HaftanınÇok Okunanları
Coşkun Haliloğlu 1
Ahmet Kartal 2
Serdar Dağıstan 3
ŞADİKUL HEMRA 4
Kardeş Kalemler 5
Aygul S. TÜRİKPENOVA 6
KEMAL BOZOK 7
(Kuzey Makedonya’da Merkez Jupa’ya bağlı Novak köyünde yaşıyor. 14 yaşımda. Necati Zekeriya ortaokulunda 9. sınıf öğrencisidir.)
Güneşli, huzurlu bir yaz günü yaşıyorduk. Gökyüzü masmaviydi; sanki biri onu yeni boyamış gibi tertemizdi. Bahçemizde rengârenk çiçekler hafif rüzgârla salınıyor, kuşlar dallarda cıvıl cıvıl ötüyordu. Sokaktan çocuk kahkahaları yükseliyor, yaz mevsimi her köşede kendini hissettiriyordu.
Ben bahçede, babamın işten dönerken getirdiği oyuncak bebeğimle oynuyordum. Kendi küçük dünyamda, oyundan oyuna koşuyordum. Tam o sırada annemin sesi duyuldu. Beni bakkala gitmem için çağırıyordu. Şaşırdım, çünkü annem beni hiç yalnız göndermezdi. Oyuncak bebeğimi taburenin üzerine bıraktım ve koşarak yanına gittim. “Anne, yalnız başıma mı?” diye sordum. Annem gülümsedi, başını salladı. “Artık büyüdün, gidebilirsin.” dedi ve elime para tutuşturdu.
O an içimde hem gurur hem de hafif bir korku vardı. Ayakkabılarımı heyecanla giydim. Evden çıkarken annem arkamdan “Dikkatli ol.” diye seslendi. “Olurum.” diyerek yola koyuldum. Bakkala gidip annemin istediklerini aldım. Dönüş yolunda gördüğüm kedileri sevdim, kendimi kocaman biri gibi hissediyordum.
Tam evin sokağına yaklaşmıştım ki ince, titrek bir ses duydum. Etrafıma baktım ama kimseyi göremedim. Ses bir kez daha geldi. Bu kez yere baktım. Küçücük bir kuş orada yatıyordu. Kanadı yana düşmüş, gözleri yarı kapalıydı. Sanki bana bakıyor ama konuşamıyordu. Yavaşça eğildim, onu avuçlarımın arasına aldım. Kalbi minicik ve hızlı hızlı atıyordu. O an sanki onun hayatı bana emanet edilmiş gibi hissettim.
Hemen eve koştum. Anneme gösterdim. Bir karton kutudan ona küçük bir yuva yaptım. İçine yumuşak bezler koydum, önüne su ve ekmek kırıntısı bıraktım. Gün boyu başından ayrılmadım. Onunla konuştum, iyileşeceğine inandım. Ama ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Çocuktum; sadece sevebiliyordum.
Gece, kutunun başında beklerken ne zaman uyuyakaldığımı hatırlamıyorum. Sabah güneş ışıkları gözlerime vurunca uyandım. Yatağımdaydım. Nasıl gelmiştim, bilmiyordum. Birden kuşu hatırladım ve hızla yanına koştum. Hareketsizdi. Bir süre ona baktım. “Uyuyor.” diye düşündüm. Bekledim ama hiç kıpırdamadı.
Annem yanıma geldi, omzuma elini koydu ve yumuşak bir sesle “O artık burada değil.” dedi. Önce anlamadım. Kuş yanımdaydı; nasıl burada değildi? Annem bana durumu anlattı. O an içimde bir boşluk oluştu. Kuşu birlikte bahçeye gömdük. Üzerine küçük bir taş koydum.
O gün boyunca hep onu düşündüm. Onu yerden almasaydım yaşar mıydı? Yoksa en azından son saatlerini sıcak bir yerde, karnı tok bir şekilde mi geçirmişti? Belki de yapabildiğim tek şey buydu. O yaz günü ilk kez büyüdüğümü hissettim.