Yirminci Kuruluş Yılında Avrasya Yazarlar Birliği ve Türk Dünyası


 01 Mayıs 2026

Nergis Biray[1]

Ne hoş bir tesadüftür ki, I. Bakü Türkoloji Kurultayı’nın yüzüncü yılının idrak edildiği 2026 yılında Avrasya Yazarlar Birliğinin kuruluşunun da yirminci yılına ulaşmış bulunuyoruz. Adında da belirtildiği üzere Birlik, Türk dünyasının farklı pek çok alanda bir araya gelmesi, ortak değerler etrafında buluşması ve kültürel bütünleşme sürecinin güçlendirilmesi gayesiyle faaliyet gösteren önemli bir sivil toplum kuruluşu olarak dikkat çekmektedir. Kuruluşundan bugüne kadar gerçekleştirdiği faaliyetlerle Türk dünyasında kültürel, edebî ve akademik bağların geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefleyen Birlik, özellikle kültür, edebiyat ve dil alanlarında yürüttüğü çalışmalarla geniş bir etki alanı oluşturmuştur. 

“Dünyada yaşanan teknolojik ve kültürel gelişmeleri göz önünde tutarak, insanlar, toplumlar, ülkeler arası yakınlıkların, dostlukların kurulup geliştirilmesinde kültürün ve edebiyatın katkısını dikkate alarak, ulusal ve uluslararası düzeyde resmî, özel, tüzel kurum ve kuruluşlar nezdinde üyelerini temsil eden bir dernektir” şeklinde amacını tanımlayan Avrasya Yazarlar Birliği, 26 Nisan 2006 tarihinde kurulmuş ve kurucu başkanlığına da rahmetli Dr. Yakup Ömeroğlu getirilmiştir. Birlik, kuruluşundan itibaren sadece kurumsal bir yapı oluşturmakla kalmamış; Türk dünyasının farklı coğrafyalarında faaliyet gösteren yazar, şair ve akademisyenlerini bir araya getirmeyi hedefleyen çok yönlü bir kültürel iletişim ağı da oluşturmuştur.

Avrasya Yazarlar Birliği kurulduktan bir yıl gibi kısa bir süre sonra Türk dünyası ile edebî ilişkileri güçlendirmek, farklı coğrafyalardaki Türk dünyası yazar, şair ve akademisyenlerini tarihî, kültürel, sosyal ve edebî platformlarda buluşturmak amacıyla çeşitli yayın faaliyetlerine başlamıştır. Bu faaliyetler çerçevesinde haberleşmeyi kolaylaştırmak ve Türk dünyası edebiyat, kültür ve dili alanındaki eserleri yayımlayarak paylaşımını sağlamak amacıyla 2007 yılında Kardeş Kalemler dergisi yayımlanmaya başlamıştır, Aynı yıl içerisinde hem eşzamanlı hem artzamanlı perspektifle, özellikle Türk dilleri ve Türk dil bilimine odaklanan, akademik nitelikte, hakemli ve açık erişimli bir dergi olarak Dil Araştırmaları dergisini de yayın hayatına kazandırılmıştır. Bu yayınlar, Avrasya Yazarlar Birliğinin kültürel faaliyetlerine ek olarak akademik alanda da etkili bir iletişim zemini oluşturma hedefini ortaya koymaktadır. 

Avrasya Yazarlar Birliğinin yayıncılık alanındaki bir diğer önemli girişimi ise ağırlıklı olarak Türk dünyasından edebî eserlerin, ayrıca akademik çalışmaların da yayımlandığı Bengü Yayınları’nın hayata geçirilmesidir. Bengü Yayınevi, Türkiye’den de yayınları olmakla birlikte Türk dünyasının farklı bölgelerinden yazar ve şairlerin eserlerini Türkiye Türkçesine aktararak okuyucuya sunmuş; böylece pek çok Türk dünyası yazar ve şairinin Türkiye’de tanınmasına ve eserlerinin geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmasına katkı sağlamıştır. Bunun yanı sıra genç araştırmacıların yüksek lisans ve doktora tezlerinin Bengü Yayınları tarafından kitaplaştırılarak yayımlanması, hem genç bilim insanlarının desteklenmesi hem de bu çalışmaların Türk dili, edebiyatı, kültürü ve tarihi alanında çalışan araştırmacıların hizmetine sunulması açısından ayrı bir önem taşımaktadır.

Türklerin ortak değerlerine vurgu yapan uluslararası nitelikteki Kardeş Kalemler Dergisi, Türk dünyasının yazar ve şairlerini sayfalarında buluşturması bakımından dikkat çekici bir işleve sahiptir. Dergi yalnızca farklı coğrafyalardan gelen edebî metinlere yer vermekle sınırlı kalmamış, ayrıca Türk dünyasının tanınmış yazar ve şairlerine ayrılan özel sayıları, Türk dünyasındaki önemli tarihî ve kültürel olayların yıldönümlerine ithaf edilen dosyalarıyla da geniş yankı uyandırmıştır. Bunlara ilaveten derginin en önemli faaliyetlerinden biri, Türk dünyası edebiyat dergilerini ve bu dergilerin editörlerini bir araya getiren “Edebiyat Dergileri Kongresi”nin düzenlenmesidir. Bu kongreler aracılığıyla farklı ülkelerde yayımlanan edebiyat dergileri arasında doğrudan bir iletişim ve iş birliği zemini oluşturulmuştur. 

Bu toplantıların ruhunu destekleyen “Yılın edebiyat adamı seçimi”, “Kaşgarlı Mahmut Hikâye Yarışması”, “Dede Korkut Tiyatro Eseri Yazma Yarışması” ve “Yazarlık Atölyeleri” de Avrasya Yazarlar Birliğinin önemli faaliyetleri arasında yer almaktadır. Bu etkinlikler sayesinde hem Türk dünyasının tanınmış edebiyatçıları taltif edilmiş hem de genç nesillerin edebiyat alanına yönlendirilmesi hedeflenmiştir. 

Farklı bölgelerdeki Türk topluluklarının katılımıyla gerçekleştirilen yazarlık atölyeleri özellikle Balkanlar ve Avrupa’daki Türk toplulukları açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Bu atölyeler, yalnızca edebiyat dünyasına yeni kalemler kazandırmakla kalmamış, aynı zamanda Türk dünyasının farklı coğrafyalarından gelen genç yazar ve şairlerin birbiriyle tanışmalarına da imkân sağlamıştır. Bu atölyelerin dikkat çekici yönlerinden biri, her atölye sonrasında katılımcıların kaleme aldıkları eserlerin yayımlanarak okuyucuyla buluşturulmasıdır. Böylece yazarlık okulları katılımcılarına sadece teknik bilgi sunmakla sınırlı kalmamış, ortak bir duygu dünyasının inşasına da katkıda bulunmuştur. Farklı edebî geleneklerin içinden yetişen, bu gelenekleri tanıyan, benzer estetik duyarlılıklar geliştiren yeni bir edebiyat neslinin yetişmesine imkân sağlayan bu süreç, Türk dünyası edebiyatının geleceği açısından önemli bir kazanım olarak değerlendirilebilir.” 

Avrasya Yazarlar Birliğinin dikkat çeken faaliyetlerinden biri de Türk dünyasındaki dergiler, yayınevleri, etkili internet sitelerinde çalışan yazar, şair, editör ve araştırmacıları bir araya getiren, özellikle Türk lehçeleri arasında yapılan aktarma faaliyetlerinde karşılaşılan sorunların da ele alındığı, söz konusu sorunların çözümüne yönelik ortak yaklaşımların geliştirildiği “Türk Lehçeleri Çeviri-Aktarma Sempozyumları”dır. Toplantılar kapsamında oluşturulan çeviri ve aktarma atölyelerinde uygulamalı çalışmalar yapılmakta ve bu çalışmalar sayesinde Türk lehçeleri arasında edebî eserlerin aktarımı da dolaşımı da önemli ölçüde hız kazanmaktadır.

Türk dünyasında tanışma ve bütünleşme amacı taşıyan bir girişim de “Genç Yazarlar Buluşması”dır. Bu toplantılar, farklı ülkelerden gelen genç yazar ve şairlerin, birbirleriyle doğrudan iletişim kurmalarına zemin hazırlamaktadır. Günümüzün genç kalemleri arasında yer alan bu şair ve yazarların Türkiye Türkçesiyle metinler yazmaya başlamaları, gelecekte Türk dünyasının edebî, kültürel ve sosyal birikimin daha geniş çevrelere tanıtılmasına önemli katkılar sunacaktır. Bu açıdan ele alındığında, söz konusu buluşmaların oluşturduğu dostluk ve birlik atmosferi, Türk dünyası açısından büyük bir değer taşımaktadır.   

Avrasya Yazarlar Birliğinin diğer yayın organı, Türk diliyle ilgili akademik çalışmalara odaklanan, uluslararası, hakemli ve açık erişimli Dil Araştırmaları Dergisi, 2007’den günümüze kadar kesintisiz olarak yayımlanmaya devam etmektedir. Türk dili, Türk lehçeleri ve Türk dil bilimi alanlarında yapılan araştırmalara yer veren dergi, bu yönüyle hem Türkiye’de hem Türk dünyasının farklı ülkelerinde hem de Türk dünyası dışındaki diğer ülkelerde Türklük bilimi alanında çalışan araştırmacılar için önemli bir akademik ortam niteliği taşımaktadır.

Yayın faaliyetlerinin yanı sıra kitap tanıtımları ve Türk dünyasının tanınmış edebî simalarını anma günleri, kitap fuarlarına katılım ve imza günleri, yüz yüze ve çevrim içi kültür ve edebiyat söyleşileri de Avrasya Yazarlar Birliğinin faaliyetleri arasında yer almaktadır. Bu faaliyetler, Türk dünyası edebiyatına yönelik farkındalığın artırılması ve okuyucu ile yazar arasındaki iletişimin sağlanması ve güçlendirilmesi açısından önemli katkılar sağlamaktadır. 

Avrasya Yazarlar Birliğinin yirmi yıllık faaliyetleri değerlendirildiğinde, bu çalışmaların Türkiye ve Türk dünyası edebiyatı, kültürü ve dili alanlarında önemli kazanımlar ortaya koyduğu görülmektedir. Birliğin kuruluş amacı öncelikle Türk dünyası edebiyat çevrelerini bir araya getirmekti; gerçekleştirilen çeşitli faaliyetler ve yayınlar sayesinde bu hedef büyük ölçüde hayata geçirilmiştir. Bu süreç, ortak kültürel hafızanın güçlenmesine hizmet etmiş ve yalnızca siyasi değil, aynı zamanda kültürel bir birlik zemininin de mümkün olduğu düşüncesini pekiştirmiştir.

Avrasya Yazarlar Birliği, sivil toplum düzeyindeki ilişkileri geliştirerek resmî diplomasiye paralel ilerleyen ve onu destekleyen bir kültürel köprü işlevi görmüştür. Bu yönüyle Avrasya Yazarlar Birliği, yalnızca bir sivil toplum kuruluşu olmanın ötesine geçerek Türk dünyasında adeta bir “edebiyat köprüsü” ve “ortak ağ” oluşturmuştur. Bu ağ sayesinde Türk boyları birbirlerini edebiyat aracılığıyla daha yakından tanıma imkânı bulmuş, ortak bir edebî zemin oluşmaya başlamıştır. Türk dünyası yazar ve şairleri, bu ortak zeminin sağladığı imkânlar sayesinde yerel çevrelerinin sınırlarını aşarak büyük Türk edebiyatının bir parçası olduklarını daha güçlü biçimde hissetmişlerdir.

Avrasya Yazarlar Birliğinin çalışmaları Türkiye merkezli olmakla birlikte Türk dünyası açısından kapsayıcı bir kültürel girişim olarak değerlendirilmelidir. Birliğin faaliyetleri özellikle edebî dayanışma, ortak kimlik bilinci ve kültürel iş birliği alanlarında önemli yankılar uyandırmıştır. Birlik içerisinde kurulan iletişim sayesinde dilde birlik ideali teorik bir hedef olmaktan çıkıp pratik bir etkileşim alanına taşınmış; yazarlar arasındaki iletişim süreci ortak bir iletişim Türkçesinin gelişmesine de katkıda bulunmuştur. Bu durum lehçeler arası aktarımın doğal ve canlı bir biçimde gerçekleşmesini kolaylaştırmıştır.

Ayrıca Avrasya Yazarlar Birliği, Türkiye’deki sivil toplum kuruluşu tecrübesini diğer Türk cumhuriyetlerine de taşımış ve Türk dünyasındaki yazarlar birlikleri ile ilişkiler kurarak karşılıklı toplantı ve ziyaretler gerçekleştirmiştir. Bu girişimler sayesinde kurumlar arasında stratejik ortaklıklar kurulmuş ve yazarlar birlikleri arasında doğrudan iletişim kanalları oluşmuştur. Böylece Türk dünyasında zaman zaman hissedilen kültürel yalnızlık duygusu aşılmış ve yeniden buluşma fikri güç kazanmıştır.

Aktarma faaliyetleri ve yayımların Türk dünyasının farklı ülkelerine ulaşması sayesinde yazar ve şairler kendi ülkeleri dışında da okurlarla buluşma imkânı elde etmişlerdir. Eserlerinin başka Türk cumhuriyetlerinde okunması ve tartışılması, yazarların isteğini artırmış; farklı coğrafyalardaki fikir insanlarının bir araya gelmesiyle ortak bir entelektüel sorumluluk bilinci gelişmiştir. Özellikle genç yazarların birbirlerini tanıması ve aralarında kalıcı ilişkiler kurulması, Türk dünyasının gelecekteki kültürel ve edebî gelişimi açısından önemli bir kazanım olarak değerlendirilebilir.

Avrasya Yazarlar Birliğinin kurucu başkanı Dr. Yakup Ömeroğlu’nun bir gönül elçisi gibi yürüttüğü ve onun vefatından sonra da yönetimin bu anlayış çerçevesinde çalışması sayesinde Avrasya Yazarlar Birliği ve yönetimi, Türk dünyasında büyük bir saygınlık kazanmıştır. Birliğin üstlendiği bu toparlayıcı rol, edebiyatın siyasetten daha hızlı biçimde sınırları aşabilmesi gerçeğiyle birlikte düşünüldüğünde, Türk dünyasında bir tür kültürel uyanışın ortaya çıkmasına da katkı sağlamıştır.

Bütün bu çalışmalar uluslararası ölçekte bir görünürlük sağlamış ve Türk dünyasının ortak geçmişinin unutulmadığını göstermiştir. Avrasya Yazarlar Birliğinin faaliyetleri, tesadüfi kültürel ilişkilerden ziyade bu ilişkileri kurumsallaştıran, süreklilik kazandıran ve edebî iş birliklerini görünür kılan bir yapı ortaya koymuştur. Siyasi ilişkiler dönem dönem değişkenlik gösterebilse de dergi, yayınevi ve benzeri kültürel kurumların varlığını sürdürmesi halklar arasındaki bağların devamlılığı açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda Avrasya Yazarlar Birliği, Türk dünyasında kurumsal bir kültürel hafıza oluşturmuş ve sivil inisiyatifin gücü konusunda diğer kurumlara da örnek teşkil etmiştir.

Avrasya Yazarlar Birliğinin faaliyetlerinin devam etmesi, güncel üretimlerin desteklenmesi, yeni eserlerin karşılıklı olarak yayımlanması ve genç yeteneklerin yetiştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Yayınevi faaliyetleri, yarışmalar ve yazarlık okulları gibi uygulamalar, Türk dünyasında geçici bir kültürel temasın ötesine geçerek kalıcı bir edebî ortamın oluşmasına katkı sağlamıştır, sağlamaktadır ve sağlayacaktır. Bu ortam, Türk cumhuriyetleri ve topluluklarındaki yazar ve şairlerin eserlerinin karşılıklı dolaşımını artıracak; çeviri kültürünü güçlendirecek ve zamanla ortak temaların yanı sıra ortak bir estetik anlayışın ve ortak bir edebiyat alanının oluşmasına zemin hazırlayacaktır.

Türk dünyası bilinciyle yetişen genç yazarlar, farklı Türk ülkeleri arasında meslekî bir ağ kurulmasına ve nesiller arası kültürel sürekliliğin pekişmesine imkân sağlayacaktır. Bu süreç aynı zamanda ortak edebî dil ve terminoloji bilincinin gelişmesine de katkıda bulunacaktır. Böylece ortak tarih ve kültür bilinci canlı tutulacak, aidiyet duygusu güçlenecek ve Türk dünyası kavramı soyut bir ideal olmaktan çıkarak somut bir kültürel pratiğe dönüşecektir.

Bu düşünce ve duygularla Avrasya Yazarlar Birliğinin yirminci kuruluş yıl dönümünü kutluyor; faaliyetlerini ve yayınlarını uzun yıllar boyunca sürdürmesini temenni ediyorum.

[1] Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü nergisb@gmail.com ORCID: 0000-0002-4168-220X

Bu yazı Kardeş Kalemler dergisinin 233. sayısında yer almaktadır. Derginin bu sayısında yer alan tüm yazılara aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Kardeş Kalemler 233. Sayı