Yorgun ayaklı salı


 01 Temmuz 2026

Gün güne bulaşıyor  
Kirlenmiyoruz  
Çamura battığımız yerde  
Susulmuş kelimelerle  
Dağ oluyoruz.  

Asya, hüzünden bir gelin  
Ayrılıklar düzen bir kervan  
Bozkırın kalbinde  
Yamalı bir halı.  

Günü boğuyor
Usul usul çocuklar,
95 Lada’sıyla
Tozu dumana katıyor
On sekizinde
Bir Kazak delikanlı.

Beyaz bir kumru
Geçiyor üstümüzden
Söğütler gözyaşını döküyor
Kederin ince yeri damlıyor.
Atların ayağını bağlamışlar,
Özgür değiller, diyorum
Üzülüyor.

Alnıma görünmeyen
Bir çentik atıyor zaman
Bir hikâye yazılıyor
Dört yanı ağır yaralı.
Yedi taş atıyor suya
Yarasını dağıtıyor
Bir yedi daha
Günü öldürüyor
Örtüsü omuzlarında
Bir kadın, Asyalı.

Deve dikenleri, kaya koruğu
Yarpuz kokusu diyor
İçime çekiyorum
İçimizde büyüyor
Yorgun ayaklarıyla salı.

Eve dönüyor
Gün batımında sürüler
Son selamını veriyor
Özgürlüğünü feda eden
Mağrurluğuyla atlar.
Deli Güllü kırklara karışıyor
Gün batıyor usulca
Bir ağırlık, bir incelik
Bin kederle sırtımızda
Hikâyesi geceye bulaşıyor.

Ah, diyorum
Kim bilir kaç kez!
İçimdeki sulara diyorum,
İçimdeki sulara.
Yeryüzünde
Bir nehirde taşıyor.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 235. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 235. Sayı