HaftanınÇok Okunanları
Ercan Argınbayev 1
Coşkun Haliloğlu 2
HİDAYET ORUÇOV 3
Zılika Jantasova 4
ELMİRA ACIKANOAVA 5
Kanıbek Sarıbayev 6
Batyrkhan Sarsenkhan 7
Bir gün piknik yapmak için arkadaşlarımızla bir çayırda toplandık. Bayağı bir kalabalıktık, on beş kişiydik. Herkes evinden farklı farklı yiyecekler getirmişti; kimisi tuzlu, kimisi tatlı, kimisi ekşi, kimisi ise içecek getirmişti.
Yemeklerimizi yedikten sonra içlerinden biri: "Eee oyun oynamayacak mıyız?" dedi. Biz de "Evet, oyun vakti!" diye bağırdık. Bazıları top, bazıları voleybol oynuyor, bazıları ip atlıyordu.
Top oynayanların topu dikenlerin arasına kaçtı. İçlerinden biri "Ben alırım, merak etmeyin." dedi. Ben ise "Dikkatli ol, hava sıcak, yılanlar var." dedim ve arkasından gittim.
Tam elini topu almak için uzattı ve bir anda bağırmaya başladı. "Ne oldu?" dedim. Elini çıkartıp gösterdi, bu zehirli bir ısırığa benziyordu. Dikenlere baktığımda orada yılanın süründüğünü gördüm ve arkadaşlarıma seslendim. Koşarak geldiler.
"Kimsede ip veya kayış var mı?" diye sordum. Biri kalın bir ip verdi ve hemen arkadaşımın kolunu sıkıca bağladım. "Ne yapıyorsun?" dedi. "Zehrin yayılmasını engelliyorum." dedim. "Bunu nereden biliyorsun?" diye sordu. "Dayım doktor, o söyledi." dedim.
O sıra içlerinden birisi annesini ve babasını çağırdı. Annesi ve babası bana teşekkür edip hastaneye gittiler bende arkadaşıma bişey olmasın diye dua ettim.