yaşayış


 15 Mart 2026


Ateş idim – söndüm,
Yıldız idim – kaydım.

Gök idim – yer oldum,
Söz idim – şiir oldum.

Dağ idim – toprak oldum, toprak
Her zerrem hüzündür, hüzün.

Acıların tufanı – canımda,
Zamanların yalanı – beynimde.

“Vah, canım!..”
Demeye hakkım var.
Nedense mutluyum, mutluyum!
*          *          *
Kimseyle işim yok.
Tek başıma
Yaşıyorum.
Dünyadan geniş olduğunu anladım
Kalbimin.

Ben onu bir damla gözyaşıma
Sığdırabilseydim.
Kalbim bir damla gözyaşına dönünceye dek
Nice dünyaların ömrünü yaşarım? Ancak
Arada bir ölmem lazım.

Ancak
Her defa dirilmem lazım.
Ve bir yaprağın
Muntazam titreyişi gerekir bana.
Ve bir de ağaç kökünün
Bu yaprağa sadakati.
Hepsi geçti.

Ama
Kalırsa gözyaşı kalır.
Bu dünyanın sınırlarını
Sadece bir gözyaşı bozabilir.
Sonsuzluğun ötesi
Elmas gibi parıldayınca,
Tanrım
İğrenmez ona.
Tanrım
İyi bakar ona.
Tanrım
Kendi ışıklarına bakar gibi
Bakar ona...

terakki
Takvime bakma –
Çok oldu güz geleli.
Anla artık, zamanı geldi
Yaz tatile girdi

Kaderini hatırla
Beddua etme sakın –
Onu mutluluğa sen
Vermiştin, cahil.

“Ne oldu?” diye
Düşünmek bile zor –
Senden de kalır
Ne de olsa bu dünya.

Gidiyorsun...
Gidişinde
Var ilginç mana
Arkandan daha çok
Çekiyor dünya.
*          *          *
O bahçede sen kaldın –
Ağaçlarla birlikte.
Kuşlarla kaldın. Rüyalarınla...
Yüreğinden beni süpürdün
Bilmem nedir önemsiz işlerin ile.
Yabancı konular sohbeti bezgin
Sözlerinde neden şiir yok? Bilmezsin.
Fakat kurumuş ağacı görürsen
Ağlarsın...
Nedense hıçkırarak ağlarsın…

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 231. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 231. Sayı