Zeynep Hanım Korkma!


 01 Mart 2023


- Zeynep, korkma yavrum, gel bana, hadi at ilk adımını! Hadi, kızım, korkma! – annesi bir yaşında Zeynep’e gülümseyerek ellerini açıp onu çağırmakta idi. Zeynep bacaklarını kaldırıp, adımlamaya çalıştı, ancak bacakları sanki zemine betonlanmış, hiç kaldıramıyor. Annesi ise hep ellerini açarak çağırıyor: "Durma, kızım, yürü!". Zeynep yine hareket etti. Ellerini yukarı kaldırmak, gözlerini açmak istedi. Annesini aradı. Amma annesi ortalıkta yok, kendisi ise bir mağara içinde her taraftan sıkılmış haldeydi. "Aman, Allah'ım!", zorla kıpırdatabildi dudaklarını. Zeynep'in gözleri yine yumuldu, zift karanlık çöktü…

-Zeynep, korkma! Hiç korkma köpekten, ona karşı yürü! – Zeynep okula giderken karşısına kocaman korkunç çullu bir köpek çıktı. Sanki onu beklemiş ve ısıracak. Dişleri bile görünüyor. Köpeğin arkasında duran Öğretmeni Zeynep’e seslendi ve ellerini açtı. "Hadi, Zeynep! Yürü, sen benim en cesur ve başarılı öğrencimsin!". Öğretmeninin sözlerinin ardından Zeynep köpeğe doğru adım attı. Köpek kenara çekilip kıza yol verdi. Zeynep gözlerini açtı. O hala mağarada, köpek yok, öğretmen yok. Ama karanlığın içinden bir yerden bir köpek havlaması geldi. Hayatı boyunca köpeklerden korkan Zeynep artık köpeğin sesine çok sevindi. Mağaradan çıktığında kesinlikle bir köpek alacağına dair kendi kendine söz verdi. Üstelik kızı ve kocası da bunu uzun zamandır istiyor. Eşi Halil ve kızı Elif akılına gelince Zeynep gülümsedi. Ama onlar neredeler ya? Bu mağaraya nasıl girdi, neden çıkamıyor?  Çok, ama çok da susadı. Bir yudum su olsa da. Zeynep balalıkta dedesinin Muhammed Peygamberimizin Hira mağarası içindeyken yaşadıklarını anlattıklarını hatırladı. Şu an Zeynep mağara içinde billur suyu akan çeşmeyi gördü, eğilip doya-doya su içti. Ve yine karanlık çöktü. 

 Kaç saat geçti, kaç gün oldu. Bilmiyor Zeynep. Eşi onu araya araya deli olmuştur, Elifin de gözleri şişmiştir ağlamaktan. Anne-kız daima beraberdiler, hiç ayırılmazdılar. Zeynep gözlerini açıp eşini çağırdı: "Halil, aşkım, neredesin!". Ses yok. "Elif, neredesin, Elif! Acıkmadın mı, kızım!". Zeynep'e sessizlik cevap verdi. Sessizlik. Zaten bu sessizlikten sağır olmuştu artık. Karanlık onu yine mengenesine sarıp aldı.

Mağaraya giren bir ışık huzmesi Zeynep'i uyandırdı ve geri getirdi. Zeynep son gücüyle seslendi: “Ben Zeyne-e-e-e-p! Kim var? İmdat! Kurtarın beni!”

-Zeynep Hanım, korkma! Daniel hir, Daniel burada. 

- Ya Allah'ım, kimdir bu Daniel, Türkçesi çok acayip. Nerden tanıyor onu? 

- Zeynep Hanım, korkma! Okey! Biz buradayız, Yanınızdayız, kurtaracağız seni! - Ona seslenen Daniel yanında birileriyle Almanca konuşuyordu.

Kimindir güçlü elleri Zeynep'i beton içinden çekip çıkardı. Enkazda 10 gün geçiren Zeynep parlak ışıktan neredeyse kör olacaktı. Onu "Allahu ekber! Allahu ekber! Bir anne kurtarıldı, Mucize!" sesler karşıladılar. Mehmetçikler, madenciler, farklı formalarda  Azerbaycan, Özbek, Japon, Çin, Kore, Sırp, ermeni, Rus, Ukrain, Uygur ve daha çok kurtarıcılar. Harabelerden biraz avlakta ise Kazak, Kırgız, Moğol keçi yurtları, Azerbaycan, Özbek hastaneleri dikilmiş. 

O aniden hatırladı. Her şey nasıl sallandı, nasıl döndü. Bir kocasının feryadı, bir kızının feryadını hatırladı. Yukarıda Mahşer günü idi. Harabeler, cesetler, sözün bittiği yer, çaresizliğin yeri. "Elif'im nerede?" diye sordu o ümitsizlikle. "Kızınız sağ, hastanede". Zeynep Yüce Rabbine şükranlarını söyleyerek, gözlerini yumdu. Kulakları ise hayatında duymadığı dillerdeki seslerle doldu. 

- Türkiye'm, korkma, Türk'üm, korkma. Zira siz korkanlar değilsiniz, Biz yanınızdayız, sizi yalınız bırakmayız. Atatürk'ün emaneti "benim meselemdir" dediği Hatayı, kahramanlar ülkesi Kahramanmaraş'ı, Antakya'yı, Adıyaman'ı, Sivas'ı, Adana'yı yeniden dikeceyiz. Türkiye'm, burada tek Türk dünyası değil, bütün dünya birleşti. Duyuyor musun, Türkiye'm!

- qorxma biz seninleyik!  ნუ გეშინია, ჩვენ შენთან ვართ! қorıқpa, bіz senіmen bіrgemіz! don't be afraid, we are with you! korkpo, biz seni menenbiz! натарс, мо бо шумоем, don't be afraid, we are with you,  ne félj, veled vagyunk, ne boj se, uz tebe smo

두려워하지 마세요, 우리는 당신과 함께합니다!

Keine Angst, wir sind bei dir! gorkma, biz seniň bilendiris! qo'rqmang, biz siz bilanmiz! ورقماڭ ، بىز سىز بىلەن بىللە!

ne bіysâ, mi z toboyu! 恐れないでください、私たちはあなたと一緒です!

Kırım, Akmescit  -  Depremin 10-ncı gecesi - 16 Şubat 2023

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 195. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 195. Sayı