Ayaz İshaki Eserlerinin Tataristan’da Yayınlanması Üzerine


 01 Temmuz 2023



Tatar edebiyatı klasiği, nesir ve dram yazarı, gazeteci, tanınmış siyasetçi Ayaz İshaki, yarım asrı aşan hayatına çok sayıda edebi eser, gazetecilik makalesi ve bilimsel yayın sığdırmıştır. Bu değerli mirasın 1917 Ekim Devrimine kadarki kısmı okura, yazarın hem kitapları aracılığıyla hem de bu dönemin Tatar gazete ve dergilerinde (Tañ Yıldızı, Beyanelhak, İl, Söz, Bizim İl gazeteleri) açık ve gizli imzalarla yayınlanan makaleleriyle ulaşır. XX. yüzyıl başında eserlerinin çok geniş kitlede popülerlik kazanması, Ayaz İshaki’yi sekiz ciltten oluşan Mecmugayı Asar’ı (çeşitli boyutlarda 18 kitap) yayınlamaya sevk eder. Bu kitaplar, 1911-1918 yıllarında Kazan ve Moskova’daki çeşitli yayınevlerinde ve matbaalarda basılır. Bu dönem aralığında kaleme alınan tüm roman, uzun hikâye, drama, komedi ve öykülerini içeren 7’nci cildin 2’nci kitabı (Züleyha draması), biraz gecikmeli bir şekilde 1918’de Moskova’da Şerıķ (Doğu) neşriyatı tarafından yayınlanır.

Memleketinden ayrıldıktan sonra, Ayaz İshaki›nin eserlerine, siyasi ve toplumsal faaliyetlerine Sovyet hükümeti tarafından kara leke çalındı ve adı anılmaz, tek bir kitabı bile basılmaz oldu. Sovyet ideolojisinin hâlâ güçlü olduğu 1970’li yıllarda Alimcan İbrahimov adındaki Dil, Edebiyat ve Tarih Enstitüsünün (günümüzde Dil, Edebiyat ve Sanat Enstitüsü) edebiyat bölümü metin bilim dalının ilmi kadrosu tarafından A. Tukay, M. Gafuri, A. Kamal, F. Emirhan, A. İbrahimov gibi klasik yazarların eserlerinin çok ciltli edisyonları hazırlanırken, metinlerde zaman zaman rastlanan Ayaz İshaki adının üzerini çizmek, adı geçen sanatçılarımızın İshaki ve onun eserleri hakkındaki görüşlerini (ama büyük bir üzüntü ve memnuniyetsizlikle) çıkarmak gerekiyordu. Zira o dönemde her kitap basılmadan önce Glavlit (Sovyet sansürü) olarak bilinen devlet kurumunun kontrolünden geçmek zorundaydı. Ancak 1980’li yılların sonuna doğru SSCB’de yeniden yapılanma rüzgârları esmeye başlayınca, söz konusu enstitü bünyesinde Miras adında bir komisyon oluşturuldu. Komisyonda yer alan bir grup bilim adamı ve yazarların katılımıyla düzenlenen toplantıların sonucunda, Ayaz İshaki›ye yönelik önceki bakışlar temelden bir değişime uğradı ve onun edebi mirasını keşfetmek, okura kavuşturmak için ilk ciddi adımlar atılmaya başlandı. Nihayet, 1991 yılında Tataristan kitap neşriyatı yazarın seçilmiş nesir ve sahne eserlerini içeren Zindan adlı hacimli ilk kitabını (670 sayfa) yayınladı. Kitabın yayın kurulu, M. Gosmanov, F. Minnullin, F. Musin (başkan), M. Mehdiyev, R. Muhammediyev, H. Eşrefcanov gibi önemli bilim adamı ve yazarlardan oluşturuldu. Kitapta A. İshaki’nin 12 öykü ve uzun hikâyesi, 5 drama ve komedisi (Can Bayeviç komedisi hariç hepsi 1917 Ekim öncesi yazılan eserlerdir), ayrıca hayatı ve eserleriyle ilgili Prof. Dr. İbrahim Nurullin’in Ayaz İshaki: Yazarın Hayatı ve Edebi Eserleri Üzerine Kısa Bir Değerlendirme, Tatar bilim adamları Henüz Mahmutov ve Lena Gaynanova tarafından kaleme alınan Uzun Zamandır Beklenen Miras başlıklı iki makale yer aldı. Eserleri derleme, metin ve dipnotları düzenleme gibi ince işler Lena Gaynanova’ya, editörlük görevi Reis Dautov’a verildi. Kitabın sonuna yazarın 1951 yılında kendi el yazısıyla Türkçe oluşturulan ve yarım kalmış edebî eserlerinin bibliyografisi Kiril alfabesine aktarılıp yerleştirildi. Bunun dışında, A. İshaki’nin bireysel çalışmaları 1990’lı yıllarda Miras, Kazan Utları (Kazan Işıkları) gibi dergi ve çeşitli gazete sayfalarında yer almaya başladı. Yazarın mirasını gün ışığına çıkartma faaliyetlerinde İ. Nurullin, H. Miñnegulov1, R. Ganiyeva, M. Gaynetdinov, R. Harrasova, F. İbrahimova, M. Merdiyeva, H. Mahmutov gibi Tatar bilim adamları aktif rol aldı. Örneğin; Ord. Prof. M. Gosmanov, Ayaz İshaki’nin ses getiren önemli eserlerinden biri olan İkê Yöz Yıldan Soñ İnkıyraz (İki Yüz Yıl Sonra Çöküş, 1902) romanının sansürden dolayı kesilen bölümlerini buldu ve onları Kazan Utları (Kazan Işıkları, 1995, sayı 10) dergisinde yayımladı.

Ancak bir süre sonra yazarın çok zengin ve ilginç yaratıcılığını Tatar okuruyla daha eksiksiz bir biçimde buluşturma ihtiyacı gündeme geldi. Tataristan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu, bir grup bilim adamının önerisini dikkate alarak, Ayaz İshaki’nin adının ebedileştirilmesi ve tüm eserlerinin cilt şeklindeki baskısının hazırlanması doğrultusunda özel bir karar aldı. 26 Nisan 1993 tarih ve 213 sayılı bu kararla Tataristan Cumhuriyeti İlimler Akademisi, Tataristan Yazarlar Birliği ve Kültür Bakanlığı tarafından on beş ciltlik Eserleri’nin yayınlaması teklif edildi ve sekiz üyeden oluşan Yayın Kurulu (M. H. Hasanov - başkan, F. M. Musin - başkan yardımcısı, L. Gaynanova, E. Yeniki, M. Taişev, İ. Nurullin, N. Yuziyev, F. Minnullin) tarafından onaylandı. Çok ciltli Eserler’in basımı görevi ise Tataristan kitap neşriyatına bırakıldı.

On beş ciltlik kitabın ilk dört cildini (yazarın 1917’ye kadarki nesir ve dram eserleri) basıma hazırlama görevi, Yayın Kurulu başkanı Ord. Prof. Mansur Hasanov’a ve yukarıda bahsedilen Zindan kitabının hazırlanmasındaki katkıları da göz önünde bulundurarak A. İbrahimov adındaki Dil, Edebiyat ve Tarih Enstitüsü Edebiyat bilimi bölümünün kıdemli araştırmacısı Lena Gaynanova‘ya (ciltleri hazırlamadan, metin, dipnot ve açıklamalardan sorumlu) verildi.

L. Gaynanova, Edebiyat bilimi bölümünün ilmi ve araştırma planı çerçevesinde A. İshaki’nin muhacirlikte yazılan nesir ve drama eserlerini içeren 5’nci cildi 1998 yılında tamamladı.

2001 yılında enstitü mührü altında 8’nci cilt yayınlandı. Bu cilt, çağdaşlarının Ayaz İshaki›nin hayatı ve eserleri hakkındaki yazılarını ve Kazan Vilayeti Jandarma Komutanlığının belgelerini içermektedir. Ayaz İshaki eserlerinin 6-15’nci ciltlerini hazırlama girişimi adı geçen enstitünün çalışanları (Zöfer Remiyev başkanlığındaki metin bilim dalının araştırmacıları) tarafından geçen yüzyılın sonuna doğru başlatıldı.

Akademik metin bilimle ilgisi olmayan insanlar, edebi mirası halkımıza kavuşturma sürecini oldukça kolay bir iş olarak görüyorlar. Onlara göre, bir zamanlar basılan veya sadece el yazması olarak korunan Arap alfabeli metinleri ele alıyorsun ve bunları mevcut Tatar alfabesine (Kiril) dönüştürüp yayına gönderiyorsun. Ancak edebî bir mirası, metin bilimsel çerçevede incelenmek ve akademik yayına hazırlarken bu bilim dalına özgü ilkeleri doğru uygulanmak gerekiyor. İşte bunlardan bazıları:

- Hangi metin seçilmeli?

- O metin nerede?

- O kime ait?

- Nasıl verilmeli?

- Nasıl yerleştirilmeli?

- Nasıl bir açıklama yapılmalı?

Ayaz İshaki’nin edebi mirasıyla uğraşırken bu tür meseleler daha karmaşık bir nitelik kazandı. Değerli sanatçımız çok yazmış, sık yayınlamıştır. Ciltleri oluşturmaya başlamadan önce, metin bilimcinin elinde onun kalemiyle yazılan metinlerin bir bibliyografyası olması gerekir. Ne yazık ki, bilimsel çerçevede hazırlanan bibliyografyası o dönemde henüz yayınlanmamıştı. Ciltlerin hazırlanması sürecinde bu tür araştırmalar için “harcanan” zamanı kim ölçmüş, kim hesaba almış! Buna rağmen A. İshaki’nin mirası üzerinde çalışılırken özellikle XX. yüzyıl başlarına ait süreli yayınları inceleyen metin bilimciler, isimleri henüz herhangi bir kaynağa yansıtılmayan imzalara ve anonim makalelere (birçoğu başkalarıyla birlikte yazılmış) de rastlamıştır.

Muhacirlikte kaleme alınan çalışmaları üzerinde daha detaylı araştırma yapmamız gerekiyordu. Ancak bizi ilgilendiren kıymetli yazılı kaynaklar, Rusya’nın dışında bulunuyor ve dağınık bir haldeydi. Bildiğimiz üzere, Ayaz İshaki hayatının büyük bir kısmını Türkiye’de geçirdi, bu ülkedeki gazete ve dergilerde çalıştı. Mirasının bir kısmı Türkiye kütüphanelerinde korunmaktaydı. Özellikle Ankara’daki Milli Kütüphane çalışanlarına teşekkür etmek istiyoruz. Onların yardımıyla kütüphanede bulunan Yeni Milli Yol dergisinin tüm sayılarının kopyaları Kazan şehrine getirildi. Bu malzemelerin vatan toprağına ulaştırılmasında günümüzde Türkiye’de ikamet eden İlsever Rami’nin büyük emeği vardır. Türkiye’de yürütülen çalışmalar gibi ileri yıllarda, Ayaz İshaki’nin bulunduğu Almanya, Polonya ve Japonya’ya gidip, oradaki süreli yayınlar ve arşivler incelenirse gelecek yeni basımlarda A. İshaki’nin mirası daha kapsamlı bir şekilde yansıma bulacaktır.

Ayaz İshaki’nin kalemiyle yazılan metinler, metin bilimcilerin eline geçtiği takdirde bile onları günümüz okurunun okuyabileceği biçime dönüştürmemiz gerekiyor. Yazar, eserlerini Arap harfli eski Tatar yazısıyla ve kısmen de Türkçe olarak neşretmiştir. Böyle durumlarda metinde İshaki’ye özgü üslubun ve diğer bireysel özelliklerin korunması lazım. Aynı zamanda günümüz okurunun beklentilerini de dikkate almamız, mümkün olduğu kadar modern Tatar edebî dilinin kurallarına göre uyarlanmamız gerekir. Bazı dil bilimciler, orijinal baskıya sadık kalmayı, ilk baskısındaki gibi harf harf vermeyi savundu. Ancak edebiyatseverler, A.İshaki›nin eserlerini ellerine aldıklarında, metinlerde günümüz edebî dil normlarına uymayan hususlarla sıkça karşılaşırsa kitabı okumayacaklardır. Zaten edebi kitapların yeterince okunmadığından yakınıyoruz. Bunları göz önünde bulundurarak, yazara özgü kelime dağarcığını korumak için çaba sarf edildi, onlara düzenli dipnotlar verilip küçük sözlükler oluşturuldu.

Ciltleri hazırlarken eserlerin doğru yerleştirilmesi, ayrı bir sorundu. A. İshaki, eserlerinin yazım tarihini pek çok zaman belirtmemiş. Bundan dolayı eserler yayın tarihine göre yerleştirildi. Ama her şeyden önce eserin yazıldığı tarihi göz önünde bulundurmamız gerekiyordu.

Klasik edebî mirası yayınlarken ortaya çıkan çok önemli diğer husus da, metinler üzerine yorum yani dipnot meselesidir. Bu konuda iki farklı yaklaşım mevcuttur. Birincisi, metni yorumsuz yayınlamak. Buna örnek olarak, Kayum Nasıyri’nin Tataristan kitap neşriyatı tarafından yakın zamanda basılan dört ciltlik kitabını gösterebiliriz. Mesela; bu kitabın 2’nci cildinde yer alan Fevakihel Cölesa ve Cevahirel Hikeyât gibi önemli eserlerin ne zaman yazıldığı ve ne zaman yayımlandığı hakkında tek bir kelime yer almamış, metinlerde adı geçen gerçek şahıslarla ilgili herhangi bir bilgi verilmemiştir. Diğer bir yaklaşım; metne gereğinden fazla detaylı dipnot vermek ve yorumlar yazmaktır. Enstitünün metin bilimcileri, Ayaz İshaki hakkında bildikleri ve buldukları her şeyi kitaba doldurmadı; açıklamalar, metnin anlamının okur tarafından doğru anlamasına hizmet edecek şekilde verildi.

A. İshaki’nin gazetecilik çalışmalarını, özellikle o dönemin ideolojik çelişkilerini açıklamanın zor bir iş olduğunu da belirtmemiz icap eder. Muhacirlikte yazılan metinleri anlamak bazen oldukça zordur. Bölümün metin bilimcileri, bazı durumlara açıklama yaparken çok emek verdi, özellikle kaynakların yurtdışında olması bazı belgelere ulaşmalarında büyük engeller yarattı.

Ayaz İshaki’nin el yazılı ve matbu mirasının bir kısmı Ankara’daki Ayaz Tahir Türkistan İdil-Ural Vakfı kütüphanesinde korunuyor. Yazarın özel eşyaları ve arşiv malzemeleri son yıllarda Tataristan’a ulaştı. Ayaz İshaki’nin mirasının memleketine kavuşmasında vakfın saygıdeğer başkanı Tülay Duran’ın büyük rol oynadığını da belirtmek gerekir. Bu kaynakların büyük bir kısmı, 15 cildin hazırlanma sürecine çok değerli katkılar sağladı. Bir kısmı ise, gelecekte daha ayrıntılı bir çalışma yapılmasını beklemektedir.

Sonuç olarak, 1980’lerin sonuna doğru Tataristan’a ulaşmaya başlayan Ayaz İshaki›nin edebi mirasının önemli bir bölümü, A. İbrahimov Enstitüsü’nün ilim kadrosu, ayrıca Lena Gaynanova, Zöfer Möhemmetşin, Gülnaz Hüsnetdinova, Elmera Galimcanova, Feniye Feyzullina, Gülçire Hannanova, Fatıyma Ibrahimova ve Zöfer Remiyevlerin metin araştırmaları ve faaliyetleri sonucunda 15 ciltlik Eserler şeklinde Tatar okuruna ulaşmıştır. Ayaz İshaki eserlerinin 15 cilt olarak neşredilmesi Tatar metin bilimi için büyük bir başarı olarak değerlendirildi. Tabi ki gelecekte de bu büyük ve zengin edebi mirasın ana vatanına dönüşü doğrultusunda faaliyetlerin devam ettirilmesi gerekiyor.

1 H. Miñnegulov’un Ayaz Ishaki’nin Muhacirlikteki Eserleri adlı kitabında (Kazan: Tatar. Kit. Neşr., 2004. 367 s.) yazarın 19 metni (makale, anı, vasiyet) yayınlandı.

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 199. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 199. Sayı