HaftanınÇok Okunanları
Kardeş Kalemler 1
NURBEK NURZHAN 2
ŞAKİR SELİM 3
Nebiye Akbıyık 4
Muhittin Gümüş 5
Cabbar Eşankul 6
HİDAYET ORUÇOV 7
AFETİN OLUR
Zamana ve mevkiine gösterilen iltifat,
Gün gelir, afetin olur.
AĞAÇ OL
Ağaç ol,
Dalın, budağın olsun!
Çiçek aç, meyven olsun!
Güneşe siper ol, gölgen olsun!
Alçak olur,
Seven gönül alçak olur!
Gözü gönlü aç, şükürsüz;
Nimete nankör alçak olur!
Ben olmasın,
Al yanakta ben olmasın
Sen var iken, biz var iken
Her sözün başı ben olmasın
BEN ŞAHİN’İM
Şahin’im, ‘şahadetle anılır ismim’
Künyem, “mavzer omuzunda Antepli”
Yirmi sekin Mart’la, hatırla beni;
“Çiğnenirim, çiğnetmem Aziz Vatanı!”
BİR KALP DE
Bir kalpte iki din olmaz
İkilik nifak kokusu
Aşk damarında kin olmaz
Ayrılık azap yakısı
Boğazlar,
Kıtalara, ‘köprü’ boğazlar
Felluce ’de, Telafet’te,
Eşkıya nice can boğazlar!
Boşalır,
Vermeyen el/ boş alır
Mütevazı toprağa
Gökten rahmet boşalır! .
CANAN OLMALI
Cihanda can olmalı
Cana, canan olmalı!
Aşktan gayri n’ola ki;
Hak yolunda olmalı
CEHALETİN
Cehaletin, taassup kokan
Evladını gömdüğü, o / kuma
Pusatlanır kelimeler,
Kalbe huzur verir,
OKUMA!
Çalmasın,
Türküler, biz/ siz çalmasın
Taşında çınlar feryadım;
Ülkemde çanlar çalmasın
Çekmeli,
Göze sürme çekmeli
Akıl, izan olmayanı
Göz önünden çekmeli!
DEĞİŞTİ
Değişti, dünyanın hali değişti!
Rengi, çizgisi, deseni değişti…
Sözü, sohbeti, manası, halveti;
Değişti; arzın, gidişi değişti!
Dert yaman deva göçer
Zevk-ü sefa, havâ göçer
On binlerin günah keçisi;
Veli Göçer, veli Göçer!
Devedeki inadın,
Önünde yürür eşek! .
Taşır akıl yükünü;
Akıldan pay almaz eşek!
DİL YARASI…
Kapanmaz!
Dil yarası, kapanmaz
Açma, tefrikaya kapı;
Aralarsan kapanmaz
Dolanır,
Ay menzilinde dolanır
“Keser döner, sap döner”
Taş ayağına dolanır!
Duman olur,
Zirveler duman olur
İçinde çığlık kopar;
Etraf toz- duman olur
Durulmaz,
“Su, bulanmadan durulmaz”
Fitne, fesat, tefrika ile
Bulanan belde de durulmaz!
Duruşu olmayanın,
Gün gelir vakarı zeval bulur.
Düşte gör,
Dost, düşman kimmiş
Düş de gör
Hayal edemediğin,
Ülküleri düşte gör…
Eski Dünya, huzuru çimlendirmekte
Yeni Dünya, mazlumu çiğnettirmekte!
Edebiyatları enkaz
Götürdükleri kaz!
Az demeyin sakın ha;
Gölgenizde yobaz!
Edep içre olmayan
Söze, saçma dersiniz!
Bir atımlık barutun
Adına, saçma dersiniz!
Eski Dostlar,
Anılarda Eski Dostlar
Mazi, perde perde açılır;
Işık gibi doğar, Eski Dostlar
Ey hırçın eda,
Ey kahpe seda,
‘darbe’ diyen dil;
Sizlere el veda!
Fatih’in topları düşerken surlara,
Bil ki, ferman okundu asırlara!
GARİP BİLİNE
Düşte gör garip iline
Kör olma ki garip biline!
Dola vicdanı diline
Garip güne dalgın bakar
Gözden gelir,
Her ne gelse gözden gelir
Sakın kendini nazardan
Her kem bakış gözden gelir
GIYBET OLUR
Gıybet olur,
Her kem söz gıybet olur
Yalanın adı, iftira
Sızlatır gıybet olur!
Gömülür,
Kumlara gömülür inat!
Bir seda; ey Süreka;
İçindeki kini at!
Hâkimdir!
Kapın çalan ha, kimdir?
Er kişinin vicdanı;
Kendisine hâkimdir
Haksızlığa hak ister
Sızlayan vicdan hak ister
Işığıyla titrer mum,
Aydınlıktan hak ister!
Hayatım seferberlik gibi geçti
Neferlik oldu, bize düşen yol…
Harca,
İyilikleri harca,
Birgün sana döner,
Hayır dualarla, âminlerle
Kâinat nefes,
Davut’a ses verir
Bir karınca, kararınca;
Süleyman’a ders verir!
Kanat ol!
Uçmak için kanat ol
Dosta güven ver, yar ol;
Yârine kol, kanat ol.
Kanadım,
Sanat, kolum kanadım
Kırılırsa kanadım,
Nerede kalır adım?
KARIŞTIRMA
Sapla, samanı karıştırma
Sözü kinle yarıştırma
Bir dinlersen, on dinle;
Sükûtu, korkuyla karıştırma
KİMİN FERMANI
Kimin fermanı ıslahat
Yüz elli yıllık maslahat
Yakarışımız Huda’dan,
Bizi hayırla islah et
Kurt dadanır,
Meyveye kurt dadanır
Kendi haline bırakılan;
Sürüye kurt dadanır…
Millete efendilik yoktur, ona hizmet vardır.
Bir millete hizmet eden onun efendisidir.
MEVLAYA AKAR
Sabrın iki kanadı; sükût ve vakar
“Su boğar insanı, ateşse yakar”
Vuslata adımlar, bütün yüreğim;
Halden hale döner, Mevla’ya akar
NEHİR OLUR
Çay, pınar nehir olur
Hüzün yağmurları akara
Gönülden göze nehir olur
NİYET ET
Sen niyet et, talep et!
Hak yolunda talim et
“Niyet, akıbet hayrola!”
Yüreğini, âlim et!
Oku, “İkra” ilk emir oku
Kelimeler ışıl, ışıl
İlmin sadaktaki oku!
Okul Olur,
Millete ocak, okul olur
Tüter bacası, nefesinden
İlme’l yâkin, o / kul olur
Örülür,
Başa çorap örülür
Bin bir dolap peşinde,
Sinsi tuzak örülür…
Parça bütünde güzel
Hakka esaret güzel
Dertlere şifa veren;
Hazreti Furkan güzel…
Rahmet Yağar,
Üç aylarda rahmet yağar
Sabırla dokur zamanı;
Kandil kandil rahmet yağar!
Sevdası olmayanın sevgisi de olmaz
Ülküsü olmayanın söyleyeceği türküsü de olmaz
Sanat dünün görkemi
Ezelden kalkan gemi
Götürür asırlara,
O şirin endamı!
SIRRINI İFŞA ETME!
Sırrını ifşa etme
Ummadığın taş baş yarar
Post kavgasını çekme,
Zehirle pişmiş ‘aş zarar…’
Soldurma,
Gülü kokla, soldurma
Halka tepeden bakıp,
Gönülleri soldurma!
SÖZ ORUCUNDA
Söz orucunda, gönül iftar eder
Hakk kuluyla, iftihar eder
Nefis dayanamaz, bu edep karşısında,
İntihar eder
Sözden gelir,
En ağır taş sözden gelir
Sakın kendini azardan
Göz ağusu sözden gelir
Sür tarlayı!
Tohum at, sür tarlayı
Nerede yağmur varsa;
Oraya sür tarlayı
TAŞ KESİLİR
Göğe yükselen başlar,
Kirlenirse taş kesilir.
Terk-i diyâr edilen sevgi,
Hasrete nakkaş kesilir!
Taş koyulur!
Taş üstüne taş koyulur
Girme namert fendine;
Yol üstüne taş koyulur
Toprak alır,
Acımı toprak alır
Bu vatan, bayrak için;
Tacımı şehit alır…
Tuzak olur!
Toprak hâki, tuz ak olur
İlim/Hikmet göç etti mi?
Nefis cana tuzak olur!
Dağda şaki, yolda tuzak olur
Uyutulur,
Anne kucağında yavru,
Ninniyle uyutulur…
Suni gündemle,
Millet uyutulur…
Yarınlara
Taşınır yarınlara
Umut dolu bir nesil
Kültür ve Sanat ile
Taşınır yarınlara!
Yârin gözü iki çeşme
N’ olur yaramı deşme
Aşk gözünü doldurur;
Ab-ı hayat olur çeşme! .
Yazmış yazın!
Kader yazmış yazın
Gönlünü hep ferah tut,
Kışa dönmesin yazın!
YİĞİDİ YIKAN
Yiğide, ne top dayanır ne gülle! .
Namerde aman vermez, yıkılmaz...
Yıkılır, dostun attığı bir gülle!
YÜREKSİZE
Yüreksize verme ha, meydanları
Şer kokar, ışık vermez şamdanları
Âşık değilse, işine aşına;
Hayra dokunmaz, tütmez dumanları…
YÜZSÜZE
Dilim varmaz, acı söze; yüzsüze…
Ye ’isle varılmaz nasibe, düze
Vicdansıza ne mert, ne şah dayanmaz
Ahlarını emzirir süze, süze
Zıtlar ikilem değil,
Hayatın senfonisi
Ak, karayla bilinir
Birbirinin hamisi! .