Vatan


 01 Haziran 2026

Şu dağda yürüyüp çok ter akıttım,  
Çok ter akıtıp da çok koştum yamaçlarında.  
Kuş uçsa kanadının yorulduğu yükseklerine,  
Çıkıyorum yüce yüce doruklarına – gökyüzüne.  

Taşların dilini anlayıp konuşurdum,
Kimi ağlar dururdu, kimi gülerdi.
O yüce doruğun başında oynayıp,
Bir tay gibi kişneyerek dolaşırdı umut.

Benim vatanım var, yuvam var,
Yuvam var, bozkırda başkentim var.
Mezarımı kazmayın, ben ölürsem yatarım,
Dağlarımı başıma yastık yaparak.

Bu sözümü atma yabana,
Seni hep özlüyorum, ey kara dağ.
Sözünün eri babamın sırdaşıydın en başında,
Babama benzer yaradılışlı beni, unutma.

Toprağı yurdumun mis kokan,
İzini bulurum atalarımın her taşından.
Dağlarım, üstüne sinmiş ot kokusu,
Ardıçlardan esen milletimin kokusu.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 234. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 234. Sayı