Şiirler


 01 Temmuz 2020



AKLIMA NEREDEN DÜŞTÜN?

 

Nereden düştün aklıma ölüm?

Seni görmek istedim

Herkesten yüz çevirdiğim

Uğursuz bir günde

 

Uğursuz bir yolda

Aklıma nereden düştün ölüm?

Kaybolan hatıralar,

Unutulmuş uykulara karıştı

 

Unuttum kendimi

Ruhumda incinmeden

Aklımda unuttuğum günler

Ve kaybettiğim insanlar…

 

BİLİYOR MUSUN?

 

Biliyor musun neler oldu?

Canımın duvarlarından sızdı

Ruhumun azapları o gün.

Elimde mutluluğun resmi

Kara çerçevede,

Kovuldum gecenin kıyılarına

 

Biliyor musun neler oldu?

Senin ayrılıktan sonraki sevincin ile

Sevginin yasından çıkmış

Benim yalnızlığım,

Birbirini affedip

Birbirine sarıldı

 

Biliyor musun neler oldu?

Gecenin kıyılarında

Bir sevgi cenazesi kaldı

Meçhul ve kimsesiz…

 

YALNIZLIK

 

Sevildiğim kadar

Yalnızlığım var,

Belki ondan da çok.

Ama yalnızlığımı

Kaybettiğim kadar mutluyum

 

Görmediğim günler

Düşer aklıma

Başımın üstünde

Rengimi çizer bulutlar

 

Alnımın kırışıklığında

Dertlerim civan

Işık gibi gözlerime dolarsın

Düşündüklerini bırak

Çimenimin çiçeği

 

Uzun yoldan,

Baş ağrısından sonraki

Dinçlik kadar yumuşak,

Islak ve titreksin.

Yalnızlıktan uzaklaşırım

Büyük bir günah pahasına

 

GÜZ RÜZGÂRI

 

Gökleri kuşlara hasret

Ölü bir güz gününde

Rüzgârlar yüzünü sürer

Hasrettir bir memleketin

Kapalı pencerelerine

 

Rüzgârın nefesi kalmış

Kurumuş otların üstünde…

Dön gel merhem rüzgârım!

Götür insanların hasretini

Eski bir şarkının

Son sözü gibi

 

Ölü bir güz günü Bakü’de

Anamın son beşiği

Yüzünü rüzgâra sürüp diyordu:

Tanrım!

Ben cansız olaydım!

 

SEVGİDEN BAŞKA

 

Şairlerin doğdukları,

Öldükleri

Yurttan da soğuğum.

Sana mektuplar yazarım

Ayrılık korkusundan.

İnanma!

Ve de bekleme!

 

Benden umduğun sevgi

Sonuncu yaz günüydü

Yine soğuklar düşecek

Üşüyecek canımın derdi

Ayrılık korkusundan

 

İnanma ve bekleme

Burada sevgiden başka

Hiç kimse kurtulmadı

 

KULAK VER

 

Bir uzak yol vardı,

Sen gitmedin.

Orada seni yüreğime saldım

Kendim de bilmeden.

Ağaçlar yağmura düştü,

Gölgeler ne çekti,

Duydun mu?

 

Bir kimsesiz gün vardı,

Sen görmedin.

Mavi derdim oldun

Ömür boyu zorla çekerim

Mavilikten boğulurken

Yağmurlar ne söyledi,

Öğrendin mi?

 

YÜZ ÇEVİRENLER

 

Benden yüz çevirenler

Yorgunum yol ayrımında

Ağaçların,

İnsanların,

Sahraların arasında

Beklemekten,

Dinlemekten,

Yaşamaktan yorgunum

 

Ruhum yabancı bir vatandan

Geri dönüp geldi

Kanlı su gibi aktım

Memleketim yüzünden

 

Benden yüz çevirenler

Yalnızım,

Yalnız kurdum yol ayrımında

Size çoktan hasretim

 

ALNIMA YAZIL

 

Ben bu ömrü tek yaşadım

Yeri dövdüm,

Göğü dövdüm,

Açan olmadı

 

Hangi yerde yaşadıysam

Tanrı görmedi

Kendi ruhumla el ele

Alın yazısız dolaştım

 

Ölüm, yitim oldu aramızda

Yalnız sözler kaldı,

Onlar da yaralı…

Sen yürek kadar sözsün

Gel, daha usandım,

Bembeyaz alnıma yazıl!

 

BİR DAHA GEÇ

 

Ömür ortada kaldı

Sonbahar sarartır her şeyi

Gel, bu yerden bir daha geç!

 

Karanlığın korkusundan

Yıldız yıldız titriyor gökyüzü

İki yol ayrımında

Yüreğim gibi sızlar

Gölgesiz ağaçlar

 

Yedi göbek sonra

Ömrümün ilk gününde

Yalnız adın kalmıştı

Onu da yağmurlar yıkadı

Gel, bu yerden bir daha geç!

 

KIRMIZI KAR

 

Gamların serdarıyım

Ben canıma galip geldim

 

Kar eritir karanlığı

Görünen yalnızca yoldu

Gün doğudan, gün batıya...

Çıplak yüreğin titretir

Ruhumun yüzü yok yanında

Soğuk kaçırdı yüzünü

 

Aşkına gidiyordum;

Yıkıldım,

Kazaya düştüm, duymadın.

Kar üstünde kızıl kanım

 

Sıcağın,

Ayazın içinde

Yıllar boyu boşa yandık,

Üşüdük.

Şimdi her gün 

Geceden korkulu uykuna

Kıpkırmızı kar yağar

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 163. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 163. Sayı