HaftanınÇok Okunanları
HİDAYET ORUÇOV 1
Coşkun Haliloğlu 2
ELMİRA ACIKANOAVA 3
ZEHRA TAŞDEMİR 4
Zılika Jantasova 5
AYSUN DEMİREZ GÜNERİ 6
Gülzura Cumakunova 7
Yarım kalan bir öykünün en son sözcükleriyiz biz,
Gece güne kavuşur, güneş ayla buluşur, biz yan yana gelemeyiz...
Telafi edemeyiz artık, zamanı döndüremeyiz,
Taşa bassa yanlışlıkla kalır ayak izlerimiz.
Biz müzmin firariyiz, visali düşleyemeyiz,
Ruhlarımız sürgün yemiş, asla geri dönemeyiz...
Nura tutkun pervaneyiz, alevlerle dans ederiz,
Çilemiz uzundur ömrümüz kısa, biz ikindi gölgesiyiz.
Bu dünyadan vazgeçtik de ahrette de gülemeyiz,
Yarım kalan bir öykünün biz en son sözcükleriyiz.
Ağyar
Ebr-i nisandan süzülen tanesin
Kimine zehr-i mar kimine inci...
Hur u gılman mısın câdû mu nesin
Bana zulmü hakmış, ele sevinci
Yıldırımlar yaratan efsanesin,
Kimine rahmetsin, kimine afet.
Yâda aşina, yâre bîgânesin
Ele izzet ikram banaysa külfet.
Ne bir sitem ettim ne de bir feryat,
Kor alevlere atıldım nihayet.
Bir elinde ölüm birinde hayat,
Bana ağulu aş, ele bal, şerbet.
senin için
Seni mutlu etmek için
Türkü yaktım hecelerden
Düze indim yücelerden
Yıldız sağdım gecelerden
Seni mutlu etmek için...
Seni mutlu etmek için
Gül büyüttüm kor ateşte
Devleri yendim güreşte
İnci aradım güneşte
Seni mutlu etmek için...
Seni mutlu etmek için
Dağlar deldim Ferhat ile
Beller geçtim Kırat ile
Helalleştim cellat ile
Seni mutlu etmek için...
Seni mutlu etmek için
Ayrıldım tatlı canımdan
Geçtim şöhretten şanımdan
Kurşun yedim sol yanımdan
Seni mutlu etmek için...
gönül
Düş görmüşüm gündüz gözü düş görmüş...
Güneşin koynunda üşümüş gönlüm.
Yaz ortası ayaz vurmuş, kış görmüş
Cehennem azabı taşımış gönlüm.
Yollar yormuş, serap çıkmış sonu hep...
Yalın ayak közde yürümüş gönlüm.
Ne bir vaha bulmuş ne de bir merkep
Çölünde kendini sürümüş gönlüm.
Sıla hasretiyle yanmış kurumuş
Elem kurşunuyla vurulmuş gönlüm.
Felek gergefini dertle dokumuş
Gurbetten gurbete sürülmüş gönlüm.
yar derdi güzel
Gül dökülürdü yüzünden gülünce,
Güneş utanırdı günü bölünce.
Mezarda bile severdim ölünce,
Toprak dile gelir, "yar" derdi güzel...
Zaman akmazdı konuşunca hele,
Arzular dönerdi bir coşkun sele.
Yakılsa bedenim savrulsa yele,
Külüm dile gelir, "yar" derdi güzel...
Aşkın nârı düştü, gönül divane,
Bilsinler ateş ne, kimmiş pervane.
Yazılsa feryadım sığmaz beyâne,
Kalem dile gelir, "yar" derdi güzel...