Uluslararası Türk Akademisi Başkanı Prof. Dr. Darhan Kıdırali ile 10. Yıl Röportajı


 01 Haziran 2020


Uluslararası Türk Akademisi’nin kuruluşunun 10. yılını tebrik ediyoruz. Akademi ne zaman ve ne amaçla kuruldu?

Çok teşekkür ediyorum. Kazakistan Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı, Elbaşı Nursutlan Nazarbayev 3 Ekim 2009 günü Azerbaycan’ın Nahçıvan şehrinde düzenlenen Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet Başkanları 9. Zirvesi’nde Türk Dünyasını araştıracak uluslararası ilmî merkez kurmayı önermişti. Bunun üzerine Nahçıvan Anlaşması esasında 25 Mayıs 2010 tarihinde Nur-Sultan şehrinde Elbaşı Nursultan Nazarbayev ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün iştirak ettikleri bir törenle açılan Türk Akademisi faaliyetlerine başladı.

2012 yılında Bişkek’te gerçekleşen Türk Konseyi 2. Zirvesi’nde de Türk Akademisi’ne uluslararası statü verme kararı alındı. Akademi’nin kurucu ülkeleri Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye’dir. 2018 yılından beri Macaristan gözlemci üyemizdir. Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Mirziyoyev geçen yılki zirve sırasında Özbekistan’ın Türk Akademisi’ne üye olma niyetini dile getirdi. Özbekistan’ın da aramıza resmen katılacağı gün yakındır inşallah. Faaliyetlerimize aktif katılım sağlayan, özellikle arkeoloji alanında yakın iş birliğinde bulunduğumuz Moğolistan, kuruluşumuza büyük ilgi duyuyor. Bu gidişat Uluslararası Türk Akademisi’nin artık Türk halklarının entegrasyonuna hizmet eden saygın bir kuruluşa dönüştüğünü ve geleceğinin parlak olduğunu göstermektedir.

Akademi’nin kuruluşu ile ilgili kısaca söyleyebileceğim bunlardır. Kuruluş amacı ise özetle, Türk Dünyasının eskiden günümüze kadarki tarih, dil, edebiyat ve kültürünü araştırmak, Türk devletlerinin dünya medeniyetindeki yeri ile bu medeniyete katkısını asıl kaynaklar ışığında tesbit etmek, geleceğe yönelik planlar yapmak ve Türk Dünyasıyla ilgili bilimsel araştırmaları koordine etmektir.

Akademinin çalışma sisteminden kısaca bahseder misiniz?

Akademi az bir kadroyla farklı yönlerde geniş çalışmalar yürütmekte. Türk ülkeleri başta olmak üzere dünyanın değişik bilimsel araştırma merkezleri ile iş birliği tesis etme, özellikle Türk Dünyasının önemli yıl dönümleri, şahsiyeleriyle ilgili seminer, sempozyum, konferans, forum gibi etkinlikler düzenleme ve katılma, Türk Konseyi zirvelerinde devlet başkanlarınca verilen talimatları yerine getirme, arkeolojik kazı çalışmaları yapma, bilimsel projeler hazırlama ve yürütme, yayınlar neşretme, üye ülkelerin dil, edebiyat, tarih, coğrafya uzmanları toplantılarını organize ederek projelerimiz üzerine görüş alışverişinde bulunma, Bilim ve Eğitim Bakanları Bilim Konseyi toplantılarını düzenleme, “Turkic Weekly” haftalık haber bülteni ile “Altayistik, Türkoloji, Mongolistik” ve “Global Türk” dergilerini çıkarma, düzenlediğimiz konferans ve forumların bildirilerini kitap olarak yayımlama, etkinliklerimiz ve Türk Dünyasındaki çalışma alanımızla ilgili gelişmeleri sosyal medya sayfalarımız dahil resmi internet sayfalarımızda haber olarak yayımlama gibi çalışmalar, yaptığımız esas çalışmalardır. Bu kapsamda BM (ECOSOC), BM Medeniyetler İttifakı (UNAOC), UNESCO, ISESCO, SESRIC, ECO (Science Foundation), COMSTECH (OIC), IRCICA gibi önemli uluslararası kuruluşlarla ortaklık ilişkileri tesis ettik, 10 yıl içerisinde Avrasya ve Amerika kıtalarının bilim insanlarının katılımlarıyla 120’den fazla bilimsel etkinlik gerçekleştirildi, farklı dünya dillerinde 170’ten fazla yeni bilimsel çalışma hazırlanıp yayımlandı. Akademi nezdindeki Türk Kütüphanesinde 70 bin kadar kitap okuyucuların hizmetine sunulurken, Türk Müzesinde Türk halklarının kökenine ışık tutan yadigârlar sergileniyor.

10 yıl içinde gerçekleştirmiş olmaktan dolayı sizi en çok memnun eden projeler hangileri oldu?

Soru için teşekkür ederim. Yukarıda çalışmalarımızdan bahsederken Akademi’nin geçen 10 yılda 120’den fazla bilimsel etkinlik düzenleyip 170’ten fazla yeni bilimsel çalışma yayımladığını belirttim. O yüzden bu soru, üzerine memnuniyetle saatlerce konuşabileceğim bir konudur. Ancak müsaadenizle burada bizi en çok memnun ve mutlu eden, gurur veren ve her şeyden önce bizi takip edenler tarafından takdirle karşılanan başalıca projeleri sayayım. Bunlar, UNESCO’nun Paris’teki Genel Merkezi’nde geçen yıl “Büyük Bozkır: Kültürel Miras ve Dünya Tarihindeki Rolü” başlığıyla dördüncüsünü düzenlediğimiz, geçtiğimiz Nisan ayında beşincisi için hazırlıklar yapılıp ne yazık ki ertelemek zorunda kaldığımız geleneksel UNESCO forumlarımız, Nur-Sultan’da geçen yıl keza dördüncüsü düzenlenen geleneksel Uluslararası Sosyal Bilimler Forumu, Akademi tarafından hazırlanıp Devlet Başkanları Zirvesi’nde onaylanan Türk Entegrasyon Konsepti, Türk Dünyasının kaybolma tehlikesindeki dilleriyle ilgili yürüttüğümüz geniş kapsamlı çalışmalarımız kapsamında UNESCO’da özel olarak düzenlediğimiz forum ve 4 ciltli “Tehlikedeki Türk Dilleri” kitabı, dört dilde hazırlanan “Atalar Mirası” portali (http://atalarmirasi.org), “Altayistik, Türkoloji, Mongolistik” ve “Global Türk” dergileri, “Altayistik, Türkoloji, Mongolistik (ATAM)” derneği, Türk Dünyası Bilim Akademileri Birliği, Dil ve Terminoloji Daimi Komisyonu gibi projelerdir.

Gururla ve ayrıca bahsetmek istediğim esas proje de üye ülkelerimiz ortaokulları için çalıştığımız ders kitaplarıdır. Söz gelimi, hazırladığımız “Ortak Türk Tarihi” ders kitabı üye ülkelerin Eğitim Bakanlarının kararı ile okullarda okutulmaya başladı. “Ortak Türk Edebiyatı” ve “Türk Dünyası Coğrafyası” ders kitapları tamamlanmak üzeredir.

5 yıldır Ötüken’de yürüttüğümüz kazı çalışmalarımız Türk Dünyasının zengin tarihine ışık tutan verimli çalışmalar olması bakımından önemlidir. Bu yıl UNESCO’nun Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri Listesi’ne dahil edilen Tonyukuk Yazıtının Dikilişinin 1300. Yılı münasebetiyle konferans düzenleyip UNESCO düzeyinde Tonyukuk Yılı’nı açmamız ve yazıtın 12 dildeki çevirilerini içeren “Bilge Tonyquq” kitabını yayımlamamız Göktürk tarihiyle ilgili yaptığımız çalışmaların güzel sonucudur.

10 yılın tecrübesiyle yeni dönemde ne gibi çalışmalar düşünüyorsunuz?

10 yıllık dönemin son etkinliği, birkaç gün önce Türk Dünyasının ortak düşünürü, bilge Abay Kunanbayoğlu’nun doğumunun 175. yılı için video konferans yöntemiyle düzenlediğimiz uluslararası konferans oldu.

Yeni bir 10 yıla ayak basarken gerçekleştirdiğimiz ilk etkinlik ise 27-28 Mayıs günleri yeni video konferans yöntemiyle ve Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye, Macaristan, Özbekistan, Moğolistan ve Altay, Başkurdistan, Tataristan cumhuriyetlerinin yüksek öğretim kurumlarındaki Türkoloji bölümleri ile merkezlerinin başkanları, öğretim üyeleri, dil bilimi enstitüsü müdürlerinin katılımlarıyla yapılan Türkoloji istişareleri toplantısı oldu. İlk 10 yılın son etkinliği ne kadar anlamlı ve önemli ise ikinci 10 yılın ilk etkinliğinin de o kadar anlamlı ve önemli olduğu kanaatindeyiz ve hayırlara vesile olarak yorumluyoruz. Toplantımızda bölümler arasındaki iş birliğini genişletme, ortak etkinlikler düzenleyip ortak projelere imza atma, uluslararası endeksli dergilerin sayısını arttırma, dijital teknolojinin imkanlarından mümkün olduğunca fazla yararlanma, öğrenci ve öğretim üyesi değişimlerini arttırma ve engellerini giderme, düzenli olarak bir araya gelip istişarelerde bulunma, başarılı öğrenciler için yaz okulları düzenleme, çevrim içi seminerler ve dersler organize etme konular üzerinde çalışma hususunda anlaştık. Yeni dönemde işte bu doğrultuda çalışırken Türk Dünyasının Kutsal Mekânları” ve “Türk Dünyasının Büyük Şahsiyetleri” projeleri, arkeolojik kazı çalışmaları dahil başlattığımız önemli projelere devam etmeyi düşünüyoruz. Özbekistan’la ilgili projelerimiz olacak. Abay Kunanbayoğlu’nun 175. ve Farabi’nin 1150., Tonyukuk yazıtının 1300., Altın Ordu Devleti’nin 750. Yıl dönümleriyle ilgili çalışmalarımız devam edecek.

Bildiğiniz gibi bilim sınır tanımaz. Başta da belirttiğim gibi Türk Akademisi’ne olan ilgi gün geçtikçe artıyor. Biz de Akademi olarak çalışma alanımızı genişletmeye, özellikle Türk topluluklarının yaşadıkları ülkeler başta olmak üzere Rusya, Çin, Avrupa ülkeleri, Japonya, Kore, Hindistan ve diğer ülkelerin bilim insanlarıyla ortak projeler gerçekleştirmeye çalışıyoruz, etkinliklerimize davet ediyoruz. Bu doğrultudaki çalışmalarımızı da arttıraracağız.

Bu vesileyle, tüm faaliyelerimize gösterdikleri ilgi ve destekler, özellikle de bilge Abay’la ilgili çalışmalarımıza sağladığınız güzel katkılar için Avrasya Yazarlar Birliği ile Bengü Yayınlarına teşekkür ederim. 10. Yıl Dönümü münasebetiyle kutlama mesajı ileterek iyi temennilerde bulunan tüm dostlarımıza da içten şükran ve saygılarımı sunmak isterim.

Okuyucularına Türk Dünyasının güzide uluslararası bilim merkezi Türk Akademisi hakkında bilgi sağlama olanağı sunduğu için Kardeş Kalemler Dergisi’ne bir daha teşekkür eder, Avrasya Yazarlar Birliği’nin gönül ve kalem kardeşliği için yaptığı özverili çalışmalarının devamını dilerim.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 162. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 162. Sayı