Bekarıs Şoybekov ile Muhtar Niyazov’un Etimesgut Belediyesinde Gerçekleşen Aytıstan alıntıdır


 01 Şubat 2026


Bekarıs Şoybekov ile Muhtar Niyazov’un Etimesgut Belediyesinde Gerçekleşen Aytıstan alıntıdır

Muhtar:
Ankaralı kardeşler esen misiniz? 
Önünüze uzaklardan geldik biz. 
Uluslararası aytısa başlamış olduk,
Ortaya çıkarak Kazak, Özbek ve Kırgız.
Tüm Türk dünyasını bir araya getiren,
Kutlu olsun uluslararası aytısınız!

Aytıs dediğin sanatın keskin kılıcıdır,
İsteriz onun yarınlara ulaşmasını.
Bütün herkes Türkiye’ye toplanıyor,
Yoluna koyup memleketteki işini gücünü.
Aladağ’dan ak kalpaklı Kırgız geldi,
Komuzuyla birlikte konuşturup çenesini.
Dutarını eline alıp Özbek geldi,
Yırlayınca ağrıtan kalça kemiğini.
Burada görürsünüz Kazakların,

Nice âşıklarını, seçkinlerini.
Türkiye ile Azerbaycan ozanları,
Toplanırsa nasıl dinlemez millet onları.
Uluslararası aytısta bir araya gelen
Esselamu aleyküm, kurban olduğum, kardeşlerim!
Alkışlar  ve desteklerseniz siz,
Coşarız bir farksız olarak yorgadan.
Bekarıs ile ikimiz gelmiş bulunuyoruz,
Geçmişteki kutsal atayurdunuzdan.
Türklerin beşiği Türkistan ile,
Oğuzların vatanı Kızılorda’dan.

Bekarıs denilen bir büyüğümsün,
Sen de kuşanmışçasına pek sağlamsın.
Koreli ile Japon’dan farksız olan,
Yanımdaki çekik gözlü amcamsın.
Kazak olarak yanıma gelsen bile,
Aslında sen de bir yabancı gibisin.
Uluslararası aytıs denince bugün,
Aytısımız çok üst düzeyde geçsin.
Vietnam’dan gelen bir âşıktır diyordum,
Meğer Türkistanlı Bekarıs imişsin.

Bekarıs:
Söyleyecek olursak en kısasını sözün,
Türkler geleneklerine sıkı tutunsun.
Atatürk’ün yurduna geldikten sonra,
Âşıklar iyiliğe doğru yol göstersin.
Ben geldim atayurdun Türkistan’dan,
Burada vardır benim nice kardeşim.
Türkçe selamlaşırsam ayıp olmaz,
Kendiniz anlarsınız manasın(ı).
Atayurttan gelmiş olan âşıkları,
Atasını sevenler alkışlasın.

Yanımdaki Muhtar denen kadim dostum,
Aytıstaki kırk yıllık arkadaşım.
Bağımsızlık toyuna gelmiş bulundum,
Toy dediğin aytıssız olur mu ki?
Doksan sekiz yaşını kutluyorsun,
Her günün bunun gibi bayram olsun!
İnşallah bir-iki yılda yüz yıl dolup,
Tüm Türkler yüz yaşını kutlasın.
Şiirin saraydaki değişikmiş gerçekten,
Muha, sen iyi bir insandın ülkemden gelen.
Koreli ile Vietnamlıya benziyor diye,
Benim hakkımda söylüyorsun böyle neden?
Kardeşinimdin memleketten birlikte gelen,
Neden hep tanıyamıyorsun beni devrem?
Bu Muhtar kendi Kazak’ını tanımıyorsa,
Gözüne perde inmeye başlamış hepten.

Dolaşıp Ankara’da böbürlendi,
Bizim geldiğimiz “Aksaray” burada “Korkut”[1] oldu.
Güçlü kendi atasını tanımaz derler ya hani,
Buna dayanarak Niyazov çekiştiriyor beni.
Ben kendim seçmiş değilim bu Muhtar’ı,
Kardeşler, biliyor musunuz nasıl geldi?
Kurayı çekmiş idim Muhtar çıkıp,
Aytısın gerçeklerini bir bir söyledi.
Türk dilli halkların aytısında,
Moğol tipli Muhtar’ım bana denk geldi.

 

[1] Korkut Ata Kongre ve Kültür Merkezi 

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 230. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 230. Sayı