HaftanınÇok Okunanları
AYSUN DEMİREZ GÜNERİ 1
BURHANETTİN ÇAKICI 2
KEMAL BOZOK 3
HİDAYET ORUÇOV 4
Nergis Biray, Sema Eynel 5
BURHANETTİN ÇAKICI 6
İSMAİL DELİHASAN 7
Yaz tatilinden dönerken ailem bana bir sürpriz yaptı. Yolumuzun üzerinde çok özel bir yere uğrayacaktık. Babam daha önce bana videolar izletmişti ama bu kez gerçekten orada olacaktım. İçimde garip bir heyecan vardı.
Oraya vardığımızda ilk dikkatimi çeken şey sessizlik oldu. Sanki herkes fısıltıyla konuşuyordu. Rüzgâr bile yavaş esiyordu. Adımlarımı dikkatli atmaya başladım. Burası sıradan bir yer değildi.
Babam yürürken bana Seyit Onbaşı’nın hikâyesini anlattı. Koca bir mermiyi tek başına kaldırdığını söyledi. Bunu gözümde canlandırmaya çalıştım. O kadar ağır bir şeyi nasıl kaldırmıştı? Babam, “İnandığı için.” dedi. O an içimde bir sıcaklık hissettim. Demek ki insan gerçekten isterse ve inanırsa yapamayacağı şey yokmuş.
Etrafıma baktım. Yan yana duran mezar taşları vardı. Hepsi çok düzenliydi. Her birinin altında bir hikâye, bir hayat vardı. Onların yaşadığı zorlukları düşününce boğazım düğümlendi. Sanki geçmişten gelen sessiz bir ses “Bizi unutmayın,” diyordu.
Sonra annemle birlikte başka bir şeyi araştırdık. Kalkandelen’den savaşa katılan 63. Bölük askerlerini öğrendik. Yani bizim şehrimizden, bizim topraklarımızdan insanlar da burada savaşmıştı. O an kendimi onlara daha yakın hissettim. Gururlandım ama aynı zamanda hüzünlendim.
Ziyaretin sonunda ailemle birlikte dua ettik. Fotoğraf çektirdik ama gülüşümüz bile sakindi. Çünkü o gün sadece bir gezi yapmamıştık. Tarihle buluşmuştuk.
Eve dönerken camdan dışarı baktım. Artık o toprakları daha iyi anlıyordum. O gün bana sadece geçmişi değil, inanmanın ve azmin ne kadar güçlü olduğunu da öğretti. O sessiz yerde, bana kalan en büyük şey bir mirastı: cesaret ve inanç. (Gostivar’da yaşıyorum. Uluslararası Kalkandelen Maarif Okulları’nda Öğrenciyim.)