Şiirler


 01 Temmuz 2020



ÜMİT BAKIŞLARI

 

Şikeste gönlümü derd-i nihâne bağlamışam men

Onunla ilkârımı câvidâne bağlamışam men.

               Koca ağaç kimi har gizlesem de, gayretim üzre

               Yine kuru kütüğümden civâne bağlamışam men.

O zirveden bırakılmış taşım ki, dağ-taşa karşı

Sınıp dağılmamışam hey kemane bağlamışam men

               Görüp o tozlu dumanlı yol üste ahsayır aklım

               Hayatımı o yola âşıkane bağlamışam men

Karanguluk gecelerde, dikenli Kâbe yolumda

Ümit bakışlarımı kehkeşâne bağlamışam men

               Senin ohun mene çatmaz özünü yorma ay avcu

               Ki zirvede özüme âşiyâne bağlamışam men

Sana ümît olalı dağ kimi yakından el üzmüş

Özümü tük kimi nazik gümane bağlamışam men

               Deyende incidi şiirim, deyin ki boynuna salsın,

               Key bu boyun bağını tane tane bağlamışam men 

 Meni unutmaya yarım, gönül perisi saçından

O ince parmağa bir tel nişâne bağlamışam men

               Borandı, şahtadı, kıştı köçür gönül kuşu Sönmez!

Ürek sözün yoluna âb ü revâne bağlamışam men 

 

 

 

GAZEL

 

Yüz min göz ola, sen bahasın yüzler içinde

 Şehlâ gözün ay kız, seçilir gözler içinde.

               Dolmuş o humar gözleri sandım ki seherde

               Şebnemdi parıldar teze nergizler içinde

O gül üze temsil içün ulduz desem azdır

On dört gecelik aydır üzün üzler içinde.

               Pervâneden öğren ki, nece şem’a koştu

               Pak aşk helaldır, demeli bizler için de.

Deryâda üzürsen, yolunu izleyebilsem

Ancak yazılarken bozulan izler içinde.

               El koydu hekîm kalbimin üste êle bildim

               Ersindi gör bu alışan közler içinde.

Min hüsnüne hayfım gelir o eğri kaşınla

Bir eğri, hatâdır, geze min düzler içinde.

               Bir sözdü muhabbet sözü âlemde vatan tek

               Yoh başka gözel söz bu kadar sözler içinde

Vicdânını kim gözlese öz yahşı gününde

Vicdan da yaman günde onu gözler içinde

               Hergün ki sen ile geçirir ömrünü Sönmez

               Bir ömre berâberdir, o gündüzler içinde.

 

MEN NEYEM

 

Şairem, muhabbet elçisiyem men

Zamâne geçirip sınaktan meni

Dostluk kervanının yolcusuyam men

Düşürmez kôl diken ayaktan meni

               Men Araz değilem yuyam arıdam

               Bir zeyne bulağam ahıram müdam

               Gah kederlenirem, gah bulanıram

Denizem her seher gel sorağıma

Bahma bu ötergi çağlamağıma

Tanımak istirsen gel kucağıma

Tanımak muhaldir uzaktan meni.

               Men bir ter çiçeğem vatan bağında

               Açaram baharın ilkin çağında

Savalan dağında , Sehend dağında

Sormayın o dağdan, bu dağdan meni

Bahar nesîmiyem ıtırli, serin,

Ufuk tek sonsuzam, deniz tek derin,

Men anadiliyem bal kimi şirin,

Eşit kaymak kimi dudaktan meni.

               Çiçeğem gel iyle şeh nefesimi,

               Oynar leçeğimle yelin esimi,

               Êle latifem ki seher nesîmi,

               Az kalar koparsın budaktan meni.

Hastayam yatağım anam kucağı,

Dermanım bir avuç vatan torpağı

Allaha şükrolsun dağlar kalağı

Yaratmış bu gözel topraktan meni

               Koparmak olarsa gülü yarpakdan,

               Çıkarmak mümkünse avu avlaktan,

               Ayırmak çetindir eti dırnaktan,

               Etem, ayırdılar dırnaktan meni.

Sayrışan ulduzam her geceyarı,

Hasretle aharam ufuğa sarı,

Batmak istemirem men sizi Tanrı,

Kurtarsın bu kanlı şafaktan meni.

 

ÜMİT ÇİÇEĞİ

 

Payız ahşamının derin mânâsı

Bulut tek tutulmuş üreklerdedir

Fasıllar ötdükce intizar gözüm,

Çatmamış arzular üreklerdedir.

               Her yeri gezirsen, hara bahırsan?

               Saralmış yarpakdır kuru hazeldir,

               Açık üreklere, şad gönüllere, 

               Kupkuru hazel de terdir güzeldir

Ay ulu tabiat, ay büyük Tanrı,

Ülüşgüt gülleri, tük yarpakları

Verirsen ver mene şahtayı karı,

Ümit çiçeğimi soldurma bari.

 

Bu şiirlerde geçen kelimeler için mini sözlük:

Bu metinleri küçük değişiklerle Türkiye Türkçesine aktarabilirdik; fakat elimiz varmadı. Zira şiir, sadece anlam değil; sihri, büyüsü, müzikalitesi uçar, edası bozulur diye dokunamadık. Öyle sanıyorum ki, yüz kadar kelimeyi öğrensek bütün Azerbaycan edebiyatını okuyabiliriz. Burada verilen anlamlar şiirlerdeki karşılığı düşünülerek verildi.

 

ahsayır: aksıyor

alışmak: yanmak, tutuşmak 

Araz: Aras nehri 

âşiyân: yuva

bahar nesimi: bahar yeli

bahmak:bakmak

bulak: pınar

bulut tek: bulut gibi

câvidân: ölümsüz, ebedî

civân: genç

civâne bağlamak: (burada) filizlenmek, fışkın vermek

çatmaz:  ulaşmaz, kavuşmaz 

derd-i nihan: gizli dert

el üzmek: el çekmek, vaz geçmek

ele bil: sanki

ersin: eski ocakların üzerine konan demir çubuk

güman: ümit, tahmin

hekim: doktor

hara: nere, nereye

hara bahırsan: nereye bakıyorsun 

har gizlemek(?) 

hayf: yazık

humar: süzgün bakış

Itır: güzel koku 

ilgar: söz, vaat 

intizar: beklemek, hasrat çekmek

iylemek: koklamak

karanguluk: karanlık

kehkeşân: gökkuşağı

kemâne bağlamak: (burada) kayanın kemere dönüşmesi

key: zîra, çünkü

kimi: gibi

kôl: bodur çalılık, çit biykisi

lehçe: (bu metinde) taşra ağzı, yetersiz dil, 

men: ben

min: bin sayısı

müdâm ahıram: devamlı akıyorum

nesim: bahar rüzgârı

nişâne: işaret, belirti

özünü: kendisini 

pak: temiz

payız: güz, sonbahar

pervâne: kelebek

sarı: doğru

ufka sarı: ufka doğru

sayrışmak: harelenmek

Sehent: Azerbaycan da bir dağ 

seher: sabah

sınak:

sınmak: kırılmak

sorağına gitmek:

Savalan: Güney Azerbaycan’da bir dağ

şahta: dondurucu soğuk

şebnem: çiy, çiy damlası

şeh:           “    “      “

şem: mum

şikeste gönül: kırgın gönül

tâb: kimlik, kişilik, huy, karakter

tük kimi: tüy gibi 

tük yarpak: ince tüy yaprak

ulduz: yıldız

ülüşgüt: ?????????

ürek: yürek

üzmek: koparmak

vatan tek: vatan gibi

yahşı gün: iyi gün, mutlu gün

zeyne bulak:

 

NOT:

Biz bu şiirleri, Yahya Şeyda tarafından hazırlanan ve künyesinde yayın tarihi ve yeri belirtilmeyen yüzlerce şairin Türkçe şiirlerinin yer aldığı Edebiyat Ocağı isimli bir antolojiden aldık. Yıllarca önce yazılmış bu biyografik bilgilerde kim bilir ne değişikliler olmuş; zalim zaman ne canlara kıymış, kaç şairin kemikleri sürme olmuştur. Örneğin buradaki kayda göre 1906 yılında doğup 1988 yılında vefat eden ve bütün Türk Dünyasınca tanınan büyük şair Şehriyar hâlâ hayattadır. Zaman aşımından doğan bu değişikliklerin güncelleştirilmesi gerektiğini bilerek okuyuculardan özür diliyoruz. Zira bu çetin işi ancak İran’da yaşayan bir edebiyat tarihçisi başarabilir. Dileğimiz bu kardeş edebiyat mahsullerinin Tebriz’li kardeşlerimiz tarafından güncelleştirilerek ve yeni ilavelerle tekrar basılmasıdır.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

(*) Lehçe: Bir anadilden zamanla çeşitli etkenlerle ayrılan yeni konuşma şekilleri. Fakat yukarıdaki metinde edebî değeri olmayan taşra konuşması anlamında kullanılmış.

Tab: tabiat, yaratılış, benlik. 

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 163. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 163. Sayı