Sovyet Dönemi Rus Dilindeki Değişmeler


 01 Temmuz 2019

Rus dilinin bu anlamdaki özelliklerini incelemek için, Rusya tarihinin 1917 Ekim ve 1991 Aralık tarihleri arasında yaşanan süreci  ele alınmalıdır. Sovyet döneminde Rus diline ne oldu? Hangi dönüşümlere maruz kaldı? Gelişimi nasıl bir yol izledi? 1917 Ekim devrimi, ülkenin siyasi-ekonomik işleyişi ile devlet yapılanmasında köklü dönüşümler getirdi ve geçmişte varolan herşeyden kopulmasına sebep oldu. Ardından da Rus dilinin değişimini getirdi. Tabii ki, yüzyıl içinde dilin yapısal sistemi değişmedi - dilin temel yapısına, sosyal olayların herhangi bir etkisi olmaz ama Rusça konuşma pratiği değişti, Rusça’ya vakıf olanların sayısı arttı ve böylelikle bazı bölgelere ait sözlüklerde kelimelerin taşıdıkları anlamlar değişikliğe uğradı, bazı kelimelerin stilistik  özellikleri ve telaffuz değişti.

Bir yandan daha dün çok anlamlı-önemli kavramlara işaret eden birçok kelime, devrim sonrası  gereksiz hale geldi ve bunlar ilgisizliğe maruz kalıp kayboldu. Mesela: Çar, Keşiş, Vali,  Kolej  Danışmanı, Chambers-junker, İlçe Volost, Gymnasium (orta öğrenim), Lyceum (Lise), Şehir Polisi, Asilzade, Tüccar, Asilzadelik, Sanayici,  Polis Teşkilatı , Bakkal, Fırıncı, Devlet Kadını gibi. Ayrıca kilisenin devletten ayrılması, ibadethanelerin yıkılması, eğitim müfredatından dini derslerinin kaldırılması sebebiyle kilise -ibadet terimleri unutuldu. Mesela; gündelik hayatta konuşma dilinden;, Çan, Müjde, Dindarlık, İlahiyat, Büyük Oruç, Başpiskopos  Bölgesi, Başrahibe, Şükür Duası, Kutsal Üçlü ve benzeri kelimeler çıkarıldı.

Öte yandan, devlette yeni kamu teşkilatlarının kurulması ve farklı makamların ortaya çıkması, ekonomik- kültürel değişiklikler ve bunlara bağlı olarak yepyeni kelimelerin doğmasıyla, Rus dilinin söz dağarcığı aktif olarak yenilendi.  Mesela: İl komitesi), Bölge Komitesi, Yürütme Kurulu, Bolşevik, Öncü,  Komsomol Üyesi, Kollektif Çiftlik, Kolhoz Çiftçisi, Sovyet Üretim Çiftliği, Gıda Dağıtımı, Müteşebbis, İş planı, Güvenlik Kuvvetleri, Propaganda Ekibi,  Tarım Kompleksi, Köy Sahipleri, Budenov Süvari Ordusu gibi. 

Sovyet dönemi parti yöneticilerinin ve aktivistlerin konuşmalarında ortaya çıkan dil özellikleri, gazeteler ve toplantı raporlarıyla, karar ve emirlerle topluma yayıldı.  Resmi kurumların, ziyaretçileriyle iletişimde kullanılan dil, Sovyet iktidarının ilk yıllarında eğitimli ve yarı eğitimli olan geniş kitleler için konuşma örnekleri haline geldi. Birçok kelime ve kelime değişimi, resmi dilden günlük hayatın konuşma diline nüfuz etti. Diğer   taraftan da ters yönde gelişmeler yaşanmaya başlandı; okuryazar olmayan insanların,  basit deneyim ve jargonları kararnamelerin, raporların, talimatnamelerin dilini etkiledi. Bu durum 20'li yılların karakteristiğidir, çok daha sonraları edebi normların güçlendirilmesi yönünde değişim başlamış,  yöneticilerin ve tüm halkların eğitim seviyesi artmış olsa da, yine Sovyet iş dünyasının  ve yayımcılık stilinin ortaya çıkardığı normlar, Rus dilinin tarihi-kültürel gelenekleriyle  çatışmaya devam etmiştir.

Bu dönem kullanılan Rus dilinin ayırt edici özelliği kelime ve sözdizimlerinin resmi kısaltmaların yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanmasıdır. Mesela: Merkez Komitesi (TsК),  İç Güvenlik (VOHR) Akşam İş Bilgisi Okulu (VRŞ), Devlet Makine Fabrikaları Birliği ( GOMZA), Şehir Komitesi (GORKOM), Halk Eğitimi Kent Birimi (GORONO), Okul Çalışanı (ŞKRAB) bunlar arasındadır.

Sovyet dönemi Rusçasının karakteristik özelliklerinden biri de, muhaliflerin kullandıkları dille karşılıklı etkileşim içinde olmasıdır. Sovyet dönemi süresince, gerçeklik algısını yaratan imgeler biçimleniyor, kitle iletişim araçlarında bu imgelerin yansıması kontrast oluşturuyor ve parametrelere göre kutuplaşmalar yaşanıyordu. Sosyalist topluma ait olanlar: ideolojik yakınlık; ahlaki olan; partiye yakınlık; ideolojik idealler… Onlarınki, yani kapitalist topluma ait olanlar: ideolojik  yabancılaşma; ahlaksız olan; parti karşıtı; idealsiz olanlar... Ekim Devrimi'nden sonra, Rusça'da iki leksik sistem oluşmaya başladı: Biri kapitalizm fenomenleri adına, diğeri sosyalizm fenomenleri adına gelişti. Kapitalist ülkeler; istihbaratçı, casus, asker, işgalci, gerilla, terörist diye adlandırılırken, kapitalist toplumdaki olgular kapitalizm, rekabet, militarizm, yolsuzluk, mafya, soykırım, ayrımcılık, bağımlılık, ticaret, sömürü gibi terminlerle anlatılır oldu.  Sosyalist toplumdan bahsederken; sosyalizm, demokrasi, uluslararası kardeşlik, dostluk, barış, serbest çalışma, eşitlik kavramları geliştirilmişti. 

Sovyet döneminin dilbilim sözlükleri, aynı zamanda zıt anlamlı kelimelerin etkileşimini, kelimelerin sosyal renkliliğini de yansıtıyordu. Bu süreçte hazırlanan Çağdaş Rus Dili Sözlüklerinde ideolojileştirilmiş kelimelerin altını doldurma  yolları ve araçları geliştirilmişti. Kelimeler, ayrıntılı tanımlanmaya başlanmış veya imgelerle desteklenmek istenilmişti. Mesela; kapitalist ülkelerde; burjuva toplumunda; batı ülkelerinde, çürüyen kapitalizmde; bohem- burjuva toplumunun entellektüelliği; sürdürülebilir maddî güvencesi ve daimi ikametgahı olmayanlar (çoğunlukla aktörler, müzisyenler, sanatçılardan bahsederken); kalantör, (kapitalist ülkelerdeki herhangi bir sendikanın liderliğinin en etkili üyesinden bahsederkengibi.

Yine bu süreçte, sosyo-ideolojik değerlendirmelerin yer aldığı  Açıklamalı Sözlükler ortaya çıkmıştır. Mesela; Reformizm: Devrimci sınıf mücadelesini reddeden; işçi hareketinde marksizme düşman bir akımdır. Veya, tanımı açık kelimelerin de tanımlanmasına başlanmıştır: Hisse Senedi: temettü getiren bir menkul kıymettir, anonim şirkette sahibinin katılım belgesi; hisse senedi fiyatı, işletmenin kar marjına ve banka yüzdesine bağlıdır, bu nedenle hisse senetleri kapitalist ülkelerde spekülasyon konusudur. Bürokratizm: yürütme merkezlerinin toplum üyelerinin iradesinden ayrılmasına dayalı, siyasi, ekonomik ve sosyal yönetim sistemidir. Dahası, bürokratizm sömürge toplum şartlarında yetkililer ağının, polis aygıtının ve idarenin ramifikasyonuyla gerçekleştirilir. Bürokratik idare yöntemleri keyfi ve voluntarizmle karakterizedir. Sosyalizm yönetimi sürecinde, -eski toplum yapısının korunması veya sosyalizm ilkelerine uyulmaması sonucunda ortaya çıkan bürokrasinin- tüm formlarını ortadan kaldırmak için önkoşullar yaratılmıştır. Bürokratizm ile mücadele -sosyalist demokrasinin gelişimiyle ve de  eleştiri - özeleştirinin yaygınlaştırılması yoluyla mümkün olur. 

Sosyalist rejimi ve muhalifleri tasvir ederken; yorum katmak giderek  zorunluluk halini almıştı: Gelişen sosyalizm-çürüyen kapitalizm; komünizmin parlak geleceği-içten içe çürümekte olan kapitalizm. «Sovyet " tanımı kullanıldığında, leksik ifadesi  daima «en iyi» olduğu manasındadır: «Sovyet gençliği, Sovyet adamı, Sovyet bilimi, Sovyet sporu, Sovyet yaşam tarzı, Sovyet ekonomisi» ve benzeri kelimeler sadece Sovyet Devleti ile ilgili olduğunu anlatmıyor aynı zamanda “en iyi" anlamına geliyordu.

Sovyet iktidarı döneminde pek çok şey yeniden adlandırıldı. Bu uygulama, ülke hükümetlerinin, kelimeler ve dil yoluyla kamu bilincini etkileme arzusundan kaynaklanmıştır. Yeniden adlandırmalar neticesinde, birinci olarak; hayatın pek çok alanında sürekliliği yok etmeyi, devrim öncesi geçmişle bağlantıyı koparmayı başardılar. İkincisi; Çarlık Rusya’sını ve onu hatırlatabilecek sembollerin çoğunu hafızalardan silmiş, yani ihanet etmişlerdir.  Üçüncüsü; toplumsal hayatın her yönden güncellendiği, yenilendiği izlenimi ortaya çıkmıştır. Dördüncü olarak; isim değişiklikleri, yeniden adlandırılmış nesnenin özünde büyük dönüşüm olduğu algısı yaratılmış ve neticede toplum kendisinde kalıcı niteliksel bir değişiklik olduğu yanılsamasına kapılmıştır.

O dönemde, ülke idarecilerinin önünde yenilenen Rus dili vasıtasıyla sadece kitlesel bilinci geliştirme değil, aynı zamanda bizzat topluma biçim verme görevi bulunmaktaydı.  Bu görev, parti ve hükümet seçkinlerinin çıkarlarına hizmet eden, siyasi-ideolojik bir problematik haline gelmişti; bunun en iyi göstergesi, iş ve işçilerin yeniden isimlendirilmeleridir. 

İlk beş yıllık programda; bu yeni tanımlama – isimlendirme faaliyeti, halkın bütün gücünü harekete geçirme noktasında büyük planlamaydı, dolayısıyla “güçlü+ vurucu emek" kavramını  ortaya çıkarıldı ve böylelikle ilk “vurucu emekçiler” görünmeye başladı. Bu yeni “vurucu” kelimesi ilk kez D. N. Ushakov’un editörlüğünü yaptığı "Rus Dilinin Açıklamalı Sözlüğü”nde karşılığını buldu: "sosyalist üretimin öncü çalışanı, normları tam anlamıyla yeni baştan yerine getiren, tekniğe aktif olarak vakıf ve üretim disiplininin model kişisi”. Daha sonraları “ vurucu” (udarnik), kelimesinden, vurucu kadın (udarnitsa), vurucu güç (udarniçestvo), vurucu güce göre (po-udarniçestvo), vuruculuk (udarnost), vurucu güç olan (udarnıy; udarno) gibi kelimeler türetilmiştir.   

Aynı dönemde, “önde gelen” (peredovik) : «inisiyatifi ilk önce ele alan kişi, bir işte başkalarına  örnek olan kişi» kelimesi ortaya çıktı. Ayrıca, birkaç kelimenin birleşiminden oluşturulan ifadeler kullanılmaya başlandı: Üretim Öncüsü, (peredovik proizvodtsva), Sosyal Rekabet Öncüsü (peredovik sotssorevnovania), Efektif-Öncü İşçiler (raboçiye peredoviki)….

30'lu yıllarda Sovyet halkına “vurucu emeğin” ilericiliği ve “emeğin ilhamı” konulu benzeri görülmemiş bir fikir daha aşılanır: daha sonraki yıllarda yeni bir tanımlama gerekir: “vurucu” ifadesi, yerini “Stahanovcular” (stahanovtsı) ve “Stahanovlar” (Stahanovki) kelimesine bırakır. Sözlük editörleri bu kelimeyle “işçi sınıfının emeğe ilgisinin kaliteli bir şekilde arttığını” vurgulamayı amaç edinmişlerdir. Ardından, 60'lı yıllara gelindiğinde, “vurucu” kelimesi, “Denizci” (Mayak) kelimesiyle karşılanmaya başlanır. “Yeni Kelimeler ve Anlamları- Açıklamalı Sözlük (1971)” adlı lügatte: Mayak :  «emek ve üretim faaliyetlerinde öncü olan» açıklamasıyla yerini alır. 

Takip eden sonraki on yılda; komünist emek tugaylarının* ortaya çıktığını görüyoruz. Bu yeni süreçte, toplumsal gelişimin en yüksek seviyesine yaklaşıldığından ve komünizmin emeğe  yaklaşım şeklinden, -yani bireysel değil, kollektif katılımdan- bahsedilmeye başlanmıştır. Yeni sloganlarla, tam refaha erişmek amacıyla sosyalist ekonomide fırtına gibi esen faaliyetler; parlak bir geleceği arzulayan Sovyet halkının emek ilhamı anlatılıyordu. 

Ekim Devrimi'nden sonra ülke hayatının tamamen güncellenmesi ve radikal dönüşümler amacıyla,  eski isimlerin yerini yeni isimlerin alması gerekiyordu.  Bu alanda periyodik olarak geniş çaplı bir çalışma yapılmış; ülkenin idari-bölgesel  tanımlamaları değiştirilmiştir: valilik (guberniya),  ilçe, (uyezd),  belde (volost) yerine cumhuriyet ((respublika), bölgeler (oblast), bölge (rayon) kelimeleri kullanılmaya başlanır. Kamu kurumlarının adları Sovyet Halk Komitesi (sovnorkom), Sovyet Halkının Üretimi (Sovnorhoz) gibi birleştirilmiş; (Rusya Sosyal-Demokrat İşçi Partisi (RSDPR) , Bütün Rusya Komünist Partisi (VKP) Sovyetler Birliği Komünist Partisi (KPSS) gibi kısaltılmış kelimelerle ifade edilir olmuştu. Askeri rütbeler değiştirilirdi: Asker: Kızıl Muhafız (Krasnaya Gvardiya),  Kızıl Ordu Eri, (Krasnoarmeyets), Subay yerine  Askeri Birlik Komutanı (Afitser: Komandir) Binbaşı, Müfreze Komutanı (Mayor: Komvzvoda), Albay, Alay Komutanı (Polkovnik: Kompolka) ve Polis yerine Milis Kuvvetleri  (Politseyskiy: Militsioner)   kullanılır oldu.   

Pek çok şehir yeniden adlandırıldı: Petersburg-Petrograd-Leningrad; Tsaritsyn-Stalingrad-Volgograd; Samara-Kuybişev; Nijnıy Novgorod-Gorki oldu.  Çoğu şehirlerde ana caddelerin  farklı farklı olan  isimleri kaldırıldı ve Lenin, Engels, Marks, Ekim- (Oktyabr) gibi aynı  adlar verildi. Sovyet yaşam tarzının bir özelliği haline gelen yeniden adlandırma geçmişi unutmanın yolu olduğu kadar, daha iyi hayat sunuluyormuş duygusunu oluşturuyordu. 

Ayrıca, Sovyet dönemi konuşma dilinin gramer özelliklerini dikkate alırsak,  Rus dili gramer yapısının sağladığı bazı imkanların sonuna kadar zorlandığı görülür. İlk dikkati çeken  fiillerin yerini isimlerin almaya başlamasıdır:   daha iyi hale getirme (uluçşeniye);  daimi iyileştirmeyi  gerçekleştirme (soverşenstvovaniye); giderek-yükselterek iyileştirme (povışeniye)

-tek başına anlamı olan  kelimeler resmi-görevleri anlatırken kullanılmaya başlandı: yapmaya yeltendiler (sdelali popıtku: yapmak+risk alarak bir şey yapmayı denemek), mücadeleye girmek (vesti barbu: hareketi yönlendirmek, yönetmek, biçimlendirmek+ savaşı),  hesaba katmak (podhodit k uçotu: bir hesaba+ yaklaşmak);

-aynı cümlede kelimelerin birbiri ardına yığılması: “gelir(in) vergisinin geciktirici(nin) etkisi(nin) imkanı” (vozmojnost zaderjivayuşçevo vliyaniya oblojeniya dohoda) (çn: bu örnekte –in hali)

-üstünlük bildiren sıfatların sık kullanımı: en büyük, (veliçayşiy); en hızlı (skoreyşiy), en mükemmel (zameçatelneyşiy)

-soyut kavramların gereksiz şekilde fazlaca kullanılması şablon tasvirler ortaya çıkarmıştır: “krizin derinleşmesi endüstrinin perspektiflerini yeniden değerlendirmeyi zorlamaktadır”; “Vapurlara duyulan  ihtiyaçların hızla artması

Sovyet Ticaret Floları Merkezi’ni, gemilerin transferlerinin daha hızlı yapılması sorunsalıyla karşı karşıya bırakmıştır”, “Homojen kuruluşların bir çatı altında toplanmaları, tedarikçilerin sayılarının sınırlandırılması anlamına gelmektedir”.  Eğer bu ve  benzeri cümlelerde  gramer prensiplerini temel iki yapıya ayıracak olursak fantastik bir resim elde edilir. “…derinleşmesi yeniden değerlendirmeyi zorlamaktadır…””…birleşme ….anlamına gelmektedir…”, “…güçlenmesi… ivme kazandırmıştır”…

Olaylardan ve gelişmelerden bahsederken;  yüklemler öznelere ait olmaktan çıkarılmış, efsanevi subjektif  olgular ileri sürülmüş, böylelikle hem   kişisel sorumluluklardan kurtulma imkanı doğuran, hem de  temel etkilerinin  neticesiymiş gibi anlaşılmasını sağlayan  “derinleşmesi, yükselmesi, çökmesi” ve benzeri öznesiz ifadeler tercih edilmiştir.

Rusçanın leksik özelliklerine göz atmadan olmaz. Yeniden yapılanmaya paralel olarak kelime hazinesi  artmıştır. Kelimelere küçültme ve sempatiklik katan sonekler ilave edilmiştir: yemek salonu, (stolovka), okuma salonu (çitalka), Resimli Bölümü: izobrazilovka); Normal Okul (normalka), Nöropsikiyatrik Yatılı Okulu (stantsionarka), gibi. 

Kişilerin durum ve mevkiilerini ifade eden kelimelerin kısaltılmış halleri yaygınlaştı: mahrum edilen kişi, (lişenets- лишенец); halkı aydınlatan (prosveşçenets);  Sovkino üyesi (sovkinets) Tekelci (trestovik); rejim taraftarı (rejimşçik);

Kısaltmalar yaygınlaşmıştır: Bot ve Mest Ayakkabıları Yapımı Olağanüstü Komisyonu (çekvalap);  Tver Kıyafet Fabrikası (Tverodejda);  Komunizm Akademisi Öğrencisi (Akavek);

Halkın biraz anlayabildiği, gazetelerde ve yazılı belgelerde kullanılan ve ancak on yıl sonra anlaşılabilir hale gelen kelimeler  dile yerleşti: plenum, ultimatom, ignore etmek, regüler olarak, inisiyatif, gibi.

Nötr kelimelere olumsuzluk katan duygusal yüklemelerin yapıldığı, anlamlarının daraltılıp çarpıtıldığı görülür.

Sovyet döneminde yine Rusçanın resmi kullanımında fonksiyonel ve üslup özelliğinin değiştiğini, olumsuz kelimelerin metafor ve semboller haline geldiğini görüyoruz: başarı için savaşmak; üretim için mücadele etmek; işçi sınıfının avangardı;sinyal vermesi; temizlik; değişim rüzgarları; emperyalist köpek balıkları; kaydırılması;  kirlenme; hidra- karşı devrimci:(yılan).

Yüceliği anlatan kelimelerin benzeri görülmemiş; devasa; duyulmamış; titan; benzersiz ve diğer kelimelerin epitet (kötü anlamlarını öne çıkaran) kullanımı başlamıştır.

İddiaları onaylayıcı kelimelerin kategorik olarak sık kullanılması: açıkça (oçevidno); kesinlikle (opredelenno); bariz bir gerçek (yasno-fakt); kesinlikle “bana kesinlikle öyle geliyor” diye bişey yok, (niçevo podopnova “mne opredelenno kajetsya”)…

Suçlulara ait jargon kelimelerin gazete haberlerine ve resmi konuşma diline nüfuz etmesi: tehdit savurmak, azarlamak, sahte, sızdırma bilgiler, fitneci, soygun çetesi… 

Yazılı ve sözlü basın yayın  organlarında ve halk arasındaki konuşmalarda küçültücü kelimelerin kullanılması: sürüngen, parazit, Beyaz Ordu piçi…

Kavramların gerçek anlamlarını gizleyerek üstü örtülü kelimeler kullanmak: izolyator: cezaevi; etüt etme: çok kaba-sert eleştiri; yetkili organlar: devletin güvenlik organları; ölüm cezası: silahla infaz etme anlamlarında kullanılmaya başlanıldı. 

Sovyetler Birliği’nin dağılması süreci yaklaşık olarak, 1987 - 88 yıllarında başlamıştır. Bu yeniden yapılanma süreci de  Rus diline başka türlü etki yaptı. Sovyet sisteminin çökmesiyle birlikte, 20'li yılların dil değişimini hatırlatır şeklilde, toplumun konuşma pratiğinde yepyeni eğilimler görüldü. XX.yüzyılın hem 20'li ve hem de 90'lı yıllarında, dilin siyasileştirilmesi, kelimelere belirgin şekilde değer katma çabası, birçok kelimeyi belirli bir kamu grubuna ait bir kişinin sembollerine dönüştürme çabası, geniş kitleler  ve yöneticiler tarafından kullanılan dil normlarının istikrarsızlaştırılması, yabancı kökenli kelimelerin çoğalması,  farklı sosyal gruplar arasındaki karşılıklı yanlış anlaşılmaların artması ve benzeri olumsuzluklar,  her iki süreçte de karakteristik bir hal almıştır.  Şehirlerin, caddelerin, kurumların isimleri ile  görevlerin  tanımları yeni baştan adlandırılmaya başlandı. Sovyet döneminin ideolojik leksiği ve bir çok  kelime aktüalitesini kaybetti, kullanımdan çıktı. Bunun yerine, dini terminoloji yeniden hayat buldu, pek çok ekonomik ve hukuki terimler özel alandan, genel alanlara geçiş yaptı. Artık günümüzde “yeniden adlandırma süreci”  toplumsal bilinci etkileyen bir araç olmaktan çıktı, kendini tüketti. Tarih, bize eski isimleri de kapsayan tüm kayıplarımızı geri vermektedir. Bununla birlikte, geçmişin dersleri açıklayıcı ve öğreticidir. Dildeki değişiklikler bizleri arzu edildiği kadar olumlu sonuçlara taşımıyor, aynı zamanda dildeki olumsuz değişikliklere yol açabildiği için, dilimizi istenmeyen değişikliklerden nasıl koruyacağımızı düşünmeliyiz. Sonuçta, dilin kaderi her bir kişiye bağlıdır. Devlet, her kelimeyi kontrol edemez ve dil üzerine «yetkindir” mührü basamaz. Herkes, Rus dilini bozmadan, gelecek nesillere aktarmaya özen göstermeli ve toplum, her bir vatandaşın Rusça bilgisini geliştirmesine yardımcı olmalıdır. 

 

 

1. Bu yazı http://diplomba.ru/work/78009 sitesindeki Sovyet Dönemi Rus Dili başlıklı yazıdan çevrilmiştir. 

2. Dil, yaşanan hayatın aynasıdır. Toplumda meydana gelen her türlü değişim bir süre sonra dile yansır. Bu doğal gelişme bazen de siyasi ve ideolojik müdahalelerle zorunlu ve radikal değişimler ortaya çıkarır. Batılılaşma serüveni dahil komşumuz Rusya ile bu anlamda aramızda paralel gelişmeler var, dil değişimi de buna dahildir. Ne ki Rusya’daki sosyal bilimciler bu değişimi bizim bilim adamlarımıza göre daha derinlemesine masaya yatırıp sorgulamaktadır. Aşağıda okuyacağınız çeviri de Rusça’nın özellikle 1917 Bolşevik Devrimi sonrası –pek çoğu zorunlu- değişimini ele almaktadır. Dileğimiz Türkçe için de bu tür çalışmaların yapılmasıdır. 

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 151. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 151. Sayı