Şiir Potpurisi


 01 Ocak 2015

Gelincikler 

Nar çiçekleri 

Ihlamurlar

Yaz değil Ağustos böcekleri geldi 

Halim iyi değil demeyin ahbaplar! 

Dün akşam kapıma dostluğunuz geldi 

Hoş geldi!

Akasyalar 

Çimenler

Dağ çilekleri...

Ve keyfimin kâhyası çiçeklendi 

Uzanan bir eldi

“Döndüm baktım, gelen bir edalı yar idi...”
 

...zamanlar mı geçti benden? 

ben mi zamanlardan...? 

çocukken geçmek bilmezdi 

şimdi ben peşinden koşarım 

varamam...

çekil önümden 

bana yol ver zaman, 

yetmiyorsun...!

 

*

Ekmek ana ekmek 

Ben ekmeğe aç

Şimdi sen bana açsın, 

Açız ana açız....

Ekmeğin ana açlığınıda berberinde getireceğini nerden 

bilebilirdim?

Şimdi hem ekmeğe açım, hem de anama... 

Üzerimi örtmesinler

Anam bana açken

Kanayan yara insanımı acıtırken 

Ben üşümüşüm ne yazar

Varsın hesabımı ekmek kokusunun ahı alsın... 

Alsın çocuklar alsın

Bahar yağmurları günahlarımızı alıp sele katsın 

Ekmek peşinde koştururken minnacık ayaklarınız 

Ölüm sizin peşinizden koşturmasın!

 

*

Gözlerde boş bakışlar

Muhabbet dediğin birkaçkelimeden ibaret, 

Kafalarda binbir hesap kitabın muhasebesi,

İnsanlığın çivisi çıkmış a dostlar 

Samimiyetin bugün defin merasimi var, 

Ruhlar, bedenler sürgünde

Kıyametin şemali bu olsa gerek.

 

*

Kumrular zamanıdır

Bilmem anlatabiliyor muyum...!? 

Bilmem duyuyor musun!?

Bilmem ne haldesin!? 

Bak kumrular zamanı 

Öt

Kanat çırp 

Yüksel

Korkma sevgilim!

Kumrunun şefkat ve asaleti yakışıyor bize...

 

*

Hiç ağladınız mı biri için siz? 

Peki ağladımı biri siziniçin hiç? 

Vardınız

Aksi hiç yaşamadınız... 

Sormayın!

Artık kısa şiirler yazıyorum...

 

*

Duydum ki özlüyormuşsun 

Düşünme beni sevgilim

Düşündükçe saçlarına aklar düşer bilirim 

Say ki yokum

Veyahut hiç olmadım

Varlığım değiştirmedi hiçbirşeyi görüyorsun 

Saçına aklar

Ömrüne düşmesin hüzünler.

 

*

Telve gibi fincandibine çökmüşüz 

Biz fincanı fincan bizi anlıyor 

İkimizin yükü ağır omuzlarında 

Vardar sularınakapılır gençliğimiz

Bir nostaljidir şimdi Üsküp kaldırımlarında benliğim 

Genzimizi yakar gelecek kaygısı

Üsküp beni ben Üsküb’ü anlarım 

Halimi sormayın a dostlar

Artık kısa şiirler yazıyorum...

 

*

Üsküp’te yazdan kalma bir güneş

Etrafta buz gibi kış kokan ne çok insan var 

Üşüyoruz,

Üsküp’te tarihten kalma bir ben

Etrafta sonbahar kokan ıslak yapraklar var 

Düşüyoruz,

Karşımda bir çift tebessüm gülüşüyoruz

Kahve telvesinde bizi anlayan bir çift muhabbetimiz var 

Tutup elimden kaldırıyor şahlanıyoruz…

Üşüyoruz, 

Düşüyoruz, 

Şahlanıyoruz...

 

*

Küs 

Dargın

Kelimelerim Şems bugün, 

Pervasız

Acımasız

Kor ateşler gibi düşüyor gırtlağıma... 

Sessiz sadasız bu aralar hepsi 

Sabra sükûta zincirli

Bıraksam

Azgın okyanus dalgalarımisali çalkalanacaklar, 

Yakında

Kelimelerim çok şey konuşacak...

 

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 97. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 97. Sayı