HaftanınÇok Okunanları
AYSUN DEMİREZ GÜNERİ 1
KEMAL BOZOK 2
Nergis Biray, Sema Eynel 3
HİDAYET ORUÇOV 4
İSMAİL BOZKURT 5
Ece Türköz Oğuz 6
SEYFETTİN ALTAYLI 7
Bağlı
Tüy ürperten sesim, ünüm
Takvimde en ağır günüm.
Yol üstü yolsuz göçkünüm,
Yüküm göçüme bağlı.
Ufalandım tane tane,
Yol kalmadı benden bana.
İçim devasa mengene,
Dışım içime bağlı.
Zaman miyar, hükmü kati,
Nedir onun kanaati?!
Yüz ölçünün zemaneti[1],
Tek bir biçime bağlı.
Yüz fikir – şirin, ya acı,
Halletmez bir ihtiyacı.
Her başlangıç – yol ayrıcı,
Her şey seçime bağlı...
elim taş altında…
Hep Yastık yerine dert baş altında,
Sulara gark olup göz kaş altında,
Ayağım bağlıdır el taş altında,
Böyle gelip geçer günüm, İlahi!
Bahtı uyuklayan talihi yatan,
O benim deryada gemisi batan.
Yoktur imdadıma, çağrıma çatan,
Yetişmez kimseye ünüm İlahi!
Budağın üstünde yuva kurmuşum,
Aynı o budağa balta çalmışım.
Yollar ayrımında şaşıp kalmışım,
Ben hangi tarafa dönüm İlahi!
Zehir yutmak olur söz yutmak olmaz,
Acı boş emzikle avutmak olmaz,
Sen varken kuluna yüz tutmak olmaz,
Tek Sana çevrilip yönüm, İlahi!
yamandır
Sele benzer ani gelen feryatlar,[2]
Yersiz sözün her kelimesi yamandır.
Tuğla-tuğla yapılmıştır bu saray,
Birden-bire sökülmesi yamandır.
Bahtı döner vakti sona yetenin,
Susması var bülbül gibi ötenin.
Budak-budak şıvgın olup bitenin,
Yaprak-yaprak dökülmesi yamandır.
Ağır derttir yad dilinde sövülmek,
Ayak altı paspas gibi dövülmek.
Ayıp değil mert önünde eğilmek,
Namerde diz çökülmesi yamandır.
Gölgesi yok arka ile gidenin,
Bir talepte on maksadı güdenin.
Ömür boyu hükümranlık edenin,
Mülkünde ot ekilmesi yamandır.
Haksız kimdir?... Beklediği ne Haktan,
Bir meseldir, yerde kalmaz haksız kan
Masumların damgalanıp nahaktan[3],
Dar ağaca çekilmesi yamandır.
Koç yiğitler meydanlarda durdu tek,
Korkakların yeri gurbet, yurdu tek
Her insanın bir barama kurdu tek[4],
Öz ağına dürülmesi yamandır.
ağaç
Bu ağacı kim budamış?
Bir dön bunun haline bak.
Üstündeki yetmişine,
Altındaki hamına bak!
Her taraftan sert rüzgarla,
Tufanla dövülen ağaç.
İçeriden Kıtır-kıtır
Aç gözle, yenilen ağaç.
Bütün iken, vahit iken,
Nice yere parçalanıp
Zaman zaman alevlerde
Budağı yaprağı yanıp
Yitirilmiş budağını,
Yaprağını her an arar.
Helal hakkı ola ola
Haksızlığa hep dayanır
Gövdesinde bin bir yara,
Damla damla akar kanı.
Kök attığı toprağında,
Kaç yabancının unvanı.
Ortalıkta TEK ce kalan,
Yalnız, tenha biten ağaç.
Hayıf sana ağaç Vatan,
Yazık sana Vatan ağaç!..
yazık
Gürültülü mağarada saadet var,
Sessiz kalmış sükut eden çöllere yazık.
Vazoları süsleyince gönül okşar,
Mezar üstüne konulan güllere yazık.
Makamında söylenen söz ferasettir,
Bir söz Hakkı öğütlerse hakikattir
İki dostun arasında muhabbettir,
Yas gününde ağıt diyen dillere yazık.
İnsanların hem namerdi, hem merdi var,
Yaşayanın hem sevinci, hem derdi var.
Bahtiyardır, kimlerin ki, hemderdi var
Yurdunda yalnız kalan ellere yazık.
Yüreklerde inanç yoktur bu dünyaya,
Değer vermez bir dileğe bir arzuya.
Yumruk olup birleşince metin kaya,
Dilenmek için uzanan ellere yazık.
Elden giden kıymetlenir yok olunca,
Elde olan gözden düşer çok olunca.
Etrafında tilki, çakal çok olunca,
Azameti yeri titreten fillere yazık.
olmazsa
Asla menzile varılmaz,
Doğru yol-erkan olmazsa.
Bir yükseklik fethedilmez,
Haktan merdiven olmazsa.
Yiter kanda yaddaş[5] kalmaz,
Açık göz ayık baş kalmaz.
Taşın üstünde taş kalmaz
Yurt yeri mekan olmazsa.
Ruh nefestir, beden ettir,
Bakın bu nasıl vahdettir?!
Dışta sukut atalettir,
Dahilde tekan[6] olmazsa.
Dünya işi oyun olur,
Gah yasın, gah toyun olur,
İki gül kol boyun[7] olur,
Arada diken olmazsa.
Tutulursun ağır derde,
Gözlerini tutar perde.
Ömrün geçer yedeklerde
Öz aklın zekan olmazsa.
[1] Garantisi
[2] Feryat-figan, bağırma çağırma,
[3] Haksızlık
[4] İpek böceği gibi
[5] hafıza
[6] Hareket kuvveti.
[7]Sarmaş dolaş