HaftanınÇok Okunanları
KEMAL BOZOK 1
Serdar Dağıstan 2
HİDAYET ORUÇOV 3
VILAYET GULIYEV 4
BEDRETTİN KELEŞTİMUR 5
ORHAN SÖYLEMEZ, ÖMER FARUK ATEŞ 6
Kardeş Kalemler 7
KUM KALE
İnsanla bitkilerin
Kalemle mürekkeplerin
Sevişmediği bir şehir var
Vakit ile zamanla ortasında
Renkler yıkanır denizde
Sancaklar gibi dalgalanır kelimeler
Bu şehrin tasavvuru kör bir ressama verilir
Denizler
İç içe geçmiş bir savaşa girer
Vakit
Yetimlikte yorulacak
Sokağı kaplıyor çıplak adamlar
Ya da gök yıkılır
Gelmiyor hiç iyi haberler
Biz yorulmayız
Hayrette de kalmayız
Bu şehir güya yeraltından filizlenmiş gibi bize doğru
Biz gramerli söz takılarını devirir atarız
Sonra
Şehrin tam ortasına kumdan bir kale yaparız kendimize
Anahtarı da gizleriz.
HEYKELTRAŞ
Tüm tartışmalardan sonra
Kimsenin tembih ve tenkit etmesinin önemi yok
Sanatın bir dönemi kapattığı anda
İnsanların aklı sınırlıdır
Her ne kadar deha ve ünlü olsan da
Bizim
Asla hayal edemezsin
Uzun bir geceyi beklemekte olduğumuzu
Eğer ben bir heykeltıraş olsam
Yalnız
Senin kabulünde esir olurum
Sana tamamen teslim ettikten sonra heykelimi
Binlerce kez gök yüzüne çizilen bir resmin şekline giriveririm
Vedalaşmak üzere
Nasıl bakacağını dört gözle beklerim
Şimdiki bekleyişler hangi mevsimindi acaba?
Gene kim yapar?
Sana meyilli heykelimi
Her şey sonlanır…
O vakit
Yine başlanmış oluruz yeniden
Bu hiç
"Her başlayan sona erer" demek değil
“Sona ermek, tekrarlanmayı beklemez" demek değil
“Bir son, tekrar başlangıcı beklemez” demekte hiç değil
Biz
Öyle heykeltıraşlarız ki,
Kendimizi bir ömür kendimizi yontar
Bitiremeyiz de
Birbirimizi
Hep ufuklara çizer dururuz.
BOYAMA
Görgüsüz renkleri değiştirmek için
Yarıkları kapatmak için
Tahribatları düzeltmeye
Güzelce süslemek için
Çirkin ya da çürümüş
Yıkılmaya meyilli duvarları
Boyamaya ihtiyaç olur
Harcanmış nice emekten sonra
Güzel görünür bize
Boyacının üstü başı batar…...
Bir adamı
Güçlü
Erdemli
Metanetli
Gururlu
Muhabbetli…….
Veya mükemmel bir şekilde boyamak gerekirse
Bize
Ne kadar zaman gerek?
Değeri
Ne kadar yüksek olur?
Bunun cevabını kim verir?
ROMAN OKUNURKEN
Ben onu yazdıktan sonra
Hep birlikte gelir okuruz
Sonra
Tanımadığımız biri
Cümlelerin altını çizmeye başlar
Hemen ardından gürültü kopar
- O manyak,
Bunca dokümanı nasıl okudu?
Beyninin anatomisi hakkında tartışmalar başlar
Dünya işleri böyle devam eder
Roman gibi yazılır
Ben denizle muhabbetteyken
Karşıma
Denizin yanık parçası çıkıverir
Kalbi avuçlarımda
Sanki cihannüma aynası
Anlatır
Hikayesini
Ben onu yeni baştan dizerim.
İMA
Fecirden evvel
Işıktan önce
Gelecek olan
Sessiz ormana
Senin sesin
Soluklarımdaki….
Nefeslerin
Güzel bir orman
Ay sarayının
Son rüyası
Senin siman
Gözbebeğimdeki….
Varlığımı denerim sonra
Gözlerimi yavaşça kapatıp
Senin göğsünde….
Ah, benim toprağım!
BABAMIN AĞAÇLAR
Şarkılardan sonra
Derin vaatler icra edilir
Aşkın trajedisi
Her yerde söylenir
Bir gece var
Kanatları üstünde
Sürünerek gelir
Ağlaya ağlaya
Sabah olacak
Eğer dil bulunmasaydı
Ya da
Yazı keşfedilmeseydi
İnsanlar
Yazar mıydı bulut ve denizi
Bir kitap olarak?
Aşk-maşuklar unutur muydu
Birbirlerini!
Olmayacak işleri hayal etmek zor
Gizli gerçekleri
Her türlü tasavvur etmek zor değil….
Uzun bir yalnızlıktan sonra
Yaprakları rüzgârı sallayan bir ağaç hikâye söylerse
Babamın sesine benzer
Bir ses işitirim
Acaba
Ağaç bize kitap okuyor mu?
Ağaç bize öğüt veriyor mu?
Ağaç bize ağlıyor mu?
Ağaç
Bizi ağaca kıyaslıyor mu?
Ağaç
Ağaçların köklerini anlıyor mu?
Bende bilmiyorum
Bu gece
Rüyamda
Babamın bahçesinde bir ağaç olmuşum.
DENİZİN DUDAKLARI
Uykudan uyanan deniz
Sessizce
Rüyanın tatlı nimetleri bulaşmış dudaklarını yalıyor
O
En güzel dille icra edilen bir müzik
Uyandı
Akıyor dalgalanıp
Anılarının kaldığı mekâna
Geceler unutulmayı yadigâr etti
Bulutlar
Visal için
Dalıp denizin derinliklerine
Yıldızlar
Yavaş yavaş
Mum yakar gece koynuna
Israrcı bir geceyi çekip gelmekte dünya
Sen….
Tasavvurumda
Gökten doğar nehir
Soyum sopum
Apaçık onda yazılı
Aynası olsa umudun
Yaptığımız yol
Ben
Onun bağrındaki
Kesik kesik gürültüyüm
Sende tamamlanır
Sevilmenin büyük isteği
Hayallerimde
Dudakların bir deniz
Daldırsın beni!
Razıydım
Yutsa beni aşk dalgalar!
Hatta
Dudakların batırır denizi.