HaftanınÇok Okunanları
NERGİS BİRAY 1
Mehmet Topay 2
KEMAL BOZOK 3
İSMAİL DELİHASAN 4
Ece Türköz Oğuz 5
RAHMİ ALİ 6
HİDAYET ORUÇOV 7
SÖZLÜ GELENEKTEN YAZIYA SAHA EDEBİYATI
M. Fatih KİRİŞÇİOĞLU*
Saha (Yakut) Türkleri, Kuzey-Doğu Sibirya’da kendilerinin Saxa Sire (Yakutistan) dedikleri bölgede Rusya Cumhuriyetine bağlı 1,5 milyon nüfuslu bir Muhtar Cumhuriyet içinde 450 bin kişi olarak yaşamaktadırlar. Sahaların ana Türk kitlesinden bir başka Türk kavminin veya Moğol kavminin baskısı sonucu anayurtları olan Baykal Gölü'nün kıyılarından kuzeye bugünkü topraklarına göçmesi tahmini olarak 12. veya 13. yüzyıllardır. Bugünkü topraklarında sakin bir hayat tarzı sürerken ne yazık ki, Sahalar 1638 yılında Rus hâkimiyetine girmişler ve bunun sonucu olarak da sosyal ve ekonomik açıdan hayat tarzlarında büyük değişiklik olmuştur.
Sahaların edebiyatlarını ele aldığımızda ki bu durum yazılı edebiyatları olmayan Kuzey-Doğu Asya’daki diğer Türk boyları için de geçerlidir, öncelikle o bölgeye gelen misyoner, tüccar ve araştırmacıların bu bölgelerdeki halkların dillerini nasıl öğrendiklerine göz atmak gerekir. Eldeki bilgilere göre Sahalar Kuzey’e göç etmeden önce Orhun Türk alfabesini biliyorlardı (İnan 1987, 26). Bu alfabe hakkında Sahaların millî destanları olan olonholarda da bilgi vardır. Hatta olonholarda bu alfabenin büyük bir nehir geçilirken kaybedildiğine dair bir bilgi de vardır (Kirişçioğlu 1993). Ayrıca arkeologların araştırmalarında da Lena nehri kıyısındaki mağaralarda Orhun yazısına benzeyen yazılar bulunmuştur. Orhun alfabesini kullanmış olsalar bile bilinen bir gerçek vardır ki o da Sahaların Kuzey’e göçtüklerinde kullandıkları bir alfabe olmadığıdır. Ancak, çok zengin bir halk edebiyatı malzemesine sahiptiler. Bu tarihî halk edebiyatı malzemesinin başında Olongxo adı verilen manzum destanlar gelir. Bu destanlar hep kahramanlarının adlarıyla anılırlar ve olongxohut adı verilen özel anlatıcıları vardır. Diğer halk edebiyatı türleri: bılırgı sehen “efsane”, kepseen “hikâye, masal”, üge, ostuoruya “masal”, algıs “ilahî, dua”, ırıa “türkü”, xohoon “koşuk”, kırııstar “beddualar”, bilgeler “ inanışlar”, ös xohoonnoro “atasözleri, deyimler”,etiiler “deyimler”, taabırınnar “bilmeceler” dır.
Bundan dolayıdır ki, araştırmacılar ve seyyahlar Sahaca ile ilgili bilgileri kendi bildikleri alfabeleriyle yazıya geçirmişlerdir. Yuriy Vasilyev’in yazdığı araştırma makalesine (1992, 3) göre Nikolo Kornelius Vitzen (1641- 1717), 1692’de yaptığı çalışmada 35 (37) organ ismini [tarbiak = Sahaca (Sh.) tarbax “parmak”, til = Sh. tıl “dil”, ojack = Sh. ayax “ağız”, vb.] lâtin alfabesiyle vermiştir. Strahlanberg (1676–1747)’in, 1730 yılında yaptığı çalışmada 38 Sahaca kelimeyi (altan = Sh. Altan “bakır”, baikal = Sh. Bayğal “deniz”, irachta = Sh. ıraaxtaağı “uzakta, uzaktaki”, vb.) Lâtin alfabesiyle vermiştir. John Kruger’e göre ise(1962, 304-309), verilen kelime adedi 60’tır ve bu bunların çoğu yanlış imlalaşmıştır (unn = Sh. uon “on”,tangara = Sh.tañara “tanrı” , anım = Sh. inim “abim”, kıok = Sh. küöx “yeşil, mavi”, muhrun = Sh. murun “burun”, tzıette-un = Sh. sette-uon “yetmiş”,vb.).
Bence, Saha Türkçesinin yazı dili o günlerde henüz oluşmadığı için bu kelimeler ağız özelliklerini ihtiva eden kelimelerdir.. Bu araştırmacılara ilâve olarak Gerard Frederic Müller(1705-1783)’in hazırladığı gezi raporunda bazı ay isimleri (balluk ööme = Sh. balık ıama “balık sağımı”, atirdjehach uja = Sh. atırcax ıya,vb.); Georg Wilhelm Steller (1709-1746)’in çalışmasında 50 Sahaca kelime (sirr = Sh.sir “yer”, tcholpon = Sh. çolbon “kuzey yıldızı”, tiihs = Sh. tiis “diş”, vb.); Yakob İoann Lindenau (1710–1795)‘nun çalışmasında 600 Sahaca kelime; Alman seyyahı Georg Adolf Erman’ın çalışmasında 400’den fazla Sahaca kelime Latin alfabesiyle verilmiştir. Bu dönemdeki en önemli çalışma ise D. P. Davidov (1811–1888)’a aittir. Davidov, 1200 Sahaca kelimeyi önce Rus alfabesiyle vermiş, daha sonra eser 1843’te Berlin’de Almancaya tercüme ettirilerek basılınca kelimeler Lâtin alfabesiyle verilmiştir. Böhtlink bu corpusa Sravnitelnıye Slovar 273; Martin Sauer 280; Gavrilom sarıçevim 280; Mithridate Sözlüğünde 11; Pallas’ta da sayıların dışında 273 kelime ilave etmiştir.
Bu çalışmaların arkasından üç anıt eser gelmektedir ki, bunların başında Otto von Böhtlingk’in 1851 yılında basılan ve Sahacayla ilgili dünyadaki ilk ilmî gramer olan eseri gelmektedir. Aslında bir Sanskritçe uzmanı olan Böhtlingk, Middendorf’un 1842-1845 yılları arasında Kuzey-Doğu Asya’ya yaptığı gezi sırasında tuttuğu ve 4 cilt halinde bastırdığı Reise in den ausseren Norden und Osten Sibiriens wahrend der Jahre 1842 bis 1845 adlı kitabındaki Sahaca bilgileri görerek bu bilgiler dikkatini çekmiştir. Fakat Böhtlingk, bu bilgileri işleyecek bir uzman bulamamıştır. Daha sonra Böhtlingk, Petersburg’da Sahacayı iyi bilen bir Rus (Uvarovskiy)’un yardımıyla Middendorf başta olmak üzere bütün bu bilgileri değerlendirmiştir. Bu arada Middendorf, Kuzey-Doğu Asya’ya yaptığı keşif gezisini tamamlamış ve Petersburg’a gelmiş ve Böhtlingk’den elindeki malzemeyi değerlendirerek Sahaca çalışmasını tavsiye etmiştir. Middendorf’un malzemeleri halk edebiyatı mahsullerini ihtiva ediyordu ve bir gramer yazacak kadar yeterli değildi. Malzemelerde uzunlukla vurgu karışıyordu ve kelimelerin çoğunda ünlü uyumu gözetilmemişti. (Böhtlingk, Giriş kısmında 37 sayfadan 54. sayfaya kadar bu malzemeleri değerlendirmiştir). Böhtlingk, elindeki malzemeyi Petersburg’da karşılaştığı Yakutistan’ın Açigan (Şigansk) beldesinde doğmuş ve çocukluğu Sahaların arasında geçmiş anadili gibi Sahaca bilen Afanasev Uvarovskiy’e göstermiş ve onun yardımıyla leksik bir veri tabanı hazırlamıştır.
Otto von Böhtlingk (1815 – 1904)
Sahaca’nın diğer Türk lehçelerinden (dil) daha önce ayrıldığını belirterek Türkçeye Yakut-Türk dili denebileceğini bile savunmuştur. Saxa kelimesinin kökenini de ilk defa Böhtlingk burada açıklamıştır. Sonra 96 sayfalık metin kısmı gelmektedir. Burada metinlerin altında Almanca tercümeleri de verilmiştir. İlk metin 4 sayfa olup Uvarovskiy tarafından Böhtlingk’e yazılan bir mektuptur. Uvarovskiy, burada saxa doyduta min törüöbüt sirim, saxa tıla min törüöbüt tılım ”Saha ülkesi benim anayurdum, Saha dili benim ana dilim” diyerek bu dili ne kadar sahiplendiğini belirtmiştir. İkinci metin “Ubarıskakay Axtııta” (s. 5-79), Üçüncü metin Oloñko (s. 79-95) dur. 95. sayfada 6 bilmece ve 96. sayfada Fince’den alınmış/aktarılmış küçük bir kız şarkısı vardır. Uvarovskiy (1800–1862)’in 1848 yılında Sahaca ilk yazılı eser olarak bilinen Axtıılar“Hatıralar” adlı eseri kaleme aldığı düşünülürse , Uvarovskiy’in Rus kril alfabesinde bazı değişiklikler yaparak kullandığı alfabeyi Böhtlingk’in de kullandığını söyleyebiliriz. Middendorf’dan sonra Rus bilim adamı olan İ. A. Hudyakov’un da Saha folklor araştırmalarına çok özel hizmetleri olmuştur. Verhoyansk sürgününün ağır yaşam şartları altında kendisi, Sahacayı çok kısa sürede öğrenmiş ve Rus krili bazında hazırladığı özel alfabeyi kullanarak Saha folklorunun hemen hemen tüm türlerinden güzel örnekler belgelendirmiş ve onları Rusça’ ya çevirmiştir. Bunun dışında İ. A. Hudyakov, Saha Bölgesi Verhoyansk vilayeti halkının maddî ve manevî kültürü hakkında olağanüstü bir inceleme ortaya koymuştur. Yazdığı bu eserinde araştırmacı, Saha halkının ağır yaşam şartlarını etraflıca incelemiş ve bu halkın yerli toyon’lar, Rus tüccarlar ve çarlık hükümeti olmak üzere üçlü bir baskı altında bulunduğuna işaret ederek onlara arka çıkmıştır. Sözlü halk sanatı ve özellikle olongxo destanlarında araştırmacı, sıradan insanların hayat şartlarını ve onların manevî hayatının zenginliğini görmektedir. İ. A. Hudyakov’dan sonra siyasî nedenlerle sürgüne gönderilen birçok kişi Sahaların etnografisini, folklorunu ve dilini incelemiştir. Bunların arasında meşhur “Saha Dili Sözlüğü” çalışmasının yazarı olan E. K. Pekarskiy özel bir yer tutmaktadır. Söz konusu sözlüğün deyimleri, masal ve türkülerde kullanılan halk diline dayandırılmıştır. E. K. Pekarskiy’nin hazırladığı bu sözlükte folklor kahramanlarının isimlerinin anlamlarını, mitoloji ve sözlü halk sanatı konusunda bilgiler ile folklor dilinde kullanılan bazı sıfat ve deyimlerin açıklamaları ve tercümeleri bulunabilmektedir. Ayrıca E. K. Pekarskiy tarafından yayımlanan Obraztsı Narodnoy Literaturı Yakutov ( St.Petersburg 1907-1918) “Saha Halk Edebiyatı Örnekleri” adlı bin sayfaya yakın abide kitap da büyük önem taşımaktadır.
Eduard Karloviç Pekarskiy (1858-1934)
Bu yıllarda bir Saha Türkü olan Semen Andreyeviç Novgorodov (1892-1924) adlı poliglot dil bilimci, Saha Türkçesinin bütün seslerini içine alan 33 harfli Latin alfabesini ortaya koyduğu Sahaca Alfabe Kitabı’nı N. E. Afanasyev ile birlikte 1917’de yayımlamıştır. Bütün Türk toplulukları içinde Latin alfabesini ilk ortaya koyan Novgorodov’dur. 1922 yılında Novgorodov yönetiminde yazılan İlk Alfabe Kitabı, 1922'den itibaren Saha okullarında uygulanmaya başlandı. İlk ders kitaplan Onun hazırladığı Suruk-Biçik "Alfabe" ve Aağar Kiniğe "Okuma Kitabı" olmuştur. Böylece, Sahalar kendi dillerini ve edebiyatlarını bu kitaplar vasıtasıyla yaygın bir şekilde öğrenmeye başlamışlardır.
Bazı araştırmacılara göre Sahaların ilk yazılı eseri Afanasiy Yakovleviç Uvaroskay (1800-1862) tarafından 1848 yılında kaleme alman Axtıılar "Hatıralar" isimli eserdir. Fakat Sahalar ilk klasik yazarları olarak Alaksey Eliseeviç Kulakovskiy (1877-1926). Anempodist İvanoviç Sofranov (1886-1935), Nikolay Denisoviç Neustroev (1894-1926)'i edebiyat tarihleri ve antolojilerine almışlardır ve Kulakovskiy'in 1900 yılında kaleme aldığı Bayanay Algıha "(Orman Ruhu) Bayanay'ın Duası" adlı şiirini ilk edebî eser sayarlar.
Gerçekten de Kulakovskiy, sözlü gelenekten yazılıya geçiş sürecinde geleneksel mısraların ve kalıplaşmış gelenek ve tür sistemi içinden kendi üslubunu yaratmıştır. Bu üslup oluşturulurken olongxodan çok faydalanılmıştır.
Alaksey Eliseeviç Kulakovskiy
Bu destandan faydalanan diğer bir kişi de Platon Alekseeviç Oyunskiy (1893-1939)’dir. Oyunskiy'in annesi Saha folklorunu çok iyi biliyordu. Bu sebepten çocukken efsaneleri, masallan, türküleri ve özellikle de Saha destanlarını (olongxoları) çok iyi biliyordu. Hatta Onun bir destan anlatıcısı (olongxohut) olduğu da söylenir. Oyunskiy talebelik yıllarından itibaren komünist devrime inanmış ve devrimin gerçekleşmesi için yoğun propaganda yapmıştır. Bunun sonucu olarak Cumhuriyet Yürütme Kurulu Başkanlığının yanı sıra 1928 yılından itibaren Eğitim ve Sağlık Kurumu Başkanlığını, Yakutizdat adlı yayınevinin yöneticiliğini, Saha Alfabe Komitesinin Başkanlığını, Saha Keskile adlı kurumun başkanlığını yapmıştır. 1933 yılında Yakutistan Sovyet Yazarları Derneği'nin ilk başkanı seçilmiştir. 1931-1935 yılları arasında Moskova’daki Milletler Enstitüsü'nde master yapan Oyunskiy, 1935 yılında Şahaların ilk dilbilimcisi olarak diploma almıştır. Aynı yıl Oyunskiy'in girişimiyle Yakutsk'da Yakut Dili ve Kültürü Enstitüsü açılmıştır.
Bu Enstitüdeki çalışmaları arasında "Rusça-Sahaca İmlâ Sözlüğü" (1935) adlı kitap, bu sözlüğün içindeki "Saha Dili ve Onun Gelişmesinin Yolları" başlıklı önsöz, "Saha Destanı (O1ongxo), Konusu ve Muhtevası", "Saha Şiirin Teorisi Hakkında" başlıklı makaleler ve çocukluğundaki destan bilgisinden faydalanarak yazdığı 36 bin mısralık Culuruyar Nurgun Bootur "Engel Tanımaz Nurgun Bootur" adlı kahramanlık destanı gelmektedir. Destan 9 kısım halindedir. Ancak ilk üç parçası kendisi hayattayken 1931-32 yılları arasında basılmıştır. Bugün bu eser Sahaların gururu sayılmaktadır. Böylece sözlü gelenekten yoğun bir şekilde faydalanan ilk Saha aydınlarının peşi sıra gelen 2. nesil aydınlar alfabesi, imlası ve geleneği olan bu edebiyatı daha ileriye götürmüşlerdir.
Kaynaklar
G.M. Vasilyev, G. U. Ergis, N. P. Kanayev, Saxa Sovetskay Litaraturatın İstoriyatın Oçerkata, Yakutsk, 1956.
M. Fatih Kirişçioğlu, “Saha (Yakut) Türkleri Edebiyatı”, Türk Dünyası El Kitabı (Türkiye Dışı Türk Edebiyatları), C. IV, s. 501–512. Ankara.
M. Fatih Kirişçioğlu, “Kazan Hanlığının İşgalinden Sonra Sibiryadaki Dil Politikaları”, Kazan’ın İşgali ve Türk Toplulukları Bilgi Şöleni, Türk Dil Kurumu, 15.10.2002,Ankara (Baskı : Ankara 2004, s.37-45 ).
N. N. Toburakov, G. S. Sıromyatnikov, N. A. Gabışev, M. G. Mixaylova, İstoriya Yakuts-
koy Literaturı, Yakutsk, 1993.
Otto Böhtlingk, Über Die Sprache Der Jakuten, Indiana, 1964 (2.Baskı)
Samir Kazımoğlu, "Saha (Yakut) Türklerinin Edebiyatı" Türk Toplulukları Edebiyatı, c. II, s. 26-43. Ankara 1997.
Stanisiaw Kaluzunski, "Die Jakutische Literatür" Ph. T. F. c. İL s. 886-895, Wiesbaden 1964. (tercümesi: Yüksel Baypınar. Türk Dünyası Edebivatı. s. 73-84, İstanbul 1991).
V. Dubrovski, "Yakut Türkleri" Dergi 12(49), s. 3-15, İst. 1966.
Yuriv Vasilyev, M. F. Kirişçioğlu, G. Killi, Saha (Yakut) Halk Edebivatı Örnekleri, Ankara, l996.
Yuriy Vasilvev "Yakutların Üç Klasiği", Türk Dünyası Anayurttan Atayurda, 2(1), s. 39-42, Ankara 1993.
* Prof. Dr., Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi