şiirler


 01 Mayıs 2026

Pişmanlıklardan kaçmak isterim,
Söndürme göğsümdeki ateşi ey soğuk rüzgar,
Belki de odur son ışığım...
Ben olup esmedin ki hiç bu diyarda.
Unut artık cahilliğimi, zaafımı ve kırgınlığımı,
Hani bir şair gözyaşlarıyla haklılığını
Beyaz kağıtların bağrına döker ya, öylece.
Günahı neydi ki,
Güzelliğimi ezberine almaz bakışların
Hemhâl olup bir meltemle sırra ermeye
Hasret çekmez mi artık gönlün!?
Söndürme onu, yalvarırım
Yüreğimdir o, en aydınlık yanım.
Bırak da hep ışığını göreyim
Yüzünde bembeyaz kağıtların.
Karartma ne olur! Ağlamayı beceremeyen
Kimseden ışık dilenmeyi bilmeyen
Bir biçareyim.
Dileği gözyaşına çeviren
Yüreği taşa çeviren
O pişmanlıklardan kaçmak isterim.
Tam da bugün!

* * *

Beni nereye çağırdın, azizim?!
Bulutsuz değil ki bu şehir.
Tadı yok bu şatafatın ama
Baktıkça gizlice bakasın gelir.

Beni nereye sürükledin ey zirvem?
Yollar kaygan, varılır mı menzile.
Şairim işte, aklım firarda, evim – hüzün
Yok ki eksilecek mutluluğum bile.

Nerede bekleyecektin beni, güneşim hüzün?!
Parlayıp çıkıp yağacak bulut gibi dağılan.
Var mıdır bilmem sizin kadar kıskanç şu hayatta
Yoktur lakin benim gibi Mert insan.

Sen beni nereye götürüyorsun ey şiirim,
Ben nereye gidiyorum?
O bitip tükenmez adımlar neyin nesiydi?
Durayım artık, kaybolurken bulduğum Aral’ım.

Beni nerede bulmuştun ey kıymetlim
Bir ara gündüz gibiyim bir ara gece
Gezecek ruhum yaprak dolu bu bahçede
Gitmem ben artık sensiz hiçbir yere.

* * *

Ben bir yaprak gibi süzülürüm.
Rüzgara değil kendime tabiyim.
Ben bir ağaç gibi beklerim.
Yaprağı dökük ama
gövdesinden de büyük kökleri.
Topraktan değil,
zamandan soluk alan
ağaçmışçasına beklerim.
Ben yaprakların arasından
sızan bir nur gibi gözlerim.
Ruhum ufukları aşarak
denizin dibine de ulaşır.
Bedenimse aynı yerde.
Michelangelo’nun Venüs’ü gibi
ellerini nereye koyacağını bilemeyen,
kendine karşı mahcup.
Kendimi bulmak isterim.
Sakın açılmaz bir kilit sunma bana
Ne de o kilidi açmayan anahtar!
Benim saklayacağım bir şeyim yok.
Ne de açığa çıkacak bir sırrım.
Ötekiye ötekiye,
Kendimi kendime geri veririm.
Yahut tenimi koştururum
ruhumun peşinden.
yalınayak
dur durak bilmeden.
Kader değildir bu.
Kendi hayatıma bizzat yazdığım fermandır.

* * *

Ben, bizzat kendimin şiiriyim.
Dizelerinde çokça imlâ hatası, kimi zaman gözümden kaçan.
Az kelimeli,
Kâh kafiyeli kâh kafiyesiz,
Kolay ezberlenemeyen,
Hep hüzün hamalı,
Kusuru, eksiği çok,
Bazen birine benzemek isteyip
Bazen de ondan kaçan,

Dilerim ki ne olur bu şiir hiç bitmesin,
Ne şimdi,
Ne yarın,
Ne de hiçbir zaman.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 233. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 233. Sayı