Nakkaş Kadın


 15 Ocak 2026


Nakışçı kadın, söyle!  
bu gönülden  
gecenin azgın kaygısında  
kendiyle konuşarak yürüyen  
tekdüze ve çetin bir Makedon şiiri  
nasıl doğar?  

Gönlümden iki iplik kopar, sevgili;  
biri zifiri, öteki al.  
Biri ürpertici kederler uyandırır,  
öteki parlak, cüretkâr bir özlem.  

Onlarla işle tekdüze bir sıra:
özlemden bir şarkı, acıdan bir şarkı;
benim keten gömleğe işlediğim gibi
beyaz gelin eline, ak bir eldiven.

Alın yazısı denen şeyi örmüşsün yüzyıllara 
iki iplikten, iki kâfiyeli sözden:
ürkütücü bir karanlık uyandırır,
ötekisi ise kanlı bir şafağı çağrıştırır.

Nakkaş, eğilen başını kaldır,
öğlenin altına bürünmesine bak:
orada, mavi kumaşın üzerinde
senin nakışın şevk edip vücut bulur.

Senin için gün batımı yoktur,
sen, ürkek bir maralın baygın intibasısın.
Orada iki renk parlar, süzülür:
iki desenin peyda olur; kırmızı ve siyah.

Şevkinden korkmaz mısın,
en sevgili demin bile sönmesinden?
Neden yitip gidersin, sen cefâkâr, sen güzel,
ses verir bedbinlik, bugününden ve ezelden.

Ve ruhumda parlayan en sevgili anda bile
renksiz bir çiçek misâli solup gider.
Ama sen ki tuhaf bir şarkının nakarat avcısısın,
Bu şarkıda kendi kaderini kendin söyleyip yazdın.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 229. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 229. Sayı