TÜRKMEN KLASİK ŞAİRİ MAHTUMKULU FERAĞI ’NIN DİVANINDAKİ ÖLÇÜ TÜRLERİ


 01 Ocak 2024


 

 

            Giriş

            Rus araştırmacı doğu uzmanı Prof. Dr. Y. Bertles, Türkmen klasik şairi Mahtumkulu Ferağı’yı Cemşid’in camına (kadehine) benzetmiştir (Gürgenli, 2011:3). Çünkü Mahtumkulu’nun şiirleri konu açısından çok zengin ve çeşitlidir; öyle ki herkes istediği konuyu orada bulabilir. Bir başka deyişle Mahtumkulu divanı Hayatın bir Hikmet Kitabı gibidir. Ancak bu zenginlik sadece konu çeşitliliğiyle sınırlı değildir. Bu büyük klasik Türkmen şairi mûsikî ve ritim açısından da zengin bir beyana sahiptir. Şiirlerinde kendi dönemine kadar olan bütün ölçü türlerini maharetle kullanmıştır. Eskiden gelen Türk hece ölçüsünü, Arap-Fars edebiyatından geçen aruz ölçüsünü ve hatta serbest ölçüyü de şiirlerine sindirmiştir. Bu sebepten şiirlerinde kullandığı ölçüler üzerine özel bir inceleme yapmak belki de bir boşluğu doldurabilecektir kanısındayım.

          Bu satırların yazarı ilk defa 1994’te Mahtumkulu’nun seçilmiş şiirlerini Farsçaya tercüme edip Tahran’da Uluslararası Elhoda yayınevi tarafından Türkmence orijinaliyle beraber iki dilde yayınladığı kitabının giriş kısmında şairin şiirlerinde kullandığı ölçü türlerini de incelemiş, hece ölçüsünün yanı sıra aruz ve hatta bir şiirde kullandığı serbest ölçüyü de ayrıntılarıyla açıklamıştır. O analiz Türkmensahra-İran’da Mahtumkulu’nun kullandığı şiir ölçülerini açıklamak ve takti etmek açısından, edebî topluluk gözünden ilk adım sayılmıştı. Sonra 2016 yılında Aşagabat’ta yapılan Mahtumkulu Ferağı’nın uluslararası kongresinde bu konuda bir sunum hazırlayıp özellikle de Mahtumkulu divanında kullanılan serbest ölçüden söz etmiştik. Şimdi Türkiye Türkçesinde hazırlanan bu makale daha önce Türkmen ve Fars dilinde yazılan makalelerin düzetilmiş ve geliştirilmiş hâlidir. Dolayısıyla bu makalede Mahtumkulu’nun şiirlerinde kullanılan üç tür ölçü: Hece ölçüsü, Aruz ölçüsü ve Serbest ölçü incelenip örnekler sunulmuştur.

 

  1. Hece Ölçüsü 

        Bu terim, geçmişte ve günümüzde Türkmenler de dâhil olmak üzere Türkçe konuşan halkların en fazla kullandığı ölçü türüdür, bir başka deyişle Türk şiirinin ana ölçüsüdür. Türk halklarının en eski yazıları olarak kabul edilen Göktürk yazıları ağırlıklı olarak şiir biçiminde yazılmaz, ama uygulanan yazı hece ve harf yazılarının karışımı gibidir. Thomsen, Orhun Yazıtlarında harflerdeki çift ünsüz ve hece işaretleriyle bazı tek ünsüz işaretlerinin hece yazısı kökenli olabileceğini öne sürmüştür (Kaçalin, 2013: 392). 

         Kâşgarlı Mahmud’un X.-XI. yüzyıllarda (1072-1074 yıllarında) yazdığı Divanü Lugati’t-Türk’te kayıtlı bulunan manzum parçalar, geçiş dönemine ait örnekler olmakla birlikte, hem aruz hem de hece ölçüsünde yazılmıştır (Kaya, 2016: 12). Demek ki Türk şiirindeki aruz ve hece ölçülerinin kökü Kaşgarlı Mahmut dönemi ve hatta ondan öncesine kadar uzanmaktadır.

          Aruz ölçüsü, Osmanlı saray edebiyatında oldukça değer görse de halk edebiyatında Türk halklarının ulusal ölçüsü olan hece ölçüsü kullanılmıştır. Karacaoglan’ın şiirleri bunun en güzel örneklerindendir.

             Hece ölçüsü daha önce Türkmen halk edebiyatında kullanılmış olsa da, özellikle Mahtumkulu Ferağı'dan sonra, Türkmen yazılı edebiyatında yaygın hâle gelmiştir.

             Bu tür ölçü halk arasında parmak sayma (barmak sanama) ölçüsü olarak bilinir (Allakov, 2010: 199). Çünkü heceler parmakla sayılır. Öyle ki, hecelerin sayısı şiirlerin kalıplarını oluşturmakta da etkilidir. Örneğin 7 heceli, 8 heceli, 10 heceli, 11 heceli, 14 heceli, 15 heceli vb.

            Ancak heceleri saymak, sürecin yalnızca bir parçasıdır. Bu ölçü türü, aynı zamanda şiirin ritmini belirlemede büyük rol oynayan durakları da içerir. Yani bu ölçüde mısraların heceleri eşit olduğu hâlde sözcükler arası bir ritme uyarak belirli yerlere göre bölünmüştür. Bu bölümler “4+4+3”, “6+5”, “4+3+4+3” gibi farklı kısımlara ayrılmıştır.

            Elbette bazı şiirlerde duraklar belirli bir ritmi ve tertibi izlemez, bir düzene göre bölünmez. Bu şiirler duraksız ölçülü şiirler olarak  kabul edilir. Ancak duraklı şiirler gibi güçlü bir melodiye ve ritme sahip olmayabilirler. Mahtumukulu’nun şiirlerinden örnekler:

 

      1.A- 11 heceli  6+5 

Bir juma gijesi (6) gördüm duýşümde (5)

Bal urup göklere (6) uçdum ýaranlar (5)

Perwaz eýläp seýran (6) etdim dünýäni  (5)

Bir owadan jaýa (6) düşdüm ýaranlar (5)

“Uçdum Ýaranlar” (Ekgäýew- Polatly, 2014: 124).

 

Düzmenem doýmanam (6) durmanam eý ýar (5)

Bu saky döwründe (6) içmeýen jamym (5)

Jamymy sundugyň (6) görmesin agýar (5)

Gelmenem aklyma (6) görmeýen kamym (5)

“Içmeyin Jamym” (Diyeji, 19994: 57).

 

1.1- 11 heceli 4+4+3 

Sähär wagty (4)  seýran edip (4) gezerkäm  (3)

Ajap menzil (4) ajap jaýa  (4) sataşdym (3) 

Ugrum bilmäý (4) ýoldan ýola (4) azarkam (3)

Hub mekana (4) hub saraýa (4) sataşdym (3)

“Sataşdym” (Diyeji, 19994: 49).

 

1.2-  11 heceli  4+4+3

Asla seni görmemişem dildarym

Gumrymy sen, bilbilmi sen näme sen

Gamgin köňlüm hyýalyňda aldarym

Bag içinde gül-gülmi sen näme sen

“Näme Sen?” (Ekgäýew- Polatly, 2014: 349).

 

         Hece ölçüsüyle yazılan şiirlerde uygulanan durak bir sözcüğü ikiye bölemez, bir sözcüğün ortasında durak oluşturamaz. Duraklar kesinlikle sözcüklerin bittiği yerde olacaktır. Aynı zamanda bir mısrada duraklar hangi hecede oluşuyorsa şiirin sonuna kadar aynı ritim devam edecektir.

 

1.3- 14 heceli 4+3+4+3

Huthut kimin (4)  fereňden (3) Çin-Maçine (4) bardygym (3)

Bag içinde (4) bylgysyň (3) saçyn açyp (4) gördügim (3)

Süleýmanyň (4) tagtyndan (3) sözläp habar (4) berdigim (3)

Gonsun diýýip (4) başymga  (3) bilbil heňin (4) gurdugym (3)

Çarşembe gün (4) çäş wagty  (3) gondurdugym (4) bilmezmiň (3)

“Bilmezmiň” (Ekgäýew- Polatly, 510).

 

  1. Aruz Ölçüsü (vezni)

         Aruzun sözlüklerde yön, yan taraf, sarp dağ yolu, birine bir şeyin arız olması, birine bir şeyi göstermek, arz etmek, isabet etmek, satışa sunmak, sergilemek, gösteri, takdim, karşılaştırmak, hastalıklı dişi deve, ölçek, Mekke, Medine, Mekke ile Tâif arasında bir yer, şiir ölçüsü, sözün anlam ve mefhumu, çadırın ortasına dikilen ana (orta) direk gibi birçok anlamı ihtiva ettiği bilinmektedir (Fettahoğlu, 2019:47).

          Aruz ölçüsü, I.S 81-155 yıllarında İmam Halil adlı bir dilbilimci (filolog) tarafından sistemleştirilmiştir. Develerin yürüyüşünden, demircilerin çekiçlemesinden ve dokumacı kadınların tarak vuruşundan kaynaklandığı ileri sürülmüştür. 

         Aruz, Türk edebiyatında 11. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar kullanılan bir nazım ölçüsü olup Türk edebiyatında aruzla milyonlarca şiir yazılmıştır. Bu ölçü türünde yazan şairler içinde Yûnus Emre’den Fuzûlî’ye kadar çok önemli isimler bulunmaktadır (Bayram, 2022: 360).

        Aruz, Arap şiirinin ana ölçüsü olup şiirin sağlamını sakatından ayırır (İbn Cinnî. 1989, 09). Genel olarak kadim milletlerin şiirleri hep bir ölçüye uygundur. Arap şiiri de tamamen ritmik olup vezinler esasında yazılmıştır. Bu vezinlerin her birine has birtakım özellikler ve hükümler bulunmaktadır. (Pala, 2003, 39-02).

        Aruz, Arap edebiyatında doğmuş olup başta İran edebiyatı olmak üzere değişik coğrafyalarda gelişen İslam edebiyatlarını da derinden etkilemiştir. İran edebiyatında bazı değişikliklere uğradıktan sonra, Türk edebiyatına geçmiştir (Demirel, 2011, 367-402). Aruzun Türk edebiyatı ile uyumu, Türkçe ile Arapçanın yapısal farklılığından kaynaklanan sebeplerle, çok da kolay olmamış ve hece ölçüsü gibi Türk halk edebiyatında geniş yer bulamamıştır.

         Aruz, hecelerin uzun ya da kısa olmasına endekslenmiş bir ölçüdür. Bir hecenin düzenli tekrarı şiirde melodi ve ahenk oluşturur. Aruzdaki ritim şiiri müziğe çok yakın hâle getirip daha sevimli ve etkileyici kılmaktadır.  Aruz, hecelerin sayısına değil şekline bağlıdır. Aruz şiirinde ilk mısranın başından sonuna kadar olan hecelerin tertibi ile onları takip eden tüm mısraların hecelerinin tertibi kısalık (açılış) veya uzunluk (kapanış) bakımından eşittir. Kısa (açık) hece (0 veya +) işaretiyle, uzun (kapalı) hece ise (-) işaretiyle gösterilir.

Türkmencede heceleri yapılarına göre aşağıdaki türlere ayrılabilir:

A. Tek sesten oluşan hece (Kısa Hece) 

Örnek: U-ly (o-) kelimesindeki U hecesi kısa hecedir.

B. Bir ünsüz bir ünlüden oluşan hece (Kısa Hece)

Örnek: Bi-lim (o-) kelimesindeki “Bi” hecesi uzun hecedir.

C. Bir ünlü bir ünsüzden oluşan hece (Uzun Hece)

Örnek: Uç-dy (-o) kelimesindeki “Uç” kapalı hecedir.

D. İki ünsüz arasındaki bir ünlüden oluşan hece (Uzun Hece)

Örnek:  Kal-bym (- -) kelimesindeki her iki hece de uzun hecedir.

E. Bir ünsüz, bir ünlü ve yine iki ünsüzden oluşan (bir uzun ve bir kısa hece) bir buçuk hece

Örnek: Kalp, Ýaş, Süýt... gibi Türkmence veya Türkmenceleşen kelimeler genellikle uzun hece olarak kabul edilir. Ancak Arapça veya Farsçadan geçen Çarh, Şowk gibi bazı kelimeler bir uzun ve bir kısa hece olarak alınır. 

F. Bir ünlü iki ünsüzden oluşan uzun hece

Örnek:  Erk, Yşk, İrade, Ant .(-)

G. Bir uzun ünlüden oluşan uzun hece

Örnek: Â-ýym (- -), Â-dym (- -)

           Arzunun ölçülmesinde şu kurala dikkat edilmelidir: Şiir yazılışına göre değil, okunuşuna göre takti edilir. Ayrıca konuşmada bir kelime ünsüzle bitiyorsa ve ondan sonra gelen kelimenin başı ünlüyle başlıyorsa, ikinci ünlü harf, önceki ünsüze bağlanarak söylenir: Aldym ony (Al-dy-mo-ny).

           Genel olarak Türk edebiyatında; ister Osmanlı Divan Edebiyatında ister Türkistan klasik edebiyatında olsun hece ölçüsünün yanında Aruz ölçüsüyle de sayısız şiirlerin yazıldığı görülür. Aruzun Türkistan’daki örneklerini Ali Şir Nevayi, Sufi Allayar ve Mahtumkulu’nun babası Devletmuhammet Azâdi gibi şairlerin eserlerinde görmek mümkündür. 

 

Ali Şir Nevayi: 

(fa’ilatun fa’ilatun fa’ilatun fa’ilun)

Çerh tartıp hançer-i hicran bu tün 

Koymadı bir zerre bağrımnı bütün (Kaya, 1997: 1272).

 

Sufi Allayar: 

(Mefâ’ilun mefâ’ilun mefâil) 

Seni halk eýlegen Soltan-i gaýyp

Hemişe bendesiden tobe talip (Niknehad, 1994: 44).

 

Devlet Muhammet Azadi: 

(Fa’ilatun fa’ilatun fa’ilat)

Patyşa kim, niýetin rast eýlese,

Hakdan olgaý herne derhast eýlese.

 

           Aruz Mahtumkulu’nun az sayıda kullandığı ikinci ölçüdür. O şiirler Bahr-i “Remel-i Mosammen Mahzuf” ve Bahr-i “Rejez-i Mosammen-i Salim” ölçü türlerinde yazılmıştır ki burada ikisinden de örnekler sunularak taktiler (bölmeler) yapılacaktır. 

 

           2.1- Bahr-i “Remel-i Mosammen Mahzuf” 

           (Fâ’elâton Fâ’elâton Fâ’elâton fâ’elât)

Her- za-man- mag (Fâ’ilâtun) tym-guly –hal (Fâ’ilâtun) , k iç- re-  gez-me (Fâ’ilâtun) ,  lâ-f e-dip (fa’ilat)

-o - -, - o - - ,- o - - , - o - 

Sak  la gyýbat (Fa’ilatun)dan tiliň ug (Fa’ilatun)runda gez yn(Fa’ilatun)sap edip (fa’ilat)

-o - -, - o - - ,- o - - , - o - 

Gol uzatma köp fysada dur hudadan howp edip

-o - -, - o - - ,- o - - , - o - 

Sufylyk esbaby hoşdur geý içiňni sap edip

-o - -, - o - - ,- o - - , - o - 

Bolsa möý möjek içim bu eski şaly neýlerem

-o - -, - o - - ,- o - - , - o - 

“ Galmagaly Neýlerem” (Diyeji, 19994: 62)

 

            Fâ’ilâtun Fâ’ilâtun Fâ’ilâtun fâ’ilun

Eý ýaranlar (Fâ’ilâtun) bir ýüzi gül (Fâ’ilâtun)aýa aşyk (Fâ’ilâtun) bolmuşam (Fa’ilat)

Barçalar mak (Fâ’ilâtun) sudy gül rä (Fâ’ilâtun) naýa aşyk (Fâ’ilâtun) bolmuşam (Fa’ilat)

Bilbilem ba (Fâ’ilâtun) g içre bir gow (Fâ’ilâtun) gaýa aşyk (Fâ’ilâtun) bolmuşam (Fa’ilat)

Özi gaýyp (Fâ’ilâtun) zülpleri ýel (Fâ’ilâtun)daýa aşyk (Fâ’ilâtun) bolmuşam (Fa’ilat)

Menzilim da (Fâ’ilâtun)g içredir säh(Fâ’ilâtun)raýa aşyk (Fâ’ilâtun)bolmuşam (Fa’ilat)

“ Aşyk Bolmuşam” (Diyeji, 19994: 83)

 

          2.2- Bahr-i “Recez-i Mosammen-i Salim” 

          (Mustaf’ilun Mustaf’ilun Mustaf’ilun Mustaf’ilun)

Bir guşede (Mustaf’ilun) bolsam mokym (Mustaf’ilun) / Köňle getir (Mustaf’ilun) sem Gadry sim (Mustaf’ilun) 

Her guşeyi (Mustaf’ilun) weýranadan (Mustaf’ilun) sed genji bi (Mustaf’ilun) paýan çykar (Mustaf’ilun) 

Köňlümge gel (Mustaf’ilun)gen nakyşlar/ Gözlerge peý (Mustaf’ilun) da bolsa ger (Mustaf’ilun)

 “Gan Çykar” (Diyeji, 1994: 111).

 

  1. Serbest Ölçü

         Serbest Ölçü 1924’te Türkmenistan Cumhuriyetinin Sovyet Birliği içinde kurulmasında sonra, Berdi Kerbabayev gibi Türkmen şiirinin önderleri tarafından, Rus şiiri başta olmak üzere dünyada yaygınlaşan modern şiirin etkisi altında kullanılmıştır. Ama gerçek Türkmen edebiyatının tarihi böyle bir ölçüye hiç de yabancı değildir. Türk edebiyatın geçmişinde de arada bir serbest ölçüde, yani hece sayıları eşit olmayan mısraların oluşumundan ortaya çıkan ölçüde, yazılan şiirleri görmek mümkündür. 

         Hatta Uýgur edebiyatçı M. Hemrayev, Uýgur serbest şiirinin kökünün uzak geçmişte kullanılan parmak sayma/hece ölçüsüne dayandığını ve oradan geldiğini belirtir (Allakov, 2010: 338). Korkut Ata’nın destanlarında da hece sayıları eşit olmayan şiirlerle karşılaşırız. 

 

Agzyñ gurysyn, ene! 

Diliñ çűýrisin, ene! 

Ene haky tañry haky degilmeseýdi. 

Galkybany, ýerimden turaýdym, 

Ýakañda bogazyñdan tutaýdym, 

Gaba ökjäm aldyna salaýdym, 

Ak ýűzűñi gara ýere depäýdim, 

Agzyñda burnuñdan gan şarladaýdym, 

Jan datlysyny saña gösteräýdim, 

Bu ne sözdűr!? 

Sägin, gaýyn ene! 

Meniñ űzerime gelmeýe sen! 

Meniñ űçin aglamaýa sen! (Allakov, 2010: 339)

 

            Mahtumkulu’nun “Meňzär Hökümli” adlı bir şiirinde de serbest ölçü kullanılmıştır. Mahtumkulu Arap ve Fars dil ve edebiyatına hâkim bir şairdir. Edebî yaratıcılığında Arap ve Fars şiir formlarından ve ölçülerinden yararlanmış hatta birçok şairin sözlerinden ilham almıştır. Burada şöyle bir soru ortaya çıkıyor: “Acaba serbest ölçüyü, eski Türk edebiyatından mı almış yoksa Endülüs Arap şiirinden özellikle de Muvaşşah adlı şiir formundan mı esinlenmiştir?”

           Muvaşşah, hicri 3. yüzyılda Endülüs’te ortaya çıkan bir şiir formudur (Harirçi:1).

           Endülüs şairleri, şiirlerini ritim ve musiki üzerine kurdukları ve Halili adıyla bilinen klasik ölçü tarzına bağlı oldukları halde, şiirde yenilikler de aramışlardı. Bu nedenle birçok zaman Arap ölçü kurallarına uymamışlar ve bazen de Arap şiirinde bulunamayan ölçülerde şiirler yazmışlardır. Halili tarzına bağlı kalmayıp mısraların hece sayılarındaki eşitlikleri bozmuşlardır. Bu tür değişken hecelerden oluşan ölçüleri muvaşşah (moveşşeh) formu olarak bilinen şiir türünün bir kısmında görmek mümkündür (Sefdi:21).

           Serbest ölçü Mahtumkulu’nun sadece “Meňzar Hökümli” adlı şiirinde görülmektedir. Bu şiirde mısralardaki hece sayısı şairin isteğine göre değişmektedir. Ama neden Mahtumkulu serbest ölçü için sadece bir örnekle yetinmiştir? Acaba sadece bir deneme yapmak mı istemiştir? Yoksa diğer yazdıkları günümüze ulaşmamış mıdır? Mahtumkulu bir şiirinde beş senede yazdığı bir kitabı Kızılbaşların bir saldırı sırasında yok ettiğinden bahsediyor:

Bäş ýylda bir kitap eden işimiz

Gyzylbaşlar alyp veýran eýledi 

“Reýgan eýledi” (Ekgäyev- Polatly, 2014: 424).

         Mahtumkulu’nun “Meňzär Hökümli” şiiri akıcı bir dile sahip olup, renkli ve yeni bir musiki ortaya çıkarmaktadır. 

Gözelleriň waspyn etseler kanda (11)

Älem agzy tamam jem ola sende (11)

Tä jan bardyr bu tende (7)

Arzuwmendim bar sende (7)

Adyň Ruma düşdi Owazaň Hinde (11)

Leýli saňa kenizek Züliha bolsun bende (14)

Menem seniň derdiňden galyberdim dermande (14)

Bagda biten gülçehre sen bulgur ýakymly (13)

                                ***

Baglanyban çyksaň şiddeýi gülzar (11 bogun)

Hüsnüň hyýalaty älemi aldar (11 bogun)

Aşyk aýdar eý dildar (7 bogun)

Hüsni güne taý diladar (7 bogun)

(Diyeji, 1994: 23)

 

            Makaleyi bir soruyla bitirmek isterim: Bilindiği kadarıyla, bu tür ölçü Mahtumkulu’ndan sonra Türkmen edebiyatında devam etmemiştir ama devam etseydi 20. yüzyılda serbest ölçüyü diğer kültürlerden almaya gerek kalır mıydı?!

 

 

 

 

Sonuç

             Büyük Türkmen klasik şairi Mahtumkulu Ferağı’nın divanı hem konu hem de ritim ve musiki açısından zengin bir çeşitliliğe ve beyana sahiptir. Mahtumkulu şiirlerine kendi dönemine kadar mevcut bütün ölçü türlerini sığdırmıştır. Eskiden gelen Türk hece ölçüsünü, Arap-Fars edebiyatından geçen aruz ölçüsünü ve hatta serbest ölçüyü de şiirlerinde kullanmıştır.

            Hece ölçüsü daha önce Türkmen halk edebiyatında kullanılmış olsa da özellikle Mahtumkulu Ferağı’dan sonra, Türkmen yazılı edebiyatında yaygın hâle gelmiştir.

            Aruz ölçsüsü ise Mahtumkulu’nun az sayıda kullandığı ikinci ölçüdür. O şiirler Bahr-ı “Remel-i Mosammen Mahzuf” ve Bahr-ı “Recez-i Mosammen-i Salim” türlerinde yazılmış olup “Galmagaly Neýlerem”, “Bolmuşam” ve “Gan Çıkar” gibi şiirlerde görülmektedir. 

            Ayrıca Mahtumkulu “Meňzär Hökümli” adlı bir şiirinde serbest ölçü kullanmıştır. Bu şiirde mısraların hece sayısı 7, 11, 13,14 olarak değişmektedir. Mahtumkulu Arap, Fars dili ve edebiyatına hâkim bir şairdir. Edebî yaratıcılığında Arap ve Fars şiir formlarından, ölçülerinden yararlanmış hatta birçok şairin sözünden ve düşüncesinden ilham almıştır. Ama burada şöyle bir soru ortaya çıkıyor: “Mahtumkulu serbest ölçüyü (veya mısralarında eşit hece sayısı olmayan şiir türünü), Dede Korkut destanından mı esinlenmiş yoksa Endülüs Arap şiirinden, özellikle de Muvaşşah adlı şiir formundan mı örnek almıştır? 

          Bu soruya kesin bir cevap bulmak kolay değildir. Ayrıca neden Mahtumkulu’nun divanında bu tür ölçüde sadece bir tane şiir bulunmaktadır? Acaba Mahtumkulu deneme amacıyla bu türde sadece bir şiir mi yazmıştır? Yoksa yazdığı diğer şiirleri kaybolmuş veya yok edilmiş midir? Çünkü Mahtumkulu “Reyhan Eyledi” şiirinde dikkat çektiği üzere beş yılda yazdığı kitabını, Kızılbaşlar’ın bir saldırı sırasında yok ettiğini belirtir:

Bäş ýylda bir kitap eden işimiz            

Gyzylbaşlar alyp weýran eýledi

         Mahtumkulu’nun şiir dünyası o kadar derindir ki onun dibini görmek için daha çok inceleme ve araştırma yapmak gerekmektedir.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 205. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 205. Sayı