HaftanınÇok Okunanları
KEMAL BOZOK 1
NIKA ZHOLDOSHEVA 2
BEDRETTİN KELEŞTİMUR 3
HİDAYET ORUÇOV 4
SEYFETTİN ALTAYLI 5
Kardeş Kalemler 6
Emrah Yılmaz 7
Çok düşündüm, bedenim gelmek ister gibi,
Gönülleri bağlayacak vardır her elde yüce bir kişi,
Mahtumkulu’nun anıtı fikirlere dalmış sanki
Sakalıyla süzülür derin düşünceli.
Düşünceye dalmış, ne engin bir okyanus o,
Bugün yurduna baht konsa da.
Türkmen’i Mahtumkulu’yla ölçerim,
Düşünceleri ölçülemez kadar yüce olsa da.
Bereketli ülke nefes alıyor sanki,
Gizemli bir dünya, hayalin izini sürse de.
Mahtumkulu her yiğide örnek bir şair,
Türkmenler gibi bir millet için doğsa da.
Hayata başında, şiirle başladı o,
Mahtumkulu destan dolu bir tarih, bir şecere.
Kalbinden sıcak rüzgârlar eser,
İki gözü sonsuza dek kalmış çölde.
Türkmen’in anasıyla Mahtumkulu,
Türkmen’in evladıyla Mahtumkulu.
Kalbinde doğan milletin sesiyle,
Susuz kalmış bozkırıyla Mahtumkulu!
Dolunay gibi gecelerin ışığı Mahtumkulu,
Sıcak yürek, gündüzlerin güneşi Mahtumkulu.
Türkmen gibi doğmuş bir ulusun evladı,
O ulusun Puşkin’i, o ulusun Abay’ı Mahtumkulu.
Gördüğüm her şey şiir, her şey nazım,
Mahtumkulu’yu kendi yurdunda selamladım.
Türkmen’in büyük şairi Mahtumkulu,
Büyük şairin yaşadığı bir ülkedeyim ben.
Sanki bir ok gibi iz bırakmış toprağa,
yayılmış şiirler dualar gibi halka.
Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat,
Mahtumkulu gibi bir şairi olan büyük bir elde!
Şair yürek, gerçek şair gerçekten,
Çağları aşıp, asırlara sözü ulaşan.
Baş eğdim, saygıyla dua ettim bugün ben,
Mahtumkulu’nun heykelinin önünde!
Görkemiyle bir ışık gibi dökülen,
Yükseklerden görünür, şapkası onuruyla.
Haykır dünyaya yüksek sesle:
Mahtumkulu gibi şairi olan Türkmen!
insanın bütün ömrü gün ile gecede
İnsanın bütün ömrü Gün ile Gecede,
Işığını verir çiçekle yere.
İçteki sözünü duyurur aleme,
Şair sözünü söyler dile ve millete.
Konuşurum, şair olarak günün diliyle,
Konuşurum, şair olarak gecenin diliyle.
İnsanın tüm ömrü benim Günüm ve Gecemde,
Birbiriyle kesintisiz bağlanır birbirine.
Günle Gece’yi rengi ayırır,
Tıpkı salınan kavakla kayın gibi.
Gün kendi tarzınca söyler şiirini,
Gece ise söyler, şairler gibi.
Günün ve Gecenin kendine özgü sesi var,
Günün ve Gecenin eşsiz duygusu var.
Birleştiren ikisini yalnız aşktır,
Birbirini sadece sessiz anlar.
Şair, fikri dille ulaştırır halka,
Işık saçar dünyaya çiçekle toprağa.
İnsanın ömrü geçer hep arada,
İnsanın bütün ömrü Gün ile Gecede!
kökbörünün yazgısı
Kökbörü bu, koşuyor şu cihanda,
Belki bir gün onun da günü biter mi?
Belki bir gün onun da günü doğar mı?
Kökbörüyüz koşan şu cihanda.
Gezen kurt bilmez ne var, ne yok ardında,
Kendi aç mı, tok mu bilmez halini de.
Kökbörünün aslanlar önünde,
Kökbörünün kaplanlar ardında.
Taşa çarpar, nice kader yılmaz ondan,
Hangi yol kolay oldu ki ona bu dünyadan?
Ayılar var — kahverengi, kara, beyaz,
İki başlı yılanlar var, ejderha.
Hepsini gördü, hiçbirinden ürkmedi,
Kökbörü bu savaş meydanı kurdu şimdi.
Bir yanda açlığın zehri saldırır,
Bir yanda köpekler parçalayarak dalar.
Bazen dağ başında, bazen bozkıra dayar sırtını,
Keder içinde geçti nice her tanı.
Kara toprakla gök arasında bir yerde,
Kökbörünün yazgısı çeker azabı.
Nice asırlar ata binip coştuk biz,
Kökbörünün kaderiyle dirildik, dizildik biz.
Bu kederli kara yerde aslında,
Kökbörünün saadeti özgürlüktü, bildik biz.
Kökbörü gibi biz de çektik azabı,
Karşımıza kolay çıkmadı o güzel gün.
O bağımsızlık artık yurdumun her yerinde,
Kazak halkı serdi sofrasını sevinçle.
Niçin artık avunmayalım buna,
Niçin artık sevinmeyelim buna,
Geniş bozkırımda şahlanan atlar gibi,
Uyandı dağlarım, derin bir nefesle ayağa.
Yurdum doğruldu, başını kaldırdı göklere,
Milletimin mutluluğu erişti bu güne.
Bağımsız Kazak elimle sevinirim,
Kutlu olsun özgürlüğün, ey Kökbörüm!
taş yollar
Barselona’nın taş yollarıyla dertleştim,
Dar sokaklarda taş duvarlarıyla ünledim,
Atların nal sesleri gibi yankılanıp,
Asırlarla adımlarımı birlikte attım.
Baştan ayağa mücevher takmış sanki,
Alın yazısı ak, yüce yürekli İspanyol kızı.
Kolombiya’yı karış karış saran yerin kraliçesi,
Sanki merdivenlerden süzülerek iniyor şimdi!
Gecenin göğü yıldızlarla perde açmış,
Bu da başka tarihi, nurlu bir gün,
Bir zamanlar Kolomb gelmişti bu kıyıya,
Yeni bir kıta – Amerika’yı bulmuş o gün!
Buralara uzaklardan yorgun gelmiştik
Nice umutla baktım yine gökyüzüne.
Bugün geldim Akdeniz kıyılarına,
Karşımda duruyor, mavi denizleyim yüz yüze.
Çocukluğumdan beri şair olmuşum ben.
Mavi denizi hayran büyümüş o yürek.
Bugün geldim Akdeniz kıyılarına,
Gökyüzüyle birlikte mavilikler içinde...