Oyunskiy Sagusu


 01 Ocak 2007

Eşinin rüyası 

Hey 
Benim aziz anam 
Cebcekiey! 
Oğlunu destanlarla besleyen udagan kadın 
Ve ben Olonho Destanı’nı yazarken 
Tuttuğu şamdanla uğrumu aydınlatan 
Can yoldaşım, yorgun karım 
Beni bir alaca şafakta astılar 

Mevsim kıştı
Her taraf kardı
Elimde kelepçe
Dilimde Olonho’dan mısralar vardı
Bir anda çevremi sardı saldatlar
Apansız çekildi pusatlar
Namlular üstüme ateş kustular

Ağır ağır akıyordu Lena
Gökyüzü göz kesilmiş bize bakıyordu
Olup bitenleri yazdı mavi defterine
Şimşekten bir kalem
Ve sütten bir mürekkeple yazdı
Gördükleri insanlığa sığmazdı
Ferişteler yeryüzüne küstüler

And olsun ki Tanrıya
Sizi hiç utandırmadım
Ölene dek hep dik tuttum başımı
Görmeliydiniz katillerin telaşını
Bilmem nereye attılar nâşımı
Hangi çukura bastılar!

O yıllar, kırgın yıllarıydı zaten
Kana susamıştı saldatlar
Hiç kılı kıpırdamadan
Şair, edip, kahraman
Binlerce başı kestiler

Ve bir sam yeli gibi estiler
Dünyamızın üstünden
Onlar KGB
Onlar Gestapo
Onlar SS’tiler


Küçük kızı Sardana’nın rüyası

Sardana!
Melek kızım,
Buzullar içinde açan karçiçeğim
Korkma ölmedim daha
Oyun yaptım onlara
Saldatları aldattım
Bir yada taşı attım göğe
Sesimi rüzgârın sesine kattım

Topraktan geleni toprağa verdim
Kurtuldum ağırlıktan
Üç beş litre kan ve bir torba kemik
Gökten aldığım bende kaldı
Bir demet ışık
Ve bir kucak mavilik

Bak işte
Kırıldı kafes,
Uçtu kuş
Ne iniş dinliyorum artık ne yokuş
Ses oldum, ışık oldum ben şimdi,
Ufukları aşıyorum
Esen rüzgâra uyup her seher
Diyar diyar dolaşıyorum
Rüyasını süslüyorum çocukların
Ozanların dilinde
Kopuzların telinde yaşıyorum

Sardana
Çekik gözlü
Yağız yüzlü meleğim
Bir nisan sabahı erkenden erken
Verhoyan dağlarında güneş doğarken
Düğününe geleceğim
Geldiğimi bilesin diye
Kapımızın önündeki sergeye
Bir kırmızı bez bağlıyacağım
Sen beyaz gelinliğinle gülerken
Ben sevinçten ağlayacağım


Bir ak şaman dedi ki

Doom - ere -  doom
Burda denenir atom
Hava kirli, su kirli
Balıklar hep zehirli
Dağlar taşlar radyasyon

Doom - ere - doom
Burası Ergenekon
Çardan kara sığındık
Yoktan vara sığındık
Sibirya bir poligon

Doom - ere - doom
İnsanlar adsız kaldı
Mabetler kutsuz kaldı
Asya Yakut’suz kaldı
Geldi çattı acı son

Saha kızları dedi ki

Nerde o gönül eri
Giden gelmiyor geri
Nasıl dolacak yeri
Erken öldü Oyunskiy

Kar üstünde al kanlar
İçimize kan damlar
O güzelim destanlar
Yarım kaldı Oyunski

Lena suyu ulu su
Sana kurdular pusu
Şimdi  Saha ulusu
Öksüz kaldı Oyunskiy

Uzun olur kışımız
Ağuludur aşımız
Dinmedi göz yaşımız
Dalda soldu Oyunskiy

Bir kara şaman dedi ki
Burası demir perde
Konuşmayın her yerde
Zebaniler siperde
Evinizi basarlar
Başınızı keserler
Bir sergeye asarlar

Kar yağar kefen olur
Sel gelir tufan olur
Sonra duyar Stalin
Konuşan pişman olur
Doğruyu söyleyenin
Katline ferman olur

Bir deli ozan dedi ki

Buz deryası içinde
Nar ağacı yeşermez
Her ağaç yeşerir de
Dar ağacı yeşermez

İnanmayın methine
Lânet   adâletine
Kurtlar insan etine
Çarlar kadar aşermez

Daha kırk beşti yaşı
Apardı ecel kuşu
Ah bu feleğin işi
Akıl ermez düş ermez

Bir ana şaman dedi ki

Huuu
Gürültülü göklerin
Kara bulutların rûhu
Bir fırtına ol da gel
Davulunu çal da gel
Kov şu gürûhu

Huuu
Umay Anamızın rûhu
Gök yüzünden in de gel
Bir ak kuğu ol da gel
Üstümüze kanat ger
Bizleri koru


Huuu
Ulu deryaların
Deliren çayların rûhu
Coşkun bir sel ol da gel
Vâdîlere dol da gel
Şu kanları yu

Huuu
Derin dehlizlerin
Karanlık mağaraların rûhu
Cinlerini al da gel
Bir velvele sal da gel
Bitsin bu uyku

Ve bir ak saçlı ozan dedi ki

Sanmayın ki çürüyüp
Toprak oldu Oyunskiy
Ormanda kayınlara
Yaprak oldu Oyunskiy

Ozanların dilinde
Kopuzların telinde
Ve erkinlik yolunda
Bayrak oldu Oyunskiy

Giden sırayı savar
Ruhu göklere ağar
Her gün yeniden doğar
Şafak oldu Oyunskiy

Ahı tutar onları
Acı olur sonları
Unutulur sanları
Adak oldu Oyunskiy

Armağan:
Hey! Verhoyan dağlarında geyik yayan ve alın terinden başka kazanç bilmeyen çekik gözlü, yağız yüzlü çobanlar ve buzullar arasından bir kardelen gibi fışkıran Saha Yurdunun masum çocukları; benim yiğit kardeşlerim!.. Büyük atamız Oyunskiy için yazdığım bu şiiri sizlere armağan ediyorum.

Bir büyük ozan ve ulu bir kamdı o. Buzullar içinde yanan bir odlu yürekti… En eski destanlar çınlıyordu  kopuzunun tellerinde ve en içli nağmeler canlanıyordu. Bugün sizler onun bir sinsin alevi gibi yanan ve külleri bütün dünyaya savrulan   kitaplarının   alevleriyle  aydınlanacak  ve harâretiyle  ısınacaksınız.

Bilsinler ki, toprağa düşmeden yeşermez tohum. Şimdi Oyunskiy’nin toprağından yeni fidanlar fışkıracak ve yeni ozanlar doğacaktır!..

 

Şiirde geçen bazı kelimelerin anlamları:

Oyunskiy               : (29. Ekim 1893 - 31. Ekim 1939) Büyük Yakut şairi ve devlet adamı.              Sovyetler Birliği’nde  daha 46 yaşında, hem de bir doğum yıl dönümünde Stalin tarafından sorgusuz sualsiz kurşuna dizilen  binlerce aydından biri. 

Cebcekiey              : Oyunskiy’nin anası.Yüzlerce şiiri ve masalı ezbere bilen ve Saha folklorunun kaynak kişilerinden olan şaman yaratılışlı fakir bir kadın. 

Sardana                 : Şair kurşuna dizilirken ancak iki - üç yaşlarında olan küçük kızı. Bundan sonra da Oyunskiy hain ilan edilmiş ve bu iftiradan aklanıncaya kadar yirmi yıl boyunca ailesiyle  kimse ilgilenememiştir. 

Udagan                 : Ermiş gibi mânevî bir kimliğe sahip saygın kişilere verilen bir ünvan.

Ferişte                   : Melek

Olonho                  : Oyunskiy’nin yeniden düzenleyip kaleme aldığı otuz altı bin mısra uzunluğunda bir Saha destanı. Bu hacimli yapısıyla Kırgızların Manas destanına benziyor. 

Umay                     : Eski Türk inancına göre doğum anında annelere ve bebeklere yardım eden melek.

Doom ere doom   : Saha yurdunda ozanlar destan anlatmaya başlarken bir besmele gibi bu klişe kelimelerle başlıyorlar.

Şaman                   : Şamanizm inancına göre büyücülük, ozanlık, kâhinlik, doktorluk gibi bazı manevî güçlerle donatıldığına inanılan kişiler.

Lena                      :Yakutistan’da Kuzey Buz denizine dökülen dünyanın en büyük nehirlerinden biri.

Verhoyan              : Yakutistan’da bir dağ. 

Serge                     : Evlerin kapısının önüne dikilen ve üzeri çeşitli nakışlarla süslenen yüksek bir direk. At bağlanmaya yarayan ve hâlâ Kök Tengri dinine inanan Yakut töresine göre bu direk ailenin şerefini temsil etmektedir.

Saldat                    : Rus askeri.

Gestapo                 : Nazi Almanya’sının gizli polis teşkilatı.

SS                           : Hitler döneminin özel Nazi birlikleri.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 1. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 1. Sayı