HaftanınÇok Okunanları
AYSUN DEMİREZ GÜNERİ 1
KEMAL BOZOK 2
Nergis Biray, Sema Eynel 3
HİDAYET ORUÇOV 4
İSMAİL BOZKURT 5
Ece Türköz Oğuz 6
SEYFETTİN ALTAYLI 7
“Ertesi sabah Rüya elinde bir sarı gülle geldi.
“Bahçeden mi?” diye sordu Erhan, bahçeden olduğunu bile bile.
“Evet! Bahçenin bize ait olan tarafından…”
“Bana versene.”
“Zaten sana getirmiştim.”
Bir anda dünya sarı ve yeşil renge boyanıverdi.
O günden sonra Rüya, her sabah okula iki yeşil gülümseme ve bir sarı gülle geldi. Erhan aldı gülü ve gülümsemeleri, kelimelerle karıştırdı, dizelere yerleştirdi, şiir oldu. Önce Nur okudu bu şiirleri. Sonra bütün kızlar okudu. Gönlünde gizlisi bulunan herkes okudu. Rüyalı, sarı güllü, şiirler, gönülleri titretti, anı defterlerinde yer buldu. Erhan’ın şairliği zaten biliniyordu, Rüya’nın Bebiha olduğu herkes tarafından duyuldu.”
Yukarıdaki alıntı Osman Çeviksoy’un Bebiha romanından.
Ülkü Taşlıova, yemekli sohbet toplantısında “Avrasya Yazarlar Birliği’nin edep erkan yuvası” olduğunu söyledi. Ali Akbaş, Osman Çeviksoy, Hüseyin Özbay, Özer Revanoğlu, Hüseyin Albayrak, Yakup Ömeroğlu isimlerini yazmam yeter sanırım bu tanımlamanın ne kadar doğru olduğunu anlatmak için.
Avrasya Yazarlar Birliğinin hafta sonları yönetim kurulu toplantıları vardır. Yakup kardeşim beni de yönetim kurulu üyesi yazdığından uygun zaman olduğu haftalarda ben de toplantılara katılırım. Osman Abinin, Ali Ağabeyin, Hüseyin Özbay Hocamın bulunduğu bir ortama girdiğiniz anda, benim gibi sıklıkla patavatsızlık eden birinin kendi kendine çeki düzen verme ihtiyacı hasıl oluyor. Tebessüm eden yüzler, gülen gözler, zekice sessiz sakin giden sohbet, herkesin gülümseyerek ciddiyet içinde bulunduğu bir ortam. Anlatılmaz yaşanır, pencereden huzur ışığı giriyordur içeri.
Osman Ağabey Bebiha adında bir roman çıkarmış. İki haftadır Bebiha konuşuluyor bizim huzur ikliminde. “Ağabey kitabından ver de okuyayım” demek kabalık olurdu elbet. Bebiha konuşulduğuna göre benim de bir şeyler söylemem için kitabı okumam gerek.
Konu döndü dolaştı kadın erkek davranışlarına geldi. Kadınlar erkeklerin ne yapmasından hoşlanır? Ben otuz yıllık evliliğimizde eşimin en beğendiği davranışımın her ay bir gül veya çiçek buketiyle eve gelmem olduğunu söyledim. Osman ağabey “peki şimdiye kadar çiçek almadıysak eşimiz şüphe duymaz mı yarın elimde çiçekle eve gidersem!” dedi. “İlk seferinde duyar belki ama alışkanlık haline getirirseniz duymayacaktır.” dedim. Bundan sonraki birkaç haftada da Bebiha, çiçek ve gül muhabbeti devam etti.
Kızılay’a gidince Bebiha’yı almak için Akçağ’a uğradım. Bütün kitaplar %50 indirimdeymiş. Bebiha’yı alırken Osman Çeviksoy Ağabeyin bütün kitaplarını alayım da çocuklar da okusun diye 15 kadar Çeviksoy kitabının hepsini aldım. Kasada parasını ödüyordum ki Osman Ağabey kapıdan içeri girmesin mi? “Eyvah yakalandık.” dedim içimden. Bebiha’yı şimdiye kadar okumadığım ortaya çıkmıştı. Yakalanmaya yakalandık bari kitabı da imzalatayım diye çıkarıp imzalattım. Ağabey beni kendi kitaplarını alırken yakalamaktan mutlu oldu. “Kitabın sırrı adında gizli” dedi.
Kitaba başladım ve bitirinceye kadar okudum. Kendi çocukluğumdan o kadar çok şey bulmuştum ki romanda. Sadece kitapta olanlar altmışlı yıllarda, benim yaşadıklarım yetmişli yıllarda idi ve benim hayat şartlarım nispeten daha kolaydı. En azından hiç aç kalmadım.
Kitabın sonuna gelip girişteki diyalogları okuyunca kendi kendime mahcup oldum. Meğerse bizim haftalardır ettiğimiz gül muhabbetlerinde “Bebiha”nın sarı güllerine telmih varmış.
Bebiha’yı şimdiye kadar okumayanlar altmışlı yıllarda Çorum’un bir köyünden aç kalarak, elbisesiz kalarak şehirde hayata tutunmuş bir yazarın hayat hikâyesini, hayat arkadaşına olan aşkını okumanızı tavsiye ediyorum. Arı duru bir Türkçe ile yazılan romanda kendi hayatınızdan çok şey bulacaksınız.