HaftanınÇok Okunanları
ORAZ YAĞMUR 1
Muhittin Şimşek 2
Bahtiyar Hidayet 3
FEYZA TUĞÇE FIRAT 4
KEMAL BOZOK 5
Kardeş Kalemler 6
Nurzada Kubanıçbekova 7
“Rüzgâr bozkırdan geçerken,
Kalbim de onunla savrulur.
Her esintide bir hatıra,
Her sessizlikte bir dua.”
“Aşk dedikleri bir şarkıymış,
Sözleri halktan, sesi Tanrı’dan.”
“Yalnızlık bir dağ gibidir,
Zirvesinde insan kendi yankısını duyar.”
Şömişbay Sarıyev
Bu sayımızı 1946 yılında Kazakistan’ın Kızılorda bölgesinde dünyaya gelen ve 2021 yılında hayata gözlerini yuman Kazak halk şairi Şömişbay Sarıyev’in doğumunun 80.yıldönümü dolayısıyla özel sayı olarak hazırladık.
Şair, Kazakistan’ın Emekçi Halk Kahramanı, I. Derece “Pars” ve “Parasat” Devlet Nişanlarının, Uluslararası “Franz Kafka Altın Madalyası” Ödülünün Sahibi.
Hayatı
15 Nisan 1946 tarihinde Kızılorda İli Aral İlçesinde doğdu.
Kızılorda İline bağlı olan ilçelerinde “Lenin Tuğı”, “Tolqın” gazetelerinde çalışmaya başladı. 1961’de ilk şiirleri Kızılorda il gazetesinde yayımlandı.
1966-1971 tarihlerinde o zaman S.M.Kirov adını taşıyan Kazak Devlet Üniversitesi’nin (bugünkü Al-Farabi Kazak Milli Üniversitesi) gazetecilik fakültesinde eğitim gördü. 1970-1974 yılları arasında “Kazakistan” yayınevinde editör olarak çalıştı.
1974-1991 yılları arasında edebiyat “Juldız” dergisinde önce eleştiri bölümünde, sonra edebiyat, sanat, bilim, bibliyografya bölümlerinde genel yönetmen olarak görev yaptı.
1991’de Kazakistan İlimler Akademisine bağlı olan M.Auezov Edebiyat ve Sanat Enstitüsü’nün Çağdaş Edebiyat Bölümü’nde araştırmacı olarak görev yapmaya başladı. 1993’te “Çağdaş Kazak Liriğinin Arayışları” konulu doktora tezini savundu. 1920’li yıllarının milli şiirine dair monografi yazdı, M.Cumabaev, A.Baytursınov, M.Dulatov gibi Alaş aydınlarının eserlerini bilimsel açıdan analiz etti.
1995’te Mağcan Cumabaev’in üç ciltlik eserlerini hazırlayan heyette yer aldı, şiirlerine bilimsel yorumlar yazdı. Hayatının sonuna kadar enstitünün Abay Araştırmaları Bölümü’nde kıdemli bilim çalışanı olarak görev yaptı.
Edebi Faaliyetleri
D. Guliya, O. Bergolts, İ. Abaşidze, S. Vikulov, A. Dementyev, F. Aliyeva, R. Rojdestvenskiy, Hizmet Abdullin, M. Eminesku, Luís de Camões gibi yabancı şairlerin eserlerini Kazakçaya çevirdi.
2000’de UNESCO’nun düzenlediği, Romanya’nın büyük şairi Mihail Eminesku’ya adanan Dünya Şairleri Sempozyumuna Kazakistan ve Orta Asya’dan tek temsilci olarak katıldı.
Eserleri Rus, Ukrayna, Kırgız, Özbek, Tacik, Rumen, Çek, Hint, Fransız dillerine çevrilip yayımlandı.
2003’te Prag’da Franz Kafka Uluslararası Altın Madalyası Ödülünü aldı. Aynı yıl Hindistan’da “Denizden Esen Rüzgâr” adlı kitabı yayımlandı.
2004’te “Yılın Adamı – Altın Adam” ve bağımsız “Platin Tarlan” ödüllerini kazandı. 2005’te Kazakistan’ın Emekçi Halk Kahramanı unvanına layık görüldü.
2008’de Paris’te düzenlenen “Şairler Baharı” Festivaline katıldı, şiirleri Fransız radyosu aracılığıyla 80 ülkeye ulaştı. Fransızca “Dala Jeli” adlı eseri yayımlandı.
2016’da M. Auezov Edebiyat ve Sanat Enstitüsü’nün düzenlediği, 70. yaşına ithaf edilen “Akındık – Murat, Ğalımdık – Parasat” adlı bilimsel konferans düzenlendi.
2018’de New York’ta ilk kez düzenlenen Kazak Edebiyat Forumu’na katıldı, “Selam Sana, Doğduğum El” kitabının tanıtımını yaptı.
Yayınlanmış Kitapları (Seçmeler)
«Baldauren», Şiirler. Almatı, «Jazuşı», 1974
«Aydın Bahar» (Araylı köktem), Yaratıcı Portreler. Almatı, «Kazakistan», 1974
«Denizden Esen Rüzgâr»(Teñizden soqqan jel), Şiirler ve Poemalar. Almatı, «Jazuşı», 1975
«Kader» (Tağdır), Şiirler ve Balladlar. Almatı, «Jalın», 1976
«Hızlı, at gibi zaman» (Hızlı, at gibi zaman), Şiirler. Almatı, «Jalın», 1979
«Renk ve Ton» (Öñ men tüs), Şiirler ve Düşünceler. Almatı, «Jalın», 1980
«Üç Boyut» (Üş ölşem), Şiirler. Almatı, «Jalın», 1982
«Ahenk» (Sazvuçiye), Çeviri /Rusça/, «Jalın», 1983
«Kader Şiiri» (Tağdır jırı), Şiirler. Almatı, «Jazuşı», 1984
«Denizden Esen Rüzgâr» (Veet veter morskoy), /Rusça/, «Jalın», 1987
«Bizim Çağ» (Bizdiñ ğasır), Şiirler ve Poemalar. Almatı, «Jazuşı», 1989
«Harika» (Tamaşa), Almatı, «Kaynar», 1989
«Müjde» (Süyinşi), Çağdaş bestecilerin şarkıları için yazılmış şiirler. Almatı, «Ardana Hayır Kurumu», 1992
«Hasretim Deniz» (Sağınışım teñiz), Şiirler ve Poemalar. Seçmeler. Almatı, «Jazuşı», 1994
«Pişmanlık Şarkısı» (Pesnya sojalenïya), Moskova, 1998
«Çifte Kanat» (Kos qanat), Şiirler. «Asem-sistem», 2004
«İki Ciltlik Eserler Toplamı» (Eki tomdıq şığarmalar jïnağı), Şiirler. «Elorda», 2006
«Şömişbay Sarıyev. Eserleri» (Şömişbay Sarïev. Şığarmaları), Şiirler. «Foliant», 2008
«Bozkır Rüzgârı» (Dala jeli), Fransızca, Paris, 2008
«Çöl Bozkırının Oğluyum...» (Şöl dalanıñ ulımın...), Şiirler. «Kaynar», 2008
Camoens. Soneler, «Çeviri» yayınevi, 2009
«Döndüm Senden, Ataayurdum-Ay» (Aynaldım senen, Atameken-ay), «SanSam», 2011
«Şiirin Padişahı – Lirizm» (Poeziya padişası – lirika), Şiirler. «Tau-Samal», 2012
«Büyük Bozkırın Tarihi» (Ulı dalanıñ tarihı), Kazak Edebiyatı Antolojisi (Amerika), 2013
«Şiirler, Poemalar» (Öleñder, poémalar), Seçme eserler toplamı, «KAZAKPARAT», 2016
«Selam Sana, Doğduğum Ülke» (Salem sağan, tuvğan el), Şarkı sözleri ve nota derlemesi, «SanSam», 2018.
Şiirlerine Yazılmış Ünlü Şarkılar
Şairin 300’den fazla şiirine besteler yapıldı. En ünlüleri arasında:
“Aynaldım Senen, Atameken-ay!”, “Sarıarka”, “Karağım-ay”, “Salem Sağan, Tuğan El” “Jusan İysi”, “Boz Jorğa”, “Dombora Turalı Ballada”, “Akku Arman”, “Ömir-Özen” ve daha yüzlercesi
Şiirlerinin Karakteristik Özellikleri
Kazak şiirinin 20. yüzyıl sonundaki en güçlü lirik seslerinden biri olan Şömişbay Sarıyev (Шөмішбай Сарыев), halkın duygusunu, bozkırın sesini ve bireyin iç dünyasını aynı potada eriten bir şair olarak Kazak edebiyatında müstesna bir yer edinmiştir. Onun şiiri, hem halk geleneğine bağlı hem de çağdaş duyarlılıkla yoğrulmuş bir yapıya sahiptir. Sarıyev, Kazak halkının ortak hafızasında bir “melodi şairi” olarak yaşamaktadır; çünkü onun dizeleri yalnız okunmak için değil, aynı zamanda dinlenmek için yazılmıştır.
Sarıyev’in şiirlerinin en dikkat çekici yönü, kelimenin neredeyse müzikle eşdeğer hale gelmesidir. Şairin dizelerinde ritim, ses ve anlam birbirini tamamlayan bir bütünlük oluşturur. Şiirlerinin birçoğu bestelenmiş, halk arasında sevilerek söylenmiştir. Bu durum, onun eserlerinin estetik gücünün yanısıra, halkla kurduğu samimi ilişkiyi de ortaya koyar. Kazak halkı, onun dizelerinde hem kendi duygularını hem de yaşadığı coğrafyanın ruhunu bulur.
Kazak edebiyat eleştirmenleri, Sarıyev’in şiirlerinin “okunmak kadar dinlenmesi gereken” bir estetik form olarak tanımlar. Şiirlerinde halk müziğinin melodik yapısı, halk hikâyelerinin anlatım tarzı ve modern duyarlılığın sade dili ustaca birleşir. Bu yönüyle Sarıyev, Abay’dan, Jambıl’dan, Kadır Mirza Ali’den gelen güçlü şiir damarını 20. yüzyılın sonuna taşımış, ardından gelen şairlere ilham kaynağı olmuştur.
Sarıyev’in şiirlerinde tematik bir çeşitlilik gözlense de ana eksen daima insana ve doğaya yöneliktir. O, aşkı yalnız bireysel bir duygulanım olarak değil, insanın varoluşunu anlamlandıran bir güç olarak işler. Vatan sevgisi ise şiirlerinde romantik bir ideal değil, yaşanmış bir gerçekliktir; Kazak bozkırının rüzgârı, Aral Gölü’nün suları, dağların sessizliği onun dizelerinde canlı birer karaktere dönüşür.
Doğa, Sarıyev’in şiirinde yalnızca bir manzara değildir; insanın kaderiyle özdeşleşmiş bir varlıktır. “Rüzgâr” ya da “yağmur” onun şiirinde duygusal bir hâlin simgesi hâline gelir. Zaman ve ölüm gibi felsefî temalar ise halk bilgeliğiyle harmanlanarak sade, ama derin anlamlar taşır. Bu özellik, şairin hem entelektüel bir birikime sahip olduğunu hem de halkın sezgisel bilgeliğine derin bir saygı duyduğunu gösterir.
Şömişbay Sarıyev, 1970’lerden itibaren Kazak şiirinde “yeni lirik akımı” olarak adlandırılan kuşağın öncülerinden biri kabul edilir. Onun şiirinde duygusal açıklık, doğallık ve içtenlik ön plandadır. Şiirlerinde halkın sesini yansıtırken, biçimsel anlamda da gelenekle moderni birleştirir. Ölçü ve kafiye konusundaki ustalığı, dizelerinin doğal akışını güçlendirir. Aynı zamanda halk edebiyatının metaforik yapısını koruyarak, modern şiirin içe dönük lirizmini bu yapıya eklemlemiştir.
Edebiyat eleştirmenleri, Sarıyev’in eserlerinde “tekrar eden” bazı temalar bulsalar da, bu durumu şairin dünyaya bakışındaki sadelikten kaynaklandığını belirtirler. Onun şiirinde çeşitlilik, biçim ve kelimelerde değil, duyguların derinliğinde ve anlam katmanlarında saklıdır. Bu yönüyle Sarıyev, gelenekten beslenip modernliğe seslenen nadir şairlerden biri olarak değerlendirilir.
Şömişbay Sarıyev’in şiiri, Kazak halkının kalbinde yankılanan bir sestir. Onun dizeleri, halkın gündelik yaşamındaki sade mutlulukları, özlemleri ve inançları dile getirir. Bu nedenle Sarıyev yalnızca bir edebî figür değil, aynı zamanda bir “halk ozanı” kimliği taşır. Şiirleri aracılığıyla halkın duygularını evrensel bir dille ifade etmesi, onu hem ulusal hem de uluslararası düzeyde saygın bir konuma taşımıştır.
Bugün Kazakistan’da Sarıyev’in şiirleri ders kitaplarında yer almakta, onun sözleriyle bestelenmiş şarkılar radyolarda ve konserlerde seslendirilmektedir. Bu durum, şairin eserlerinin yalnızca bir dönemin değil, bir milletin kültürel belleğine kazındığını gösterir. Sarıyev’in şiirinde yankılanan ses, Kazak halkının tarihî hafızasını, duygusal coğrafyasını ve insanlık idealini bir araya getiren bir sestir.
Şömişbay Sarıyev, Kazak şiirinde halkla bütünleşmenin, duygunun estetiğe dönüşmesinin ve sözün melodiyle buluşmasının sembolüdür. O, şiiri bir sanat dalı olmanın ötesinde, insanla tabiat arasındaki kadim bir diyalog olarak görmüştür. Şiirlerinde samimiyet, müzikalite ve doğallık temel niteliklerdir. Bu yönüyle, çağdaş Kazak edebiyatında hem geleneksel hem modern çizginin temsilcisi olmuş; halkın gönlünde yaşayan bir şair olarak yerini almıştır.
Sarıyev’in şiirleri, bugün hâlâ Kazak toplumunun duygusal sesi olmayı sürdürmektedir. Onun dizeleri, Kazak bozkırının rüzgârı gibi özgür, halkın kalbi gibi sıcak ve insan ruhu kadar derindir.
Bugün hâlâ Kazakistan’da ve Türk dünyasında, onun dizeleri hem edebî hem kültürel bir miras olarak yaşamaktadır.