HaftanınÇok Okunanları
Ercan Argınbayev 1
Zılika Jantasova 2
Coşkun Haliloğlu 3
Kanıbek Sarıbayev 4
HİDAYET ORUÇOV 5
Batyrkhan Sarsenkhan 6
SEVKAN TAHSİNOĞLU (USTA ) 7
Adam koltuğun köşesinde yaslanmadan oturuyordu, kalktı kalkacaktı. Kolunu koyduğu yerde, soluk koltuk örtüsünün kısa püskülleriyle oynayarak odada anlamlı bir aidiyet kazanmaya çalışıyordu. Önüne silinmemiş bir sehpa koydu evin kızı. Yer minderinde iki büklüm kıvrılmış kadın, halı desenlerindeki örüntüyü tam yakalayacaktı ki, sehpanın kirini gördü. Utandı. Mutfak kapısına öfkeyle baktı.
“Bir bez getir Suna.” dedi. Suna şöyle bir sudan geçirip sıkmayı akıl edemediği bezi annesine uzattı. Kadının açık yeşil çorabına su damladı.
“Uğraşmayın abla, zaten şimdi gidecektim.” dedi adam. Acıyla gülümsedi, babasının üç kuruş borcunu almak için katlandığı mahcubiyetten canı sıkılarak.
Suna mutfağın aralık kapısından annesine kaş göz yaptı: “Bu kim? Önüne ne koyacağız?” Kadın yerinde gerginlikle kıpırdandı.
Suna elinde çöp kovası, montunun cebini kabartan küçük bir kaseyle evden çıktı.
Kadın yılgınlıkla adama döndü: “Kocam evde değil, Geldiğini haber veririm oğlum.”
Ben gideyim abla, iyi günler o zaman.”
“Kalkma, çay demleniyor. Makbuleler nasıllardı?”
“Annemler nasıl olsun, iyiler. Ev işi filan yapıyorlar.”
Kız eve döndü. Önce mutfağa gitti, sonra odaya geldi. Elindeki bisküvi dolu tabağı dikkatle sehpaya koydu: “Makbule teyzenin selamı var anne.”
AYB Türkiye Çevrim İçi Hikâye Atölyesi, Mayıs 2026.