HaftanınÇok Okunanları
NERGİS BİRAY 1
Mehmet Topay 2
KEMAL BOZOK 3
İSMAİL DELİHASAN 4
RAHMİ ALİ 5
HİDAYET ORUÇOV 6
Ahmet Kartal 7
Gavril Androsov
Direniş
Sahalarda devletçilik anlayışı ne zaman ortaya çıkmıştır? Tanınmış bilim adamı Lev Gumilyev Baykal gölünün çevresinde Sahaların atalarının “Üç Kurıkan” adıyla bir devlet kurduklarını yazar. Saha Türkü Tarihçi Dr. Anatoliy Alekseyev verdiği bir röportajda: “Atalarımız devletçiliğin bazı özelliklerini günümüze kadar korumuşlardır.” demektedir. Diğer Türk dillerinde devlet anlamına gelen “el” ve “il” sözcüklerine Saha halk hikayelerinde, Elley Bootur anlatısında rastlamamız bu durumu desteklemektedir.
Rus seyyahlar Lena nehrinin orta kısımlarına ulaştıklarında Uraŋhay Sahaların bir çeşit devlet mekanizmasına ya da yönetim organizasyonuna sahip olduklarını Saha Tarihi ile ilgili önemli araştırmalara sahip olan Aleksey Okladnikov ve Sergey Tokarev eserlerinde yer vermektedir. Saha Yerinde doğup büyüyen Rus kökenli tarihçi Grigoriy Popov ise “Lena nehrinin kıyılarında bir Türk devletinin şekillenmeye başladığı” ve “bir takım dış etkenler olmasaydı içinde yalnızca Sahaların değil aynı zamanda Tunguzların (Evenkiler) ve Paleoasyatik toplumların da yer aldığı Kangalas sülalesinden Tıgın isimli Yakut toprak ağasının yönetiminde bir Yakut hanlığı ortaya çıkabilirdi.” diye yazmaktadır.
Tarih bilimi bilimler adayı Fedor Vasil’yev de bu tamamlanamamış devletleşme sürecinin merkezinde Elley Bootur’un torunları Kangalaslıların, bir başka ifadeyle “Toyon Soyu” denilen Tıgınlar sülalesinin olduğunu ifade etmektedir. Tanınmış folklor araştırmacısı Sehen Bolo’nun derlediği malzemelerde Tıgın için Yakut Çarı (Uzaktaki[1]) denildiği söylenir. Politik sürgün Lev Levental bir çalışmasında Tıgın için özgür Yakut Çarı ifadesini kullanır.
1630’lu yıllardan 1682 yılına kadar yavaş yavaş hareketlenmeye başlayan Sahaların Rus Kazaklarına karşı direnişlerinde Tıgın ve oğullarının, akrabalarının önderlik ettikleri de tarihî kaynaklarda sabittir. Saha Yerinin Rusya idaresine girmeye başladığı zorlu dönemlerde direnişin yanında yasalardan istifade ederek kendi hakları için direniş yolu da tutulmuştu. 1676 yılında Üç Saha Toyonu Kangalastan Tıgın torunu, Böcökö Bögö oğlu Maharı ve Nam bölgesinden Mımax torunu Treka Orsukayev özel izinle Moskovaya gitmişler bir yıl sonra dönemin Rus Çarı Fedor Alekseyev ile görüşmüşlerdir. Çarın fermanıyla dönemin Saha Toyonları kendi iç meselerini kendilerini çözebilecek ve vergi toplamaya katılabileceklerdi. Böylece vergi toplayan Rus Kazaklarının sayısı da azalmaya başlamıştı. 1680 yılında Tıgın soyundan gelen Maharı, Boroğon bölgesinden Çyuka Kaptikov ve Menge bölgesinde Çugun Bodoyev ile ikinci kez Moskovaya yola çıkarlar. Saha Türklerinin ikinci taleplerinin neticesinde küçük meseleleri kendi aralarında çözme ve kendilerini yönetme hakkına kavuşurlar. Rus Çarı ile iki kez görüşen Maharı “knez” ünvanı ile imza yetkisi almıştır. Diğer bir deyişle Saha Toyonları (liderler) Rus idarî sisteminde yavaş yavaş yer almaya başlamışlardır.
18. yüzyılın ikinci yarısında Rus Çarlığı idaresinde yaşayan Saha Türklerinin haklarını elde etmelerinde yeni bir dönem başlar. 14 Kasım 1766 yılında Çariçe II. Katerina yayınladığı özel fermanda yasaları düzenleme ve reform çalışmalarında yardımcı olmak üzere bir temsilciler meclisi kurar. Bu temsilciler meclisinde Rus Çarlığı’nın dört bir yanından soylular, çeşitli şehirlerin sakinleri, Kilise temsilcileri, gayri Rus toplumların önderleri olmak üzere altı yüzden fazla temsilci katılır. Bu komisyona gayri Rus toplumlardan yalnızca konar-göçer olmayanlar katılma hakkına sahipti. 18. Yüzyılda Saha topraklarının idarî olarak bağlı olduğu İrkutsk Valiliği Saha Türklerini konar-göçer toplum olarak saymış, bunun üzerine Saha Yerinde beş ulus kendi aralarında bir seçim yaparak Maharı soyundan Soppuruon Sıraanap’ı vekil tayin ederler. Sıraanap (1719-1805) Sibirya Valisi Senat’a komisyonda temsil edilmemeleri durumuna itiraz eder, II. Katerinanın huzuruna beraberinde götürdüğü hediyelerde çıkar ve görüşmelerinin neticesinde kurulan komisyonda Saha Türklerini temsil etmeye hak kazanır. Vaftiz olduktan sonra Vasiliy Veniaminoviç Lvov adını alan Sıraanap, vergilendirmenin değerli kürk ile değil para ile yapılmasına ve Saha Toyonlarının vergileri kendilerinin toplaması, ticarî eşyaların nakli, yerli Saha Türkü yöneticilerin hak ve imtiyazlarını güçlendirmek için birtakım taleplerde bulunur. Onun dile getirdiği taleplerin, sorunların ve çözüm yollarının kabul edilmesiyle bazı konularda Saha Türkleri kendi içlerinde karar verebilme, idare edebilme haklarına sahip olmuşlardır. Sıraanap’ın temsilciler meclisinde Saha Türklerini temsiliyeti Saha (Yakut) Türk halkının sorun çözmeye muktedir, gelişmeye ve yeniliğe açık bir halk olduğunun tescilidir.
Sıraanap’ın temsilciler meclisinde 20 yıl Saha Türklerini vekil olarak temsil etmesinin ardından Boroğon (şimdiki adıyla Uus Aldan) vilayetinin yöneticisi ve önde gelenlerinden Aleksey Arcakov – Sehen Arcakıap Çarice Moskova’ya giderek II. Yekaterina ile görüşür. Rusça bilen, Rus Dilinde okuyup yazan Sehen Arcakıap Çarice ile görüşmesinde kendisinin hazırladığı “Sahalar Hakkında Rapor” adlı çalışmasını takdim eder. Raporda esasen, o dönemde henüz eğitimle tanışan, farklı konularda bilgi ve görgü sahibi olmaya başlayan Saha Türklerinin geleceği ile ilgili fikirler yer almaktadır. Arcakıap hazırladığı raporda, Sıraanapın dile getirdiklerini tamamlamaktadır. Raporun içinde Saha Yerinde Saha önderlerin resmi olarak görev ve sorumluluklarının resmî bir şekilde belirlenmesi, yerel mahkemenin kurulması, Saha Türklerinin dilini ve kültürünü yakından tanıyan güvenlik güçlerinin görevlendirilmesi ve yerli halkın yaşadığı diğer birtakım sorunlar ile ilgili çözümler yer alıyordu. 1789 yılının Ekim ayında Rus Çarlığı Yüksek Devlet Heyetinde tartışılan raporda yer alan birçok düzenleme reddedilir. Bunun yanında 1793 yılında Saha Türklerinin kendi aralarından vekil tayin ettikleri Sıraanapın temsiliyeti de İrkutsk Valiliği tarafından onaylanmaz.
Kendi kendini yönetmede yine başka bir gelişme ise 1827 yılında oluşturulan Saha Bozkır Meclisidir. Yakut Valiliğinin kararıyla kurulmuş bu meclisin yöneticiğiline Doğu Sibirya Valiliğinin onayıyla Boroğon ilinin önderi İvan Emelyanoviç Migalkin atanmıştı. Kangalas ilinden V. Pavlov, Booturuuskay ilinden İ. Artemyev, Nam ilinden K. Prokopyev, Düpsün’den L. Vasilyev, Bayağantay’dan A. Kaleninskay, Mengetten Y. Berezin meclisin diğer üyelerini oluşturuyorlardı. Sahalar bu meclisin kurucusu olarak Migalkin ile Kangalas ilinin önderlerinden Nikolay Rıkunov-Irıkınıap’ı da sayarlar. Yazıcı olarak görev yapan Irıkınıap meclisin diğer üyelerinden bağımsız olarak hayatını kaybedene kadar meclisin yazı işlerini yürütmüştür. On yıl boyunca çalışmalarını sürdüren bu kurum, Saha Yerinin demografik yapısı, vergi ödemeleri, toprak paylaşımı, toprağın işlenmesi, Saha Yerinin uzak bölgelerinin idaresi gibi dönemin temel sorunlarına çözüm aramıştır. Mecliste yöneticilik yapmış Sahalardan Booturuskay İlinin önderi Grigoriy Starostin-Uot Istaarıhın Saha Türklerinin önemli meselelerini görüşüp karara bağlamak üzere Çar ile görüşmüşse de bir neticeye ulaşamadan hayatını kaybetmiştir. 1838 yılında Doğu Sibirya Valisinin emriyle Saha Meclisi çalışmalarını durdurmak zorunda kalır...
Prof. Georgiy Başarin’in ifadesiyle Saha Türklerinin 1830’lu, 1840’lı yıllarda Mançaarı Bahılay (halk kahramanı), Ammos Danilov-Omuoça, Teterya Tongus gibi tarihî isimlerin önderliğinde merkezî yönetime karşı bir takım arazi, toprak konularındaki idarî meselerin çözümünde elde ettikleri başarılarının altında bu ilk meclisin etkileri çok büyüktür. Sadece on yıl çalışmış meclis Saha Türklerine cesaret vermiş, yavaş yavaş ve daha güçlü bir şekilde taleplerini dile getirmeye başlamışlardır. Saha Edebiyatının kurucularından ve dönemin Saha aydınlarından Vasiliy Nikiforov-Külümnüür, Batı Kangalas ilinin önderi, Saha Bozkır Meclisinin üyesi Çohoonoy Mikiipper oğlu Aleksandır Germogenov-Tabıskanın (1837-1977), Saha vilayetinde görev yapan Çarlık memurlarına rüşvet vererek bazı konuları çözüme kavuşturmasını dikkate değer olduğu söyler.
Tabıskan’dan sonra Saha halkının kendini idare etmesi meselesinin savunucuları, Saha önderlerinin yerini henüz yeni yeni filizlenmekte olan Saha Millî aydınları olmuştur. 1883 yılında Çar III. Aleksandırın taç giyme törenine Saha Yerinden katılan Yigor Dimitriyeviç Nikolayev (1858-1888) “Saha Yerinin Güncel Durumu Hakkında Notlar” adıyla hazırladığı raporunu dönemin İç İşleri Bakanı imiriy Tolstoy’a teslim eder. Nikolayev raporunda toprağın işlenmesi, ticaretin ve ekonominin canlandırılması, politik suçluların sürgün edilmesinin durdurulması gibi meselelere yer verir. Dönemin Saha Türkü önderleri arasında her geçen gün sivrilen ve erken yaşta hayatını kaybeden genç Nikolayev, toplumda millî düşünce fikrinin uyandırılmasının önemli olduğunu söylerdi. 20. yüzyılın başında meydana gelen değişmeleri, ihtilalleri, iç savaşları, millî aydın sınıfının yetiştiği ve Saha Türklerinin kendi millî adlarını taşıyan devletlerini kurduğunu göremese de elindeki bütün imkanlarını kullanarak cesur bir şekilde mücadele etmişti.
20. yüzyılın henüz başında Saha Türklerinin lideri olarak 1906 yılında Sahalar Birliğini, 1912 yılında Yeni Nesil Sahalar kongresini, 1912 yılında Sahalar ve Eski Yerleşimci Ruslar kongresini düzenleyen Düpsün ilinden yetişmiş eğitimli Sahalardan olan Vasiliy Vasilyeviç Nikiforov-Külümnüür (1866-1928) sayılıyordu. Külümnüür ile birlikte Saha Türkü bilim adamı Gavriil Ksenofontov, İşçi Birliği temsilcisi Aleksey Şikoriy, “komplo” ile suçlanan Roman Orosin, 1922 yılında geçici olarak kurulan Saha Vilayeti Halk yöneticiliğinin temsilcisi Georgiy Yefimov gibi aydınlar ve bilim insanları Saha Türklerinin devletleşme sürecinde büyük hizmetleri olan insanlardır.
İşte bu şekilde, on yıllar boyunca içinde doğup büyüdükleri halkın daha özgür ve refah içinde yaşaması uğruda yapılan mücadelenin neticesinde, 1922 yılında Platon Oyuunskay, Maksim Ammosov, İsidor Barahov’un gayretleriyle Saha Otonom Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kurulmuştur. Saha Türklerinin devletleri SSCB’nin yıkılmasının ardından Saha Cumhuriyeti adıyla varlığını sürdürmeye devam etmektedir. 1992 yılında kurulan Saha Cumhuriyetinin ilk cumhurbaşkanı Mihail Yefimoviç Nikolayevdir.
Türkiye Türkçesine aktaranın notu: Kuzey-Güney Doğu Sibirya’nın uçsuz bucaksız vadilerinde özgür bir şekilde hayatlarını sürdüren Saha Türklerinin hayatı bölgeyi Rusların ele geçirmesinden sonra ciddi şekilde değişmiştir. Bir yandan daha önce bilmedikleri vergi ödeme, vaftiz olma, baskı vb. gibi özgürlüklerini kısıtlayan yaptırımlarla karşı karşıya kalırken bir yandan da eğitim ile tanışmışlardır. Çeşitli politik-ekonomik koşulların neticesinde 20. yüzyılın başındaki gelişmeler ile birlikte Saha aydınları kendi vatanlarında kendi halklarının en azından otonom bir yönetimle idare edilebilmeleri konusunda bütün gayretleriyle mücadele etmişler ve istediklerini elde etmişlerdir. Saha aydınlarının 20. yüzyılın başında tartıştıkları konulardan birisi de egemenlik meselesidir. Modern Saha Edebiyatının kurucularından Aleksey Kulakovskiy-Öksöküleek Ölöksöy Saha Türklerinin geleceğini tartıştığı bir yazısında az nüfuslu Saha Türklerinin kimlerle birlikte yaşaması gerektiğini sorar ve okyanusun ötesinde tanımadığımız Amerikanlarla mı, adada yaşayan Japonlarla mı, içlerine girsek bizi yok edip bitirecek Çinlilerle mi, yoksa 300 yıldır tanıdığımız Ruslar ile mi diye devam eder. En doğru seçimin ise alıştıkları düzenin devam etmesi olduğunu söyler. Kısacası Saha Türkleri içinde bulundukları koşullar dikkate alarak halklarının dillerini, kültürlerini ve inançlarını korumak ve gelecek nesillere aktarmak için günümüzde de devam eden bir mücadele içindedirler.
[1] Saha Yeri Rus Çarlığı tarafından ele geçirildikten sonra Saha Türkleri kendi topraklarından yüzlerce kilometre uzakta yaşayan çar için Türkiye Türkçesinde uzaktaki anlamına gelen ыраахтааҕыsözcüğünü türetmişlerdir.