gelmiyor hiç iyi haberler

Biz yorulmayız

Hayrette de kalmayız

Bu şehir güya yeraltından filizlenmiş gibi bize doğru

Biz gramerli söz takılarını devirir atarız

Sonra

Şehrin tam ortasına kumdan bir kale yaparız kendimize

Anahtarı da gizleriz.

 

 

 

 

 

 

HEYKELTRAŞ

 

Tüm tartışmalardan sonra

Kimsenin tembih ve tenkit etmesinin önemi yok

Sanatın bir dönemi kapattığı anda

İnsanların aklı sınırlıdır 

Her ne kadar deha ve ünlü olsan da

Bizim 

Asla hayal edemezsin

Uzun bir geceyi beklemekte olduğumuzu 

Eğer ben bir heykeltıraş olsam

Yalnız

Senin kabulünde esir olurum

Sana tamamen teslim ettikten sonra heykelimi

Binlerce kez gök yüzüne çizilen bir resmin şekline giriveririm

Vedalaşmak üzere 

Nasıl bakacağını dört gözle beklerim

Şimdiki bekleyişler hangi mevsimindi acaba?

Gene kim yapar?

Sana meyilli heykelimi 

Her şey sonlanır…

O vakit 

Yine başlanmış oluruz yeniden

Bu hiç 

"Her başlayan sona erer" demek değil

“Sona ermek, tekrarlanmayı beklemez" demek değil

“Bir son, tekrar başlangıcı beklemez” demekte hiç değil

Biz

Öyle heykeltıraşlarız ki, 

Kendimizi bir ömür kendimizi yontar 

Bitiremeyiz de

Birbirimizi 

Hep ufuklara çizer dururuz.

 

 

BOYAMA

 

Görgüsüz renkleri değiştirmek için

Yarıkları kapatmak için

Tahribatları düzeltmeye

Güzelce süslemek için

Çirkin ya da çürümüş

Yıkılmaya meyilli duvarları

Boyamaya ihtiyaç olur

Harcanmış nice emekten sonra

Güzel görünür bize

Boyacının üstü başı batar…...

Bir adamı

Güçlü

Erdemli

Metanetli

Gururlu

Muhabbetli…….

Veya mükemmel bir şekilde boyamak gerekirse

Bize 

Ne kadar zaman gerek?

Değeri 

Ne kadar yüksek olur?

Bunun cevabını kim verir?

 

 

ROMAN OKUNURKEN

 

Ben onu yazdıktan sonra

Hep birlikte gelir okuruz

Sonra 

Tanımadığımız biri

Cümlelerin altını çizmeye başlar

Hemen ardından gürültü kopar

- O manyak, 

Bunca dokümanı nasıl okudu?

Beyninin anatomisi hakkında tartışmalar başlar

Dünya işleri böyle devam eder

Roman gibi yazılır

Ben denizle muhabbetteyken

Karşıma 

Denizin yanık parçası çıkıverir

Kalbi avuçlarımda

Sanki cihannüma aynası

Anlatır 

Hikayesini

Ben onu yeni baştan dizerim.

 

 

 

 

 

 

 

İMA

 

Fecirden evvel

Işıktan önce

Gelecek olan

Sessiz ormana

Senin sesin

Soluklarımdaki….

Nefeslerin 

Güzel bir orman

Ay sarayının 

Son rüyası

Senin siman

Gözbebeğimdeki….

Varlığımı denerim sonra

Gözlerimi yavaşça kapatıp

Senin göğsünde….

Ah, benim toprağım!

 

 

BABAMIN AĞAÇLAR

 

Şarkılardan sonra

Derin vaatler icra edilir

Aşkın trajedisi

Her yerde söylenir

Bir gece var

Kanatları üstünde 

Sürünerek gelir

Ağlaya ağlaya 

Sabah olacak

Eğer dil bulunmasaydı 

Ya da 

Yazı keşfedilmeseydi

İnsanlar 

Yazar mıydı bulut ve denizi 

Bir kitap olarak?

Aşk-maşuklar unutur muydu 

Birbirlerini!

Olmayacak işleri hayal etmek zor

Gizli gerçekleri 

Her türlü tasavvur etmek zor değil….

Uzun bir yalnızlıktan sonra

Yaprakları rüzgârı sallayan bir ağaç hikâye söylerse

Babamın sesine benzer 

Bir ses işitirim

Acaba

Ağaç bize kitap okuyor mu?

Ağaç bize öğüt veriyor mu?

Ağaç bize ağlıyor mu?

Ağaç 

Bizi ağaca kıyaslıyor mu?

Ağaç

Ağaçların köklerini anlıyor mu?

Bende bilmiyorum

Bu gece

Rüyamda 

Babamın bahçesinde bir ağaç olmuşum.

 

 

 

 

 

DENİZİN DUDAKLARI

 

Uykudan uyanan deniz

Sessizce 

Rüyanın tatlı nimetleri bulaşmış dudaklarını yalıyor

O

En güzel dille icra edilen bir müzik

Uyandı

Akıyor dalgalanıp 

Anılarının kaldığı mekâna

Geceler unutulmayı yadigâr etti

Bulutlar

Visal için 

Dalıp denizin derinliklerine

Yıldızlar 

Yavaş yavaş 

Mum yakar gece koynuna

Israrcı bir geceyi çekip gelmekte dünya

Sen….

Tasavvurumda 

Gökten doğar nehir

Soyum sopum 

Apaçık onda yazılı

Aynası olsa umudun 

Yaptığımız yol

Ben 

Onun bağrındaki 

Kesik kesik gürültüyüm

Sende tamamlanır 

Sevilmenin büyük isteği

Hayallerimde 

Dudakların bir deniz

Daldırsın beni!

Razıydım 

Yutsa beni aşk dalgalar!

Hatta 

Dudakların batırır denizi.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 201. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 201. Sayı