Şiirler


 01 Nisan 2019

Kopmuş Ümit

Teftileü deyince gönlüme,

Ah, Tukay türküsü gelir.

Üsütüme ise kara bulut gibi,

Tevkilev dönemi gelir.

 

Olmuş Tatarda morzalar-

Satmış dinini, imanını.

Satmış öz neslini soyunu

Koruyayım diye canını!

 

Hizmet etmiş Urısa

Köpek gibi sadık olup.

Yaşamış öyle- doğurmuş

Halkına itlik edip.

 

Sonsuza gelmez hiç kimse,

Bırakıp gider her şeyi-

Bırakır namusunu satıp,

Toplamış altınlarını.

 

Yalnız birinin kutsal adını

Saklar halkı saygı ile.

Diğerine ise kötü adı

Rahat vermez kabirde bile.

 

Var Tatarda ulu zatlar!

Teftileüler de var!

 “Ayıplamaya ne hakkın var?”

Diye sormaları da var.

 

Var mı hakkım? Ey halkım,

Bu nasıl bir adedindir bu?

Çeker seni canını isteyip,

Nasıl bir uçurumdur bu?

 

Teftileü deyince gönlüme,

Ah, Tukay türküsü gelir.

Üsütüme ise kara bulut gibi,

Tevkilev dönemi gelir.

 

“Teftileü” köyüne, diye,

“Kopmuş ümid” türküsü

Yoksa Tatar ömrüne

Yoramış mı şairin?

 

Olmuş Tatarda morzalar

Şimdi yok artık onlar.

Ama Tatar var. Yani şimdi

Teftileüler de hala var.

 

Kazanım

Şehirler, şehirler,

Pek çoklar, çeşitliler.

Şanlısı, büyüğü var,

Küçüğü.

Hepsinden de yakın,

Hepsinden de değerli,

Hepsinden de büyüksün 

Benim için sen.

 

Kazanım! Kazanım!

Sen – hayat beşiğim.

Rüzgardan korunduğum

Korunağım sen çatım!

Gerekirse, de ancak-

Ben kendim dururum

Fırtınlara karşına,-

Sana yel değirmem!

 

Bin yılda kapını

Hangi yel-fırtına,

Hangi ateş, hangi güç

Vurmamış!

Sen ise yansan da

Basmışsın yeniden

Ayağa- Hudayım

Saklamış!

 

Kazanım! Kazanım!

Herzaman bulunmuş

Sana yel değirmem,

Diyecek kahramanlar.

Sen sonsuz yaşarsın,

Sen sonsuz parlarsın!

- Selam! - diye sana

El sallar asırlar.                           

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 148. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 148. Sayı