HaftanınÇok Okunanları
NERGİS BİRAY 1
Mehmet Topay 2
KEMAL BOZOK 3
İSMAİL DELİHASAN 4
Ece Türköz Oğuz 5
RAHMİ ALİ 6
HİDAYET ORUÇOV 7
GÖKCAN ÇELİK*
Doğu Türkistan; tarihteki ilk Türk devleti olarak kabul edilen Hun İmparatorluğu’ndan itibaren Göktürk, Uygur ve Karahanlı devletleri başta olmak üzere birçok Türk devletinin egemenliği altında bulunmuş, tarihin hemen hemen her döneminde değişik kavimleri cezbeden, bu nedenle de birçok güçlü devletin istilasına maruz kalan ve hiçbir zaman tarihi ve jeopolitik ehemmiyetini kaybetmeyen kadim Türk yurdudur. Jeopolitik konumu, yer altı ve yer üstü zenginlikleri ile de özellikle son asırlarda Rusya ve Çin arasında paylaşılmaz bir noktada bulunmaktadır (Uygur, 2015: V).
Günümüzde Çin Halk Cumhuriyeti sınırları dâhilinde olan Doğu Türkistan’da Uygurlar, Han Çinlileri, Kazaklar, Huiler, Tacikler gibi pek çok halk yaşamaktadır. Bu halklardan biri de Kırgızlardır. Artıkbayev’in (2013) XX. Yüzyıl Kırgız Edebiyatı Tarihi adlı kitabında halkbilim uzmanı Saparbek Zakirov’dan aktardığına göre, bu coğrafyadaki Kırgızlar aslında Kıpçak, Kuşçu, Çoñ Bagış, Çerik, Azık, Noygut, Sarbagış ve Sayak boylarına mensup olan Kırgızlardır (S. Zakirov, Kırgız Sancırası. Bişkek: Kırgız Entsiklopediyasının Başkı Redaksiyası, 1996: 257). Çin’de yaşayan Kırgızların bu topraklara ne zaman geldiğine dair ise çeşitli görüşler mevcuttur. Bunlardan ilki ve en kabul göreni V.V. Barthold’a aittir.
V.V. Barthold’a göre, Gengun (Kırgız) devletinin hüküm sürdüğü yer, Hunların 700 km batısında veya Çesi ve Gusu bölgesinin kuzeyinde bulunmaktadır, yani şu andaki Doğu Türkistan’da bulunan Turfan bölgesidir. Barthold Çin kaynaklarına dayanarak Kırgızların sadece Yenisey’de değil daha güneyde şu anki adıyla Kırgız-Nor gölünün etrafında da yaşadıklarını belirtmektedir (Uzun, 2008: 636).
Gülsine Uzun’un; Belek Soltoneyev’in “Kızıl Kırgız Tarıhı” adlı çalışmasından aktardığına göre M.Ö önce Doğu Türkistan’ın Koton şehrinde “Bulu” adında Kırgızların yaşadığını belirterek bu Kırgızların siyasi durumunun çok iyi olduğunu ve Çin hükümdarları ile iyi ilişkiler içindedir. Soltoneyev’e göre Kırgızlar; M.S 3. asra kadar Tanrı dağlarındaki Turfan şehrine kadarki bölgede yaşamışlardır (Uzun, 2008: 637-638).
Kazak araştırmacı Çokan Valihanov da Kırgızların Doğu ve Batı Türkistan’ın en eski yerleşik halklarından olduğunu ve Anciyan dağlarından Kaşgar bölgesine kadarki topraklarda sürekli yer değiştirerek göçebe bir hayat sürdürdüklerini belirtir (Biçurin, 1829: 36). Hatta araştırmacı Biçurin bu bilgilere dayanarak Yenisey Kırgızlarıyla Orta Asya Kırgızlarının farklı milletler olduğunu iddia eder.
Hülasa, Kırgızların asırlar boyu Doğu Türkistan topraklarında varoluş mücadelesi veren kadim halklardan biri olduğu gerçeği tartışılamaz, ancak bu kadim halkın edebî anlamda gelişimini XX. yüzyıl itibarıyla ele almak mümkündür, çünkü bu dönem öncesindeki durumu anlatmak için yeterli kaynak mevcut değildir.
Doğu Türkistan Kırgız Türklerinin -daha genel bir tabirle Çin’de yaşayan Kırgızların- XX. yüzyıldaki edebî gelişimlerini iki temel dönemde incelemek gerekir (Çelik, 2025). Bunlar:
1949 yılından günümüze kadar olan kısım kendi arasında üç döneme ayrılır:
Sözlü edebiyat geleneğine sahip Kırgızların yazılı edebiyata geçişi öncelikle birtakım alt yapı hazırlıklarının akabinde mümkün olur. Bu hazırlıkların başında pek tabii halkın eğitilme meselesi vardır. Dolayısıyla ilk dönemde -1917 Ekim Devrimi’nin de etkisiyle- öncelikli olarak edebî eser yazılması ya da yayımlanması değil halkın eğitilmesi amaçlanır. Bu bağlamda, İşenalı Arabayev tarafından 27 harf esas alınarak oluşturulan ve 1924’te yayımlanan Alippe (Alfabe) kitabı çoğaltılarak Çin’deki Kırgızlara dağıtılır. Kitap, kısa sürede Kırgızlar arasında yayılmaya başlar. Böylelikle okur-yazar sayısı artar.
1934’te Kaşkar’da Kırgız-Kazak Medeniyetini Geliştirme Derneği kurulur. 1939’da da Üç Turpan bölgesinde yirmi yeni okul açılır. Tüm bu gelişmelerle Çin’de yaşayan Kırgızların edebi ve kültürel gelişimi de ilerlemeye başlar. Bu dönemde halkın eğitilmesi konusunda aktif olarak görev alan isim Çin Kırgızlarından general Isakbek Moniyev’dir. Onun sayesinde Sovyet Kırgızistanından edebiyat ve ders kitapları getirtilerek okullarda okutulur. Bununla birlikte Kulca’ya ilk kez Kazak-Kırgız okulu açılır. Burada Uluttar Klubu (Milletler Kulübü) adında edebiyat kursları açılır (Artıkbayev, 2013: 654). İşte bu okullarda ve kurslarda eğitim alanlar arasından ilk sanat insanları çıkmaya başlar.
Aynı dönemlerde Doğu Türkistan’da basın-yayın faaliyetleri de başlar. 30’lu-40’lı yıllar arasında Şincan (Sincan), Alga (İleri) gazeteleri ile Cañı Ömür (Yeni Ömür) , Cañı Nur (Yeni Işık) Örnök (Örnek), Intımak (Huzur) dergileri çıkar. Bu gazete ve dergilerde ağırlıklı olarak bağımsızlık, hürriyet, baskıya karşı mücadele düşüncelerini taşıyan eserlere yer verilir.
Doğu Türkistan Kırgız edebiyatı 1911-1949 yılları arasında Kırgız sözlü edebiyatından, Sovyet edebiyatı ve Uygur edebiyatından beslenir. “Oluşum dönemi” olarak adlandıracağımız bu dönemde kalem oynatan belli başlı isimler Beçel, Ibrayim, Mambet, Payiz, Abdrakman Cusup, Mamut Kubat, Isıkbek Mamunov, Abdıkadır Toktonov, Amantur Bayzakov ve Cusup Mamay’dır. Bu isimlerin yanı sıra Abdıraşit Cakıp, Cumakun Mambet, Tursun Mirza, Asanbay Matili, Mambet Sabir, Mambet Asan Ergi, Momun Turdu, Irısbek Abıkan gibi genç yetenekler de eser üretirler. Bu dönemin öne çıkan türü ise şiirdir. Sanatçılar duygu ve düşüncelerini şiirle dile getirmeyi tercih ederler. Döneme dair iz bırakan şiirlerin başında ise Amantur Bayzakov’un “İzdeymin” (Arıyorum) ve “Ömür” şiirleri gelir.
1949 yılında Çin’de gerçekleşen devrimle Çin’deki Kırgızların profesyonel edebiyatı için nispeten daha iyi şartlar sağlanır. Önceki devrin adaletsizliklerini, yanlışlıklarını anlatan şairler (Beçel, Ibrayim, Mambet, Cusup, Payiz, Abdrakman Cusup, Mamut Kubat gibi) artık yeni hayatı ve getirdiği yenilikleri öven şiirler kaleme alırlar; adil ve eşit bir yaşamın başladığını dile getirerek halka umut aşılarlar (Çelik, 2025).
2 Temmuz 1949 tarihinde gerçekleşen Çin yazarlarının birinci kurultayında sosyalist edebiyatın başladığı ilan edilir. Ve çok geçmeden Kızıl Su Özerk Bölgesi kurulur. Bu olay Çin’de yaşayan Kırgızlar için siyasi bir dönüm noktası olduğu gibi sosyal ve kültürel açıdan da büyük önem taşır.
1 Ocak 1957’de Kızıl Su gazetesi çıkmaya başlar. Aynı yıl Kırgız şairlerin şiirlerinden oluşan derleme Algaçkı Irlar (İlk Şiirler) adıyla basılır. 1958 yılında çok sayıda siyasi ve tarihi eser Çince’den Kırgızca’ya çevrilip yayımlanır. Ancak 1960 yılına gelindiğinde Kızıl Su gazetesi Uygur dilinde çıkmaya başlar. Gazetenin sadece edebiyat sayfaları Kırgızca yayımlanır. Zamanla bu sayfalar da Uygurca çıkmaya başlayınca Kırgız yazarları Uygurca öğrenmeye mecbur kalır. Bazı yazarlar da eserlerini Kazakça yazarak aynı dönemde Kazakça çıkan Şugula dergisinde yayımlatır.
1966-1977 yılları arasında ise Çin’in kültür devrimi politikası nedeniyle edebiyatta gerileme yaşanır. Pek çok şair ve yazar sürgüne gönderilir. Çeşitli eserlerin içerikleri değiştirilir ya da toplatılır. Yukarıda adı zikredilen dergilerin –çoğunun- yayın hayatı durdurulur. Yaşanan bu baskı dönemi 1977 yılında nihayet sona erer ve bu yıl itibarıyla da edebiyat tekrar ivme kazanarak gelişimini sürdürür. Çin’de yaşayan Kırgızların yazılı edebiyatının gelişimi de pek tabii bu döneme rastlar (Çelik, 2025).
1979 yılında Kızıl Su gazetesinin tekrar Kırgız dilinde çıkmaya başlaması, 1980 yılında Sincan Halk Matbaası’ndaki Kırgız redaktörlüğünün düzene sokulması, 1982 yılında Kızıl Su Kırgız Yayınevi’nin kurulmasıyla edebiyat büyük bir hızla gelişmeye devam eder. Devamı sonraki sayıda..
Kaynakça
Artıkbayev, K. (2013). XX. Yüzyıl Kırgız Edebiyatı Tarihi (Çev. Yrd. Doç. Dr. Mayramgül Dıykanbayeva), Ankara: Bengü Yayınları, I. Baskı,
Bartold V. V. (1996). İzbrannıe Trudı Po İstorii Kırgızov i Kırgızstana, Bişkek, s. 179.
Biçurin, İ.Y. (1829). Opisaniye Djungari Vostoçnogo Turkistana Drevnem i Nınesnem Sostoyanii, San-Petersburg, s. 36.
Çelik, G. (2025). Doğu Türkistan Topraklarında Bir Varoluş Mücadelesi: Kırgız Kadın Edebiyatı. 21. Yüzyılda Türk Dünyası ve Sosyal Bilimler Sempozyumu, 11-12 Nisan 2025, Ankara.
Soltonoyev, B. (1988). “Kızıl Kırgız Tarıhı”, Ala Too Dergisi. s. 11.
Uygur, F. (2015). Doğu Türkistan Tarihi (1864-1884). Yayımlanmamış Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi, Tarih Anabilim Dalı.
Uzun, G. (2008). Doğu Türkistan Kırgız Türkleri. Electronic Turkish Studies, 3(7).
* Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksekokulu, Bişkek/Kırgızistan gokcan.celik@manas.edu.kg , ORCİD: https://orcid.org/0000-0003-0404-5591