Severek bekle


 15 Eylül 2026

Ve yine giden yaz
Beni öpüyor vedalaşırken,
Son bir söz alarak:
Unutma ve severek bekle...
Sıcacık avuçla omzuma
Sonbaharın sarı yaprağı konuyor,
Ve sonbahar saçlarımı
Güneş ışığıyla okşuyor.
O, seven bir anne gibi,
Kendi eliyle örüyor örgüleri,
Bense başım açık duruyorum,
Düşüncelerimi taramaya çalışarak...
Uçuşuyor düşünce kelebekleri,
Beni yaza götürüyorlar...
Kısa bir süre bir yerlerde uçup
Çayıra konuyorlar – dinlenmeye.
Bir anda topluyorum onları
Sessizleşmiş uykulu dallardan,
Senin hediye ettiğin kitabın içine
Özenle yerleştiriyorum...
Karanlık akşamlardan birinde
Hüzünleneceğim sıcak yaz için,
Yıldızlı, kelebekli gökyüzü için
Ve şu kitabın sayfalarına bakacağım.
Bir sürü beyaz kelebek havalanacak,
Yaz şarkıma kulak vererek,
Ve bakir, mucizevi bir kar gibi
Yeryüzüne sessizce düşecek...

***

geyikler

Geyik, geyikler...
Her yerde izleri
Asil, ince, narin olanların,
Horinlerde, Uryanhaylarda,
Hakaslarda, Evenklerde,
Hatta kraliçenin başının tacı
Altın kral vadisinde
Parıldıyor kıvrımlı boynuzlarla
O uzak İskit çağından...
İnce bacaklı geyik,
Sen nerede olursak olalım her yerdesin...
Geyikle birlikte yaşam şarkısını söyleyerek geçeyim,
Yaşam boyu geyik olayım
Ve gideyim…

huzur

Yorgun bulutlardan
Daha dün
Sonbahar hüznü yağıyordu.
Bugün gökler
Törensel bir ciddiyette.
Bu soğuk gecede
İndi kederin mührü,
Doğurmaya hazırlanan
Madonna öylesine aydınlık ki...
Ve işte billur sessizlikte
Öylesine masum yağmaya başladı
Yeryüzüne ilk kar...
Bu mucizeye dalıp
Gece karanlığı donakaldı,
Oğul-kara izin vererek
Gönüllerde huzuru egemen kılmaya...

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 237. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 237. Sayı