HaftanınÇok Okunanları
Ercan Argınbayev 1
Coşkun Haliloğlu 2
HİDAYET ORUÇOV 3
Zılika Jantasova 4
ELMİRA ACIKANOAVA 5
Kanıbek Sarıbayev 6
İSMAİL DELİHASAN 7
“Çok değil, iki gün sonra buradan da ayrılacağız.” dedi adam.
Karısı heyecanla tabakları paketleyip kolilere yerleştiriyordu. Gülümseyerek kocasına baktı. “Evet, daha güzel bir evimiz olacak, bizim evimiz.” diyerek işine devam etti.
“Tabakları aldığına göre vitrini de söküp kapaklarını iyice paketleyeyim. Alet çantasını nereye koyduk?”
Kadının yüzü ekşidi. Elindeki tabağa baktı. Kenarı kırıktı. Kırık kısmına dokundu. Yavaşça elinden bıraktı. Adamın karşısına dikildi.
“Çok eskidi. Yeni eve gelmesin.” dedi. Adam duraksadı. Vitrine sonra kadına baktı.
“Doğru mu anladım. Onu götürmek istemiyor musun?” diye sordu.
“Görüyorsun, eski. Sökeceksin, tekrar kuracaksın. Kaç kez söküldü, kuruldu. Bu kez dayanmaz.”
“Bu, babamın düğün hediyesiydi.”
“Evet, bana sorulmadan alınan bir hediye.”
Adam vitrine baktı. Onu almaya gittikleri gün annesi, babası nasıl da heyecanlıydı. Gelin kız koltuk takımı istedi. Masa ile vitrin de alınsın. Para yetmezse ahırdaki inek satılır, dendi. İki inekten biri satıldı. Annenin seçtiği model kuruldu gelinin evine. O zamanlarda kimsede yoktu. Kaynana yanında oturmayana bir yorgan bir yatak verilirdi. Bir oğlan diye, yuvası mamur olsun diye ayrı ev tutuldu, içi dizildi.
“Ayrıca yeni ev için alınacak pek çok şey var. Bu onlara uymaz.” demesiyle bölündü adamın düşünceleri.
Derin bir nefes alan adam, sakin bir şekilde “Her taşınmamızda bu takımın bir parçasını bıraktık. Koltuklarını, masasını, sandalyelerini. Halbuki bu mobilyanın malzemesi de işliği de çok iyidir. Bir yirmi yıl daha bizimle kalabilirlerdi. Her şeyin farkındayım.” dedi.
Kadın adamın gözlerine baktı.
“Her şeyin mi?” diye soran kadın tabakların başına döndü. Her birini gazeteye sardı, dikkatle kolinin içine yerleştirmeye devam etti. Adam sakinliğini korumaya çalışarak “Yemek takımın… Kaç parçası kaldı? Kalanların kenarı kırık, deseni soluk… Yine de vazgeçmiyorsun.”
Kadının sustuğunu görünce devam etti.
“Annenin aldığı o yemek takımlarını yıllarca bu vitrinin içinde korudun. Kırılanları bile atmadın; bir kutunun içine koydun, sakladın. Benden ise hep vazgeçmemi istedin. Vazgeçtim. Neden? Yuvam dağılmasın, çocuklarım anasız kalmasın, diye. Peki ya sen?” diye sordu.
Kadın, deseni silinmiş, çatlamış olan son tabağı da sarıp sarmalayıp kolinin içine yerleştirdi. Kolinin ağzını kapattı.
AYB Türkiye Çevrim İçi Hikâye Atölyesi, Aralık 2025