Şiirler


 01 Eylül 2020


İlk Ana Yurdumuz

 

Türkçemiz 

İlk evimiz

 

Annemizdir o

Her odası ninni sesinden

 

Pencereler

Güneşe açılır

İsimlerimiz ilk harflerinden

 

Gökyüzü

Gündüz 

Gece

Mavi hayal defteri

 

Türkçemiz

İlk evimiz

İlk ana yurdumuz

 

 

Ana Dili Ağacı

 

Türkçe’de

Söz

Anlam kalesi

K e l i m e l e r d e n

 

Ağacında

Her yaprak

Bir kelime

                        

Her kelime

Bir göz

Bir el

Göz kırparız öğrendikçe

 

Kulağımızda kelimeler

Duyarız

Yakın ve uzak sesleri

 

Konuşup

yazdıkça

Döne döne uçar sanki

Harfler

Kelimeler

 

Her yerde

Her zaman

O ağaca

Toplanır kuşlar gibi

K e l i m e l e r 

 

 

Türkçe Atlası

 

Doğmuşuz gibi

Aynı anadan

Bir dilden

 

Türklerin dili

Hep 

Türkçe 

 

Kardeştir

Her bir dalı

Yaprağı

Çiçeği 

Her bir meyvesiyle

Türkçe 

 

Aynı evin içinde

Gösterir bizi

Yirmi sekiz kardeşle

Atlasımız Türkçe 

 

 

Sesi Mavi

 

Türkçem

Kökü aynı

Dalları

Dünyaya yayılmış

Ulu

Ana ağacım

 

Yoktur 

Türkçesi olmayan sözcük[1]

Tek bir

Ses bile

Dünyada 

 

Yaprakları renk renk

Olsa da

Yirmi sekiz ağız

Konuşur aynı dili

Aynı mavilikte

            yeryüzünde 

 

 

İncir Gibi

 

Doğunca

Türkçe bir kelime

Önce

Yeşil erik

Nazlı kirazdır

 

Konuşuldukça

Yazıldıkça 

Kuş olur

Kanatlanır sanki 

Türkçe 

 

Gün gün ballanır

Kelime

Harflerin 

Seslerin arasında 

 

Sonra mı?

 

İncir gibi

Türkçe

 

 

En Çok Sevdikleri

 

Kaybolmaz

Gökyüzünde

Hiçbir ses

 

Duyar

Ve bilir Tanrı

Her dili

 

Ne zaman

Ve nerede

Konuşulacağını

Ve yazılacağını

Görür Tanrı

 

Bu yüzden de

Her zaman

Sevgilidir

Türkçe

 

 

Türkçe Sevmek

 

İçimdeki küçük meleğim

Her yıldız,

Bir insan

Hilal, bizim

Büyük şarkımız

 

İçimdeki küçük meleğim

Seni de çağırsın deniz

Bu gece evimize

Sevgiyle 

Türkçe

Ve büyüsün hilal yine sevgiyle

 

Sen de

İçimdeki küçük meleğim

Türkçe sev hep

Her şeyi

Ne varsa

Canlı cansız

Yeryüzünde

 

 

Sesli Mavi Bir Çiçek

 

İçimdeki sesler

Dönüşünce harflere

Ağzım

Türkçem

Mavi 

 

Sesten

Bir ırmak 

Akar yeryüzünden

Gökyüzüne

 

Yolumdur ses

Çağırma başka sesleri

Maviden öte

Türkçe 

Sende saklı sanki

Dünyanın bütün dilleri

 

Öyle bir dil ki

Türkçem

Cennette bile

Türkçe 

 

 

Dedem Korkut

                        Orhan Şaik Gökyay için

 

Okuyunca 

Ses verir bize

Canlı cansız her şey

 

Esince 

Salkım salkım 

Ses yelleri

Düşleriz 

Destanlardan evlerimizi

 

Dedem Korkut Kitabı

Getirir bize

Uçan atlara binmiş

Kafdağı’nı

 

Seslenir bize

Her yerde

Dedem Korkut

Her zaman

Allah’ın dediği olur

 

 

Türkçemin Elif Çiçeği

 

Yunus ki sütdişleriyle Türkçenin

Ne güzel biçmişti gök ekinini

                        Cemal Süreya

 

Türkçemin Kutup Yıldızı

Elif çiçeği Yunus Emre

 

‘Düzeltip çeki düzen verdin’

Hem seslere

Hem kelimelere

 

Yunus Emre Yunus Emre

Anadolu’da

Seninle başladı Türkçe

Şiire

 

Sırları göründü hem

Tanrı’nın 

Hem insanların

Türkçe’de 

 

Yunus Emre

Kafesten uçmuş kuş gibi[2]

Miras bıraktın bize

Şiiri

Şiirce 

 

 

Kanatlı Su

 

Türkçe söylemiş

Karacaoğlan 

Dağlara

Kırlara

Kuş olup uçan suya

İncecik yağan kara

 

Türkçesi

Duru bir pınar

 

Türkçem dilinde

Hep gülen bir

Tavus kuşu

 

Türkçem 

Kırlarda yankılanan

Çiçek çiçek bir sevda

 

Dil olmuş

Türkçe

Karacaoğlan ile

Anadolu’ya

 

 

Destansı Gibi

 

Ne varsa

Yazdığı

Süslü söz bahçesi

 

Duyunca şiirini

Kanatlanır kaplumbağalar

Eğilir Edirne’de

Minareler su içmeğe

 

Kelebeklerin

Manisa Ovası’na

Ektiği buğdayı

Hazırdır biçmeye

Sivrisinekler

 

Seslenince kelimelere

Kavağa çıkar balık

Söğüt dalı kesmeye

 

Kaygusuz Abdal’ın

Destansı gibidir

Hiç yere serilmez

Türkçesi

 

 

Çoban Yıldızı

 

 

Elma dediğin

Hüma kuşu mu?

Bin çiçekten

Bir kovana

Bal getiren bir arı mı?

 

Kötü çiçek

yetişmez ki Türkçede![3]

Öyle içli

Öyle yumuşak

Akar ki

Çiğdemler arasında

Su, Türkçe

 

Esince her okunuşta

Ilgıt ılgıt

Sabah yelleri

Sanki dağlarda

Bir yolcusun

 

Ağlayarak uçuşurken

Turnalar

Yıldız Dağı etrafında

Zili çalınır Sivas’ta

 

Sen Türkçemin

Çoban Yıldızı

Pir Sultan Abdalısın

 

 

Türkçemin Kır Çiçekleri

 

Ne kadar

Farklı olsa da

Renkleri

Kokuları

Sesleri hep mavi

 

Bir nehir akışı

Hem yazı

Hem kışı

Büyük oğul

Bilgem

Destan çiçeğim[4]

 

Gençlik dağlarımın

Bitmeyen yankısı

Ağaçların kuşların da

Anladığı

İyi habercim

Susenim[5]

 

Sazım

Ezgili yüreğim

Benzetmelerin 

Nakışçısı

Hem yol arkadaşım

Hem de menekşem[6]

 

Kahkaha çiçeğim

Yiğitliği 

Uçuran atlı[7]

 

Arı dilim

Benim güzel papatyam[8]

 

Sesim sazım

Yüreğiyle gören

Toprağın türkücüsü

Sarmaşığım[9]

 

Ne kadar

Farklı olsa da

Renkleri

Kokuları

Sesleri hep mavi

 

 

Sitem

 

Ney sesiyle

Çıkarım yolculuğa

Mevlâna yurdu

Konya’ya 

 

Duyunca içimde

Çözemediğim

Bir düğüm

Bir sitem

 

Nerededir onun

Mavi sesi

Kitaplarında

Türkçemin?

 

 

Türkçenin On Beş Büyük Şiir Kelebeği

 

Taşırdı şiiri

Nehirleri gölleri

Ve denizleri[10]

 

Anadolu’da 

Türkçenin

Körpe gelinciği[11]

 

Türkçe konuşurken

Hayvanlarla

Gülermiş eşeği[12]

 

En çok okunan

Mevlid şiirini

Bursa’da

Ulu Cami’de yazmış

Yemyeşil Türkçeyle[13]

 

Yükselmiş onunla

Türkçe şiir

Yeni bir aşamaya

Hem de

Düzeltirmiş 

Fatih Sultan Mehmet’in

Şiirlerini[14]

 

Divan şiirinde

Türkçe kullanma bilincinin

Büyük şairi[15]

 

En büyük

Aşk şairidir Türkçenin

Sevilmemiş

Ve övülmemiştir

Onun kadar

Hiçbir şairimiz[16]

 

Yükseltmiştir

İstanbul Türkçesinin

Zarif bayrağını

Göklere[17]

 

Türkçemin

Bağdat’ta açan

Görkemli çiçeği[18]

 

Oktan acıtıcıdır

Şiirinde

Kelimeleri[19]

 

Geniştir ovalarca

Şiir ağacının gölgesi

Ve olgundur meyveleri[20]

 

Az sözle

Hem kısa

Hem de

Özlü yazarak

Çığır açmış

Türkçe şiirde[21]

 

İlk öğretmen şairimiz

Oğlu için yazmış

Hayriyye adlı

Hayat kitabını[22]

 

Koşmuş yorulmadan

Aşk hayalleri için

İstanbul bahçelerinde[23]

 

Aşılamadı

Rüya Türkçesinin

Güzelliği[24]

 


 

[1] Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya ait dizeler

[2] Yunus Emre’ye ait dize

[3] Haydar Ergülen’e ait dize

[4] Dede Korkut

[5] Emrah

[6] Dadaloğlu

[7] Köroğlu

[8] Karacaoğlan

[9] Âşık Veysel

[10] Kadı Burhaneddin

[11] Nesîmî

[12] Şeyhî

[13] Mevlid şairi Süleyman Çelebi

[14] Ahmed Paşa

[15] Necâtî

[16] Fuzûli

[17] Bakî

[18] Bağdatlı Rûhî 

[19] Nef’î

[20] Şeyhülislam Yahya 

[21] Nâili-i Kâdim

[22] Nâbî

[23] Nedim

[24] Şeyh Galip

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 165. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 165. Sayı