Misafirliğe Geliniz!


 01 Ağustos 2020


Kardeş Gerek Bana!

Siz rahatsınız!

Hiçbiriniz

Benim durumumda değilsiniz.

Biliyor musunuz?

Ev benim için

İlginç değil, gönülsüz.

 

Bazen ağlamak da istiyorum,

Kara kara düşünürüm:

Yok benim ağabeyim de,

Yok benim ablam da,

Kız kardeşim de, kardeşim de.

 

Birlikte oynayasım

Pek de gelir benim.

 

E komşular gürül gürül:

Oynarlar, şakalaşırlar.

Onlar kalabalık, birlikte

Bunun için mutlu onlar.

 

Bir arkadaş gerek bana,

Kardeş gerek bana!

 

Severdim ben onu,

Hatta ağlak olsa da.

Bahçeye de çıkarırdım,

Hatta uzak olsa da.

 

Kardeşimle sokağa

Oynamaya çıkardım.

Eğer beni dinlemese...

Nasıl da dayanırdım.

 

Babamlar kaç sefer

Alacağız diye kandırıyorlar.

Biricik oğullarına

Bir kardeş almıyorlar.

 

Mutsuzum evde ben,

Oyuncak neyime benim?!

 

Birlikte oynamak için

Bir arkadaş gerek bana-

Bir tek olsa da,

Çirkin olsa da,

Ağlak olsa da,

Kardeş gerek bana!

 

Öğreniyor

Kardeşim yürümeyi öğreniyor,

Tutunmadan yürümeyi.

Hatta yürümek de değil,

Onun hesabı, koşmak!

 

Güzelce adım atıyor,

Bir adım atıp sendeliyor.

Sendeliyor de kalkıp gidiyor,

Ama yine yere yıkılıyor.

 

Kalkmaya nasıl fırsat buluyor?

Hangi arada yıkılıyor?

Yıkılıp düşmüş oluyor

Ne zaman baksan!

 

Her gün böyle öğreniyor

Sokakta da evde de.

Yürümeyi değil de,

Sanki düşmeyi öğreniyor!

 

Bekliyorum Ben Gemimi

Yapmıştım bir gemi

Yüzüp durabilen:

Hatta kendisi dönen,

Döndürülmeyi beklemeyen.

 

Lakin şelaleyle

Akıp gitti gemim.

Tutamadım

Koşup da baktım...

 

Şimdi kaç gün oldu

Denize bakıp dururum.

Gemiler çok, görünmez

Yalnızca benim gemim.

 

Nerelerde yüzüyorsun?

Gemim, görün artık!

Gemim sağlamdı

Batacak gibi değildi.

 

Yine de fırtınada

Ona su dolma ihtimali var.

Onun korsanlara da

Yakalanma ihtimali var.

 

Belki, o buradan

Artık uzaklaşmıştır!

O şimdi belki de

Afrika’ya ulaşmıştır!

 

Artık, elbette, çoktan

O çekip gitmiştir.

Ve ben onu daha kaç gün

Denizde bekleyeceğim!

 

Kaptan Olacağım!

Büyüyünce, ben yalnızca

Kaptan olacağım!

Gemimin dümenini

Gönlümce çevireceğim!

 

Gemiyle ben en uzak

Ülkelere varacağım,

Denizlerde keşfedilmeyen

Adalar bulacağım!

 

Yeni Grönland’da,

Papuaların ülkesinde,

Kaplanlı cengellerde

Yürüyesim var benim de!

 

Fırtınalı zamanlarda

Kolay olmaz!

Yine de

Ben kaptan olmak için

Çoktan beri hazırım!

 

Denizdeki fırtınalara

Dayanmak mümkün...

Lakin öncelikle nasıl

Yüzmeyi öğrenmeli?!

 

Komşuların Bahçesi

Komşuların bahçesine

(İşte sen de bakıver!)

Girer de gider bizim top

Artık kaç seferdir!

 

Sonra şu topun ardından

Gitmek gerekiyor,

Gizlene gizlene

Yürümek gerekiyor.

 

Orada topu ararken

Elma görüp alırsın.

Ardından bir ikisini

Cebine de koyarsın.

 

Yalnız elma olsun,

Koyacak yer bulursun.

Ve orada elma gayet çok

Onları kim saysın!

 

Elma görünce, topunu da

Bulamadan şaşalarsın.

Bazen topu tamamen

Unutup gidersin.

 

Elmaya gitmek, kötü iş,

Kendimiz de biliriz.

Yine de elma için değil,

Biz top için gireriz.

 

Ve bahçede o elmalar

Düşerler patır patır!

Niyeyse şu bahçeye

Alıştı bizim top.

 

Ben Eğer Çift Olsam...

Ben eğer çift olsam,

Ah, ne rahat olurdu.

Annem benim çalışmama

Şaşırıp dururdu.

 

Onun buyurduğu işlere ben

Hemen üstlenirdim.

O işleri çabucak

İkiye bölerdim.

 

Birimiz çalışırken,

Birimiz oynardı.

Ve birimiz ev işi

Hakkında düşünürdü.

 

Birimiz ağladığında

Birimiz gülerdi.

Annem ne verirse

İkiye bölerdi.

 

Ağabeyimin şapkasını

Değişerek giyerdik.

Birimiz giydiğinde:

“Bana da!” der idik.

 

Kamaştırıp gözümü,

Kavun durur sofrada.

İkiye bölünecek

Sofradaki kavun da.

 

Ay ay... O zaman benim olan

O kavun eksilecek

Dişimin kovuğunu da doldurmaz.

Yok be ya,

Benim çift

Olasım gelmezmiş!

 

Benim Kız kardeşim!

Annem bana dükkândan

Alıp getirmiş kız kardeş...

Oysa ben çoktan beri

Bekliyordum erkek kardeş!

 

Annem beni aldatmış,

O, beni anlamamış.

 

Ben evde yalnız başıma

Oynamaktan bıkmıştım,

Kardeşime isim dahi

Hazırlayıp koymuştum!

 

Oyuncaklarımı da

Ona saklamıştım,

Hatta arabaları

Hiç de kırmamıştım.

 

Erkek kardeşim olacak diye,

Öyle sevinmiştim,

Hatta arkadaşlarıma da

Biraz havamı atmıştım.

 

Bana kız kardeş değil,

Erkek kardeş gerekti...

Annem kız alıp gelmiş

Beni hiç düşünmemişti.

 

O daha çok küçük

Aynı zamanda ağlak da!

Annem diyor: “Oğlanlar

Daha çok ağlarlar!”

 

Peki kız kardeşim?

Yatıyor

Hep ağlayarak,

Adeta şarkı söyleyerek...

 

Ve öylece koşturur!

Hemen gelmesek,

Babamı da koşturur,

Annemi de koşturur

Ve beni de koşturur!

 

Neler de ister.

Ama biz gelince,

Gülümser!

 

Göndermez kendi yanından

Yanında hep bekçi duruyor.

Böyle de olmaz be

Kız kardeşim biraz abartıyor!

 

Söz söylemeyin,

Abartsın!

Söz söylemeyin,

Koştursun!

 

Benim kız kardeşim o!

Sevgili kız kardeşim o!

Sevimli kız kardeşim o!

 

Böyle kız kardeşim olduktan sonra,

Gerekmez erkek kardeş de,

Beş erkek kardeşe bedeldir

Böyle bir kız kardeş de!

 

Annem Dinlenmeli!

Ey, kızlar!

Ey, oğlanlar!

Akıllı olunuz, sessiz durunuz!

Azıcık da olsa çıkmasın

Sizin sesiniz soluğunuz!

 

Kuşcağızım, sen de ötüşme!

Kedicik, sen de mırlama!

Buzağı, sen de mööleme!

Karabaş, sen de havlama!

Uğuldama sen de, kavak!-

Annem dinlenmeli!

 

O, işini

Bıraksın!

Çabucak yatıp

Uyusun!

Dinlensin,

Güç toplasın!

 

Anneciğim, sen çünkü

Dinlenirsin pek seyrek!

 

Sana da dinlenmek gerek!

Yorulmuşsundur artık,

Anneciğim, dinlen haydi,

Beni de uyut çabucak!

 

Ağabeyimin Börkü

Ağabeyimin asker börkünü

Giydim ben, görüyor musunuz?

Çok büyük börk giymiş,

Diye, bana gülüyor musunuz?

 

Büyük değil ya, tastamam

Sanki tam benim için.

Adeta tam bana göre ölçülüp

Dikilmiş gibi.

 

Ağabeyimin börkü bana

Nasıl, yakışıyor mu?

Benim de kendi börküm var.

Hem de yepyeni.

 

Oğlan çocuğu olur da

Bir börksüz olur mu?!

Kendiminkini giyerdim,

Kardeşim giyiyor onu!

 

Uyu Artık!

Yatar kardeşim

Yırlaya yırlaya,

Yatar kardeşim

Ağlaya ağlaya.

 

Düşünmez o

Durmayı da,

Düşünmez o

Uyumayı da.

 

Dur artık,

Kardeşim!

Uyu artık,

Miniğim.

 

Ağlaksın da sen,

Kardeşim, oldukça.

Ağlamaya başlayacağım

Şimdi kendim,

Durmasan

Eğer çabucak!

 

Ben de mi ağlak

İdim acaba?

Kim daha ağlak?

Ben mi acaba,

Kardeşim mi acaba?

 

Ya Kendileri...

Büyükler bize akşamları,

Film de izletmiyorlar.

-Olmaz da olmaz! deyip,

Her gün tekrarlıyorlar.

 

-Filmler akşam, diyorlar,

Büyükler için!, diyorlar.

 

Eğer izlemeye başlasak,

Bize parmak sallıyorlar...

Bizim için olan çizgi filmleri

Kendileri hiç kaçırmıyorlar!

 

Bilmiyorlar Hâlimi...

Akşam dokuz doldu mu,

Kapkaranlık oldu mu,

Bütün dünya sustu mu,

 

Evdekilerin hepsi de

Dikilirler karşıma.

 

Kurnazlardır da pek

Uyusun diye rahatça

Yatırmak isterler çabucak!

 

(Haram olur akşamları,

Haram olur geceleri,

Yoktur başka işleri...)

 

Kızarlar, öğütlerler:

“Yat artık, delikanlı!”, derler.

 

Neler yapmazlar...

Büyükler bilmezler,

Uyuyasım gelmez!

 

Yat da yat, yat da yat...

Böyle zor zamanlarda

Hiç kimse yok yanımda.

 

Yok Artık...

Babamın tek bildiği:

-Giyme! Değme! Tutunma!

Annemin tek bildiği:

-Gelme! Gülme! Oturma!

Ninemin tek bildiği:

-Yapma! Yatma! Kudurma!

 

Bu sözlerden bıktım ben,

Kendime sınır koydum ben:

Soluğum da çıkmamaya başladı,

Bilmiyorum da, istemiyorum da

Okumaktan başka bir şeyi!

Giymiyorum, değmiyorum, tutunmuyorum,

Gelmiyorum, gülmüyorum, oturmuyorum,

Yapmıyorum, yatmıyorum, kudurmuyorum...

 

Ancak annemler ansızın

Nedense korktular.

Hastalandı galiba, diye

Neler yapmadılar.

 

Hatta şuna geldiler,

Doktora götürdüler.

 

Doktor bana baktı da

Reçete yazıp tutturdu.

Sonra söyledi dosdoğru:

-Oğlunuz hep oynasın,

Hiç kimse de karışmasın...

 

Düzeldi sonra işler:

Başka çocuklar gibi

Giyiyorum, değiyorum, tutunuyorum,

Geliyorum, gülüyorum, oturuyorum,

Yapıyorum, yatıyorum, kuduruyorum...

 

Yalnız uzun sürmedi,

Hepsi de unutuldu.

Yeniden annemler

Tekrarlamaya başladı

Bu unuttukları sözlerini

En sevdikleri sözlerini:

 

- Giyme, değme, tutunma,

Gelme, gülme, oturma,

Yapma, yatma, kudurma!

 

Ben bir şey yapmadan durayım mı?

Olduğum yerde oturayım mı?

 

Yok artık...

Sakince

Oturtamazsınız beni!

 

Bizim Aile

Babam disiplini sever

Çünkü o polis!

 

Ve dedem dinlenmekte

O şimdi emekli!

 

Evin içi dolu nişan,

Kardeşim koleksiyoncu!

 

Ağabeyim mitinglerde

O devrimci!

 

Ben de onlardan geri kalmam

Ben de izci varisiyim!

 

Ve büyüyünce olacağım

Çok zengin bir milyoner!

 

Anneciğim

Gözleri

Hep

Cevher!

 

Yüzleri

Gül,

Cevher!

 

Her sözü

Bin

Cevher!

 

Ve kendisi

Gülcevher!

 

Bir Aile

Hepimiz de kardeşiz,

Bir aile evimiz!

 

Hepimiz de kardeşiz,

Bir aile ülkemiz!

 

Kardeşiz biz

Bir aile

Olsaydı Vatanımız!

 

Hiç Kimseye Benzememiş

Bazen ben kendimi

Anlamıyorum:

Annemleri bazen dinliyorum,

Bazen dinlemiyorum.

 

Akıllı olup görünsem

Onlar gözüne,

Annem kendisine benzetir,

Babam, kendisine!

 

Yaramazlık yaptığım zaman

Nedense beni,

Annem babama benzetir,

Babam, anneme!

 

Benzetsinler! Sanki ben

Mahsus dinlemiyorum.

Yalnız kendime benzeyen

Bir çocuğum be ben!

 

Ben Misafiri Severim!

Ben misafiri severim!

Misafir olduğunda

Kızmaz annem

Biraz yaramazlık yapsak da!

 

Misafirler varken

Evimiz şen,

Ekmek dolması da lezzetli

Kaygana da lezzetli!

 

Annemin pişirdiği

En lezzetli böreği

Bir kez tatsan

Yutarsın dilini!

 

Dünyadaki en lezzetli

Gözlemeyi sadece o

Pişirebilir

En iyi oğluna!

 

Börekler, gözlemeler

Cız da cız tavada.

“Öf, lezzetli olmuş”, der

Babam yutar da!

 

Gözlemeyi sofraya

Ben kendim dağıtırım.

Misafirliğe geliniz!

Ben gözleme severim!

 

İlginç Komşular

Bütün dünya

Titriyor!

Bütün ev

Gürlüyor!

 

Ev dağılmış,

Ev tozmuş,

Hiçbir şey

Görünmüyor!

 

Yoksa gök mü gürlüyor?

Yoksa yer mi titriyor?

 

Herhalde, gök gürlüyordur!

Değilse, yer titriyordur!

 

Gürlemeyi işitip,

Titremeyi işitip,

Çalıyorlar kapıyı,

Alttaki komşular, 

Üstteki komşular,

Sağdaki komşular,

Soldaki komşular!

 

Ağarmış yüzleri,

Öfkeli gözleri,

Kızgın kendileri!

 

Bunu da bilmiyorlar,

Bunu da görmüyorlar.

 

Yer değil, ev titriyor,

Gök değil, ev gürlüyor

Şayet düşünürsen!

Hiçbir şey, hiçbir şey

Olmaz bundan başka!

 

Bulutsuz bir günde

Nasıl gök gürlesin!

Nasıl yer titresin!

 

Çok ilginç

Kişiler

Bizim bu

Komşular!

 

Kendim Olmak İstiyorum!

Babama bakıyorum da,

Babam gibi

Yürekli olmak istiyorum.

 

Anneme bakıyorum da,

Annem gibi

Güzel olmak istiyorum.

 

Dedeme bakıyorum da,

Dedem gibi

Dede olmak istiyorum.

 

Ve aynaya bakıyorum da,

Kendim gibi

Çocuk olmak istiyorum!

 

Ninem Misafirliğe Gelince

Bize gelince, ninemin

Yalnızca köy dilinde.

-Özledim, diyor, köyü!

İki sözünün birinde.

 

Ona gerçekten gönülsüz:

Semaver de kömürsüz.

Suyu da, yalnız muslukta,

Dükkân da hemen sokakta.

 

Ekmek yapmasına gerek yok,

Oduna gitmesine gerek yok.

 

Komşulara çay içmeye de

Gitmiyor gerektiğinde.

Bensiz ona gönülsüz

Olurdu özellikle de.

 

Gönülsüz olmasın diye

Şükür kendim varım.

O, hep ayakta, yoruluyor,

Çünkü hep bana bakıyor.

 

Pişirir o yemek,

Kalkar da sabah erken.

Yedirir, giydirir,

Okula uğurlar ardından.

 

Gelmem yalnız başıma 

Okuldan dönerken de.

Ninem, dersin bitiminde

Karşılar beni orada da.

 

Hatta elbiselerimi

Yıkar, asar, kurutur.

Ben yetişinceye kadar, ninem

Evi de hemen parlatır.

 

Seviniyordur ninem

Benimle olduğu için:

Benimle oynamaya

Çıkar hatta sokağa.

 

Yalnız başıma oynasam

Çıkar beni çağırmaya...

Bensiz ona gönülsüz

Olur idi şehirde!

 

Çocuklar Konuşuyor

-Ben büyüyünce abi olacağım,

Sonra büyükbaba olacağım!

 

-Ben büyükbaba olsam da

Hep iyi bir çocuk olacağım!

 

-Ben baba olacağım!

-Ama ben dede olacağım!

 

-Büyüyünce ne olacağımı

Şimdilik söylemeyeceğim!

 

-Ben kahraman asker olacağım!

-Ama ben kozmonot olacağım!

 

-Ben kaleci olacağım,

Kale bekleyeceğim!

 

-Ben demirci olacağım

Örste demir döveceğim!

 

-Ben sihirbaz olacağım!

 

-Ben avcı olacağım da

Her gün ava gideceğim!

 

-Ben bilmiyorum, annemden

Unutmuşum sormayı.

 

-Ben çok uzun olacağım,

Daha da uzayacağım!

 

-Ben patron olacağım,

Hep “Volga” arabada gezeceğim!

 

-Ben dükkâncı olacağım

Veya kasap olacağım!

 

-Ben çok güçlü olacağım,

Babam gibi olacağım!

 

-Ben biçerdöverci olacağım,

Tarlada ekin biçeceğim!

 

-Benim annem, büyüyünce,

Adam olmamı söyledi!

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 164. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 164. Sayı